Haberler

DAÜ-SEN’den hukuka, ilkelere ve üniversitenin gerçek çıkarlarına bağlı kalma çağrısı

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde yönetim krizi yaşandığını savunarak, Rektörlüğün “Hukuka aykırı” işlemler, “Yanlış görevlendirme” ve “Kadro aktarımı” yaptığını ileri sürdü.

DAÜ-SEN'den yapılan yazılı açıklamada, üniversitenin kurumsal bütünlüğünü korumak ve Rektörlüğe “Hukuka aykırı” işlemleri düzeltme imkanı tanımak amacıyla yaklaşık on gündür beklendiği belirtilerek, ancak Rektörlüğün bu süreyi “Hukuka aykırı” uygulamaları düzeltmek için kullanmadığı kaydedildi.

“Bugün yaptığımız açıklama ani bir tepki değil, Rektörlüğe tanınan makul sürenin sonuçsuz kalmasının ardından ortaya çıkan kurumsal bir zorunluluktur.” İfadelerine yer verilen açıklamada, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı Şemi Bora’nın 6 ve 11 Mayıs tarihlerinde üniversite çalışanlarına gönderdiği açıklamalar eleştirildi.

Bora’nın açıklamalarının DAÜ-SEN’in uzun süredir dile getirdiği kurumsal yönetim, hukuka uygunluk, yetki sınırları, liyakat ve hesap verebilirlik sorunlarını bir kez daha açık biçimde ortaya koyduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Sayın Bora’nın açıklamalarında öne çıkan üç konu, DAÜ’deki yönetim krizini açıkça göstermektedir. Kısmi zamanlı öğretim elemanları ve araştırma görevlilerinin ödemeleri konusunda yaşanan kriz basit bir 'aksaklık' değildir, ciddi bir yönetim ve sorumluluk sorunudur.”

Açıklamada, “Fiili durumlarla” üniversitenin yönetilemeyeceği savularak, yetkililer ilkelere, hukuka ve üniversitenin gerçek çıkarlarına bağlı kalmaya davet edildi.

DAÜ’nün ihtiyacının; üretirken hesap veren, yönetirken hukukla bağlı kalan, karar alırken adaleti ve kurumsal sorumluluğu önceleyen bir yönetim anlayışı olduğunu belirtilen açıklamada, yönetimin tüm kademelerinde sorumlulukların yerine getirilmesi için sendikanın mücadeleyi sürdüreceğini kaydedildi.

Max Frisch’in “Homo Faber” eserine atıfta bulunulan açıklamada, modern üniversitelerin yalnızca verimlilik ve performans odaklı değil; hukuka bağlılık, etik sorumluluk ve toplumsal fayda ilkeleriyle yönetilmesi gerektiği ifade edildi.

DAÜ’deki sorunun kişisel veya dönemsel değil, doğrudan Rektörlüğün yönetim anlayışından kaynaklandığı da ileri sürülen açıklamada, Enstitü Müdürü seçimi sürecinde yaşananlar etik dışı olarak nitelendirildi. Açıklamada, bu konuda demokratik teamüller ile liyakat ilkelerinin göz ardı edildiği iddia edildi.

DAÜ-SEN, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu’nun kuruluş sürecinde ilgili tüzük yürürlüğe girmeden müdür ve müdür yardımcısı görevlendirmeleri yapıldığını, bazı akademik personelin bu birime aktarıldığını da savundu. Sendika, aldığı hukuki görüşlerin, söz konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini belirtti.

Üniversite Rektörü Hasan Kılıç’a çağrıda bulunan sendika, ilgili tüzük yürürlüğe girmeden yapılan tüm atama, görevlendirme ve kadro aktarımı işlemlerinin sonlandırılmasını istedi.

Sendika ayrıca, tüzüğün Senato, Vakıf Yöneticiler Kurulu, Eğitim Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu süreçlerinin de tamamlanarak hukuka uygun biçimde yürürlüğe konulmasını talep etti.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun 8 Mayıs tarihli açıklamasına da işaret eden sendika, Bakanlığın protokolün tarafı ve istişare-eşgüdüm komitesinin başkanı olarak uygulamayı izleme, denetleme ve gerekli müdahaleleri yapma sorumluluğu bulunduğunu savunarak, süreçteki rolünü eleştirdi.

“DAÜ-SEN olarak bizler kişilere değil ilkelere, makamlara değil hukuka, geçici hesaplara değil üniversitenin gerçek çıkarlarına bağlı kalmaya devam edeceğiz” denilen açıklamada, protokolün arkasında durulacağı ve hukuka aykırı işlemlerin takipçisi olunacağı belirtildi.