Kıbrıs Türk Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Aslı Murat, Ayia Napa’daki saldırı olayı başta olmak üzere gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Murat, olaylar tam olarak aydınlatılmadan yapılan siyasi açıklamaların toplumda kutuplaşmayı ve nefret söylemini artırabileceği uyarısında bulunarak, hukuk, sağlık ve güvenlik alanlarında iş birliğinin önemine dikkat çekti.
“Milliyetçi refleksler nefret söylemini besliyor”
Kıbrıs Türk Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Aslı Murat, Canan Onurer’in Kıbrıs Postası TV’de hazırlayıp sunduğu “Sabahın Haberleri” programına konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ayia Napa’da yaşanan saldırı olayıyla ilgili konuşan Murat, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkmadan yapılan siyasi açıklamaların doğru olmadığını söyledi. Devleti yönetenlerin kullandığı bazı ifadelerin, olayın milliyetçi bir saldırı olduğu yönünde bir algı yarattığını belirten Murat, daha temkinli ve sorumlu bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini ifade etti.
Murat, tartışmanın kişilerin kimliği üzerinden değil; güvenlik politikaları, sağlık hizmetleri ve suçla mücadele mekanizmaları üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Bu tür olaylarda hazırda bekleyen milliyetçi reflekslerin kolayca devreye girdiğini ve bunun toplumda nefret söylemini güçlendirdiğini dile getiren Murat, süreç içinde zanlıların Kıbrıslı Rum olmadığının da ortaya çıktığını hatırlattı.
“Hukuk ve adalet siyasetin aracı haline getirilmemeli”
Hukuk ve adaletin hem kuzeyde hem güneyde hem de dünya genelinde zaman zaman siyaset tarafından araçsallaştırıldığını savunan Murat, bunun toplumları daha fazla ayrıştırdığını söyledi.
Hükümet kanadından yapılan açıklamaların gerilimi artırdığını ileri süren Murat, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ise iki toplumlu sağlık ve suçla mücadele komitelerinden elde edilen bilgileri paylaşmaya çalışarak daha sorumlu bir tutum sergilediğini belirtti.
Hukuk ve sağlık gibi temel insani alanların siyasallaştırılmaması gerektiğini vurgulayan Murat, iki toplum arasındaki iş birliğinin bu konularda büyük önem taşıdığını ifade etti. Ayia Napa’daki olayın merkezinde bir insan ve ailesinin bulunduğunu hatırlatan Murat, sürecin sabır, diyalog ve iş birliği anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Adaletten kaçışın mümkün olmadığı bir sistem kurulmalı”
İki toplum arasında güven artırıcı önlemlerin en önemlilerinden birinin cezasızlığın önlenmesi olduğunu belirten Murat, kuzeyden güneye ya da güneyden kuzeye geçerek adaletten kaçmanın mümkün olmadığı bir iş birliği mekanizmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Suçla mücadelede iade süreçleri ve adli iş birliğinin etkin şekilde işletilmesi gerektiğine dikkat çeken Murat, toplumda “Kıbrıs’ın neresine kaçarsanız kaçın adaletten kaçamazsınız” anlayışının güçlenmesi gerektiğini ifade etti.
İki toplumlu suçla mücadele komitesinin daha etkin çalışmasının önemine işaret eden Murat, kuzeyde veya güneyde işlenen suçlarda faillerin adalet karşısına çıkacağı yönündeki güvenin artırılması gerektiğini söyledi.
Murat, geçiş kapılarında olduğu gibi güven artırıcı önlemler konusunda da iki taraf arasında daha kapsamlı iş birliği ve diyaloğun geliştirilmesinin önem taşıdığını sözlerine ekledi.