Haberler

CTP: Geçici öğretmen uygulaması hukuksuz, kamusal eğitim tehlikede

CTP, Anayasa Mahkemesi’nin Öğretmenler Yasası’ndaki “36 ay geçici öğretmenlik yapanların sınavla kadroya alınması” düzenlemesini oybirliğiyle iptal etmesinin, hükümetin kamusal eğitimi hukuk, pedagoji ve planlama ilkelerinden uzaklaştırdığını teyit ettiğini belirterek, sorumluluğun UBP–DP–YDP hükümetine ait olduğunu vurguladı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Anayasa Mahkemesi’nin, UBP–DP–YDP Hükümeti tarafından 2022 yılında yapılan Öğretmenler Yasası değişikliklerinden biri olan “ilköğretim öğretmeni olabilmek için 36 ay geçici öğretmenlik yapanların öğretmenlik sınavına girerek kadrolanması” düzenlemesini oybirliğiyle iptal etmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

CTP açıklamasında, söz konusu kararın, partinin uzun süredir dile getirdiği kamusal eğitimin niteliğinin hukuki, pedagojik ve yönetişim temelli olarak bozulduğu yönündeki itirazların açık bir teyidi olduğu kaydedildi. Açıklamada, öğretmenlerle ilgili yasa değişikliklerinin; yasanın öngördüğü teknik kurul süreçleri işletilmeden, eğitim bilimi ve pedagoji ilkeleri göz ardı edilerek, öğretmen sendikalarıyla istişare edilmeden ve öğretmenle çatışma temelinde hazırlandığı vurgulandı. Bu durum kamuoyunun bilgisi dâhilindeyken, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun Anayasa Mahkemesi kararını çarpıtarak sorumluluğu dava açanlara, KTÖS’e ve muhalefete yükleme çabasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.

CTP, Eğitim Bakanı’nın Anayasa Mahkemesi kararına rağmen dile getirdiği “1985’ten beri uygulanıyor” savunmasının, açık bir hukuksuzluğu meşrulaştırma girişimi olduğunu belirtti. Bir uygulamanın uzun yıllar sürdürülmüş olmasının, onun hukuka uygun olduğu anlamına gelmeyeceği kaydedilen açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararıyla söz konusu uygulamanın Anayasa’ya aykırı olduğunu açık biçimde karara bağladığı ve tartışmalara son noktayı koyduğu ifade edildi.

Açıklamada, CTP açısından öğretmenliğin sıradan bir istihdam alanı değil; kamusal sorumluluğu olan, uzmanlık gerektiren ve toplumun geleceğini doğrudan belirleyen temel bir meslek olduğu vurgulandı. Bu nedenle öğretmen yetiştirme, istihdam ve mesleki yükselme süreçlerinin siyasi tercihlerden, ideolojik yönlendirmelerden ve geçici ihtiyaçlardan bağımsız olarak; eğitim bilimi, pedagoji, evrensel değerler ve hukukun üstünlüğü ilkeleri temelinde yürütülmesi gerektiği belirtildi.

CTP, öğretmenlik meslek statüsünün zayıflatılmasının kamusal eğitimin niteliğini doğrudan gerilettiğine dikkat çekerek, alanında eğitim almamış kişilerin güvencesiz ve siyasi saiklerle istihdam edildiği “geçici öğretmenlik” uygulamasının öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırdığı ve eğitimi siyasi bir müdahale alanına dönüştürdüğü görüşünü yineledi. Siyasi saiklerle oluşturulan bu sistem nedeniyle geçici olarak göreve başlatılan genç öğretmen adaylarının da ciddi bir belirsizlik ve mağduriyet yaşadığı belirtilirken, bu tablonun sorumluluğunun tartışmasız biçimde hükümete ait olduğu ifade edildi.

Açıklamada, nüfusun ve alt kırılımlarının sağlıklı biçimde bilinmemesi, öğretmen ihtiyacının doğru planlanmaması, Atatürk Öğretmen Akademisi’nin sistemli olarak güçlendirilmemesi ve geçici öğretmenliğin bilinçli şekilde bir istihdam aracına dönüştürülmesinin bugün yaşanan sorunların temel nedenleri olduğu kaydedildi. Buna karşın, ilköğretim ve okul öncesi kademelerde öğretmen yetiştiren köklü kurumlardan Atatürk Öğretmen Akademisi’nin tarihsel ve kültürel birikimi korunarak, ihtiyaç duyulan tüm öğretmen branşları için eğitim bilimi yeterliliklerine uygun ana dal ve yan dal programlarının hayata geçirilmesinin hem mümkün hem de zorunlu olduğu vurgulandı. CTP, bu yöndeki düzenlemelerin hayata geçirilmesinin öncüsü olmaya devam edeceğini belirtti.

Anayasa Mahkemesi kararının son derece açık olduğu ifade edilen açıklamada, yapılması gerekenin hamaset üretmek ya da sorumluluğu başkalarına yıkmak değil, gerekçeli kararı esas alarak kamusal eğitim sistemini bu doğrultuda yeniden düzenlemek olduğu kaydedildi. CTP açıklamasında, kamu okullarının, öğretmenlerin ve çocukların siyasi hesapların ve günübirlik tercihlerin konusu olamayacağı vurgulandı; çocukların ve gençlerin geleceğinin bu anlayışa teslim edilemeyeceği belirtildi. Hükümetin bile isteye yarattığı bu kaosun sorumluluğunu alması ve derhal istifa etmesi gerektiği ifade edildi.

Açıklama, “Cumhuriyetçi Türk Partisi için öğretmenlik mesleğinin itibarının yükseltilmesi, kamusal eğitimin niteliğinin artırılması ve hukukun üstünlüğünün korunması vazgeçilmez ilkelerdir. Bu doğrultudaki mücadelemiz kararlılıkla sürecektir” ifadeleriyle tamamlandı.