Ocak ayının hemen başında ABD Başkanı Donald Trump, İran’da rejime karşı protestolara katılanlara “yardım yolda” mesajı göndermişti. O günden bu yana bölgede ABD’nin askeri varlığı yavaş, fakat sürekli ve dikkat çekici şekilde arttı. BBC'nin haberine göre dünyanın en güçlü ordusu olan Amerika, İran’a yönelik müdahalede kapasitesini defalarca gösterdi.
Geçen yılın Haziran ayında gerçekleştirilen “Midnight Hammer” operasyonu, İran’ın nükleer tesislerini hedef almıştı. Operasyonda 100’den fazla uçak kullanılmış, B-2 stealth bombardıman uçakları ABD’den havalanarak hassas güdümlü bunker-buster bombalarını teslim etmişti.
Şimdi sorulan soru şu: ABD bir kez daha İran’a saldırıya hazırlanıyor mu?
Donald Trump’ın son sosyal medya paylaşımı, bu ihtimali gündeme getirdi. Trump, İran’ı nükleer programını sınırlamak için anlaşmaya varmaya çağırırken, aksi takdirde “bir sonraki saldırının çok daha ağır olacağını” söyledi.
Trump, bölgeye “dev bir Armada” gönderildiğini ve Venezuela’da Nicolas Maduro’ya karşı olduğu gibi “gerekirse hızlı ve şiddetli bir şekilde görevini yerine getirmeye hazır, istekli ve yetenekli” olduklarını vurguladı. Trump, zamanın daraldığını da ekledi.
ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığı güçleniyor
ABD, halihazırda Orta Doğu’da önemli bir askeri varlık bulunduruyor. Bölgede yaklaşık 50 bin asker konuşlu bulunuyor. Bunların yaklaşık 10 bini Katar’daki al-Udeid Hava Üssü’nde. Bunun yanında ABD, Ürdün, Suudi Arabistan, Umman, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde de üsler bulunduruyor.
Son haftalarda, açık kaynak istihbarat raporları bölgeye çok sayıda yeni ABD askeri uçağının geldiğini gösterdi. Al-Udeid Hava Üssü’nde çekilen fotoğraflar, çevresinde yeni yapılar inşa edildiğini ortaya koydu. Geçen yıl İran’ın nükleer tesislerine yapılan saldırı sonrası Tahran, üsse füzeler göndermişti; şimdi yeni hava savunma sistemlerinin kurulduğu belirtiliyor.
Pentagon, bu hareketlerin ayrıntılı listesini paylaşmıyor fakat BBC Verify, F-15 savaş uçakları ve ikmal tankerlerinin bölgeye geldiğini tespit edebildi. Ayrıca, İran hava sahası yakınında insansız hava araçları ve P-8 Poseidon keşif uçakları da izlenebiliyor.
Bölgede konuşlanan bazı nakliye uçaklarının ise yeni hava savunma sistemleri taşıdığı düşünülüyor. Bu durum, ABD’nin olası bir İran misillemesine karşı kendisini ve Körfez müttefiklerini korumaya yönelik önlemler aldığını gösteriyor.
İngiltere de bölgeye, “bölgesel güvenliği artırmak” amacıyla bir Typhoon uçak filosu gönderdi.
Agile Spartan: Büyük tatbikat
ABD Hava Kuvvetleri, bölgede Operation Agile Spartan adlı büyük bir tatbikat yürüttüğünü duyurdu. Amaç, “ABD Merkezi Komutanlığı sorumluluk bölgesinde hava gücünü konuşlandırma, yayma ve sürdürebilme kabiliyetini göstermek.”
Deniz ve hava yollarını takip eden Stefan Watkins, bölgeye gelen bazı erken uyarı ve keşif uçaklarını da raporladı. Bu uçaklar, geçtiğimiz yıl “Midnight Hammer” operasyonunda görev almıştı ve Watkins’e göre bu, olası bir saldırının “yakın zamanda gerçekleşebileceğine” işaret ediyor.
Uçak gemisi Körfez'de...
ABD Donanması, bölgeye bir uçak gemisi saldırı grubu da gönderdi. USS Abraham Lincoln, daha önce Hint-Pasifik bölgesindeyken Körfez’e yönlendirildi. Uçak gemisinin konumu son bir haftadır kamuya açıklanmadı, ancak Osprey uçağı tarafından Umman’a iniş yaptığı tespit edildi. Bu, Lincoln’ün muhtemelen Umman yakınlarında konuşlandığını gösteriyor.
Uçak gemisi grubu, yaklaşık 70 uçaklık bir hava filosuna sahip. Bu filosunda, düşman radarlarını aşabilen F-35 stealth uçakları da bulunuyor. Grubun üç destroyeri Tomahawk seyir füzeleriyle donatılmış durumda ve genellikle nükleer tahrikli bir denizaltı eşlik ediyor. Bu, ABD’nin bölgede konuşlanmış iki destroyerine ek olarak geliyor.
Trump, konuyu sosyal medyada şöyle özetledi:
“O bölgeye büyük bir filotilla gönderiyoruz, göreceğiz ne olacak.
Olası hedefler ve stratejiler tam olarak ne?
BBC'ye konuşan Savunma düşünce kuruluşu RUSI’den Matthew Savill’e göre, mevcut askeri duruşla ABD, İran’da “neredeyse her yere ve her şeyi” vurabilir; en derin tesisler için B-2 bombardıman uçaklarına ihtiyaç var.
Savill, olası hedefleri şöyle sıralıyor:
İran’ın askeri kapasitesi: Balistik füze tehditleri, kıyı füze bataryaları. Bu, rejimin misillemesini zorlaştırabilir.
Rejimin merkezi: Devrim Muhafızları ve protestoları bastıran milisler.
Liderlik yapısına doğrudan müdahale: Üst düzey yetkililerin hedef alınması, ancak etkisi belirsiz ve riskli.
Savill, son müdahalelerin kısa ve sınırlı olduğunu hatırlatarak şunları ekliyor:
“Trump askeri güç kullanmaya istekli olduğunu gösterdi, ama uzun süren bir çatışmaya girmek istemiyor.”
Trump, diplomatik çözümü tamamen dışlamış değil; İran’ın nükleer programını sınırlaması şartıyla çözüm mümkün olabilir. Savill, Trump’ın “kararlı görünme isteği ile sahada gerçek bir etki yaratma ihtimali” arasında denge kurmak zorunda olduğunu vurguluyor.
Kaynak: Gazete Oksijen