İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla devam eden saldırılara yönelik dünyadan tepki açıklamaları geldi.
BM Genel Sekreteri Guterres: Orta Doğu’daki askeri tırmanışı kınıyorum
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Orta Doğu’daki askeri tırmanışı kınadığını belirterek, ABD ve İsrail’in İran’a karşı güç kullanması ve İran’ın misillemelerinin uluslararası barışı baltaladığını söyledi.
Guterres, BM Genel Sekreter Sözcülüğü ofisi üzerinden, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılar hakkında yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, "Orta Doğu'da askeri tırmanışı kınıyorum. ABD ve İsrail'in İran'a karşı güç kullanması ve İran'ın misillemeleri, uluslararası barışı baltalıyor." ifadelerine yer verildi.
Guterres, derhal düşmanlıklara son verilmesini ve gerilimin azaltılmasını talep ederek, "Bunun yapılmaması, siviller ve bölgesel istikrar için ciddi sonuçlar doğuracak daha geniş bir bölgesel çatışma riskini beraberinde getirir. Tüm tarafları derhal müzakere masasına dönmeye şiddetle teşvik ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Tüm üye devletlerin, BM Şartı ve uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine saygı göstermesi gerektiğine işaret eden Guterres, BM Şartının, "herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanma tehdidini" açıkça yasakladığını vurguladı.
Rusya: BM üyesi devlete yönelik saldırı, uluslararası temel ilkeleri ihlal ediyor
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarını eleştirdi.
ABD’yi kastederek, “Barış gücü, bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi.” ifadesini kullanan Medvedev, şunları kaydetti:
"İran ile yapılan tüm müzakereler, (saldırıyı) örtbas etme operasyonudur. Kimse bundan şüphe duymadı. Hiç kimse gerçekten bir şey müzakere etmek istemedi."
Medvedev, "Soru, düşmanının utanç verici sonunu görmek için kimin daha fazla sabra sahip olduğudur." görüşünü paylaştı.
ABD’nin sadece 249 yaşında olduğunu, Pers İmparatorluğu’nun ise 2 bin 500 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Medvedev, "100 yıl sonra (ne olacağını) göreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca Rusya Dışişleri Bakanlığından, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, bu saldırının planlı olduğuna işaret edilerek, şu ifadeler kullanıldı:
"Egemen ve bağımsız Birleşmiş Milletler (BM) üyesi devlete yönelik saldırı, uluslararası temel ilkeleri ihlal ediyor. Saldırıların yeniden başlatılan müzakere süreci devam ederken yapılması kınanmayı hak ediyor."
Açıklamada, BM ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dahil uluslararası toplumun Orta Doğu'da barış, istikrar ve güvenliği yok etmeyi hedefleyen sorumsuzca yapılan eylemleri objektif şekilde değerlendirmesi gerektiği vurgulandı.
Söz konusu saldırıların Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması için olumsuz sonuçlar doğurabileceği ifade edilen açıklamada, şunlar aktarıldı:
"UAEA güvencesi altındaki nükleer tesislerin bombalanması kabul edilemez. Washington ve Tel Aviv, bölgeyi insani, ekonomik ve radyolojik bir felakete sürükleyen tehlikeli bir maceraya bir kez daha girişti. Onlar, yaratılan krizin doğuracağı olumsuz sonuçlardan sorumlu. ABD yönetiminin son birkaç aydır dünya düzeninin uluslararası hukuk temellerine saldırması endişe vericidir. Durumun derhal siyasi ve diplomatik çözüm yoluna döndürülmesini talep ediyoruz."
Açıklamada, Rusya'nın uluslararası hukuk çerçevesinde barış yollarını bulma konusunda yardımcı olmaya hazır olduğu kaydedildi.
Çin: İran’ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli
Çin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından İran'ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini bildirdi.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Pekin yönetiminin İran’a yönelik ABD-İsrail saldırıları nedeniyle son derece endişeli olduğu belirtildi.
Taraflara askeri eylemelere son verme çağrısı yapılan açıklamada, "İran'ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli." ifadesine yer verildi.
Açıklamada, taraflara gerilimi daha fazla tırmandırmaktan kaçınmaları, diyalog ve müzakereleri sürdürmeleri, Orta Doğu’da barış ve istikrarın korunmasına yönelik çabaları devam ettirmeleri çağrısında bulunuldu.
Birleşik Krallık: (ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları) Daha geniş bölgesel çatışmaya doğru tırmanma istemiyoruz
Birleşik Krallık hükümet sözcüsü, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından yaptığı yazılı açıklamada, İran'ın nükleer silah geliştirmesine asla izin verilmemesi gerektiğini ve bu nedenle müzakere yoluyla çözüme ulaşma çabalarını sürekli desteklediklerini bildirdi.
Sözcü, öncelikli hedeflerinin, bölgedeki İngiliz vatandaşlarının güvenliğini sağlamak ve 7 gün 24 saat konsolosluk yardımı sunmak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Orta Doğu'daki müttefiklerimizin güvenliğine yönelik uzun süredir devam eden taahhütlerimizin bir parçası olarak, bölgede bir dizi savunma kapasitesine sahibiz ve bu kapasiteyi yakın zamanda güçlendirdik. Çıkarlarımızı korumaya hazırız. Daha geniş bölgesel çatışmaya doğru tırmanma görmek istemiyoruz."
Açıklamada, ayrıca İngiltere'nin bu saldırılara katılmadığı ve Başbakan Keir Starmer'ın, bu sabah Acil Durum Kabine Toplantısı'na (COBRA) başkanlık edeceği kaydedildi.
Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya, İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarını şiddetle kınadı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından İran’ın bölgedeki ABD üslerini hedef alan saldırılarına ilişkin olarak Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya, İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarını en güçlü şekilde kınadıklarını bildirdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin yaptıkları görüşmenin ardından yayımlanan ortak açıklamada, "İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz. İran ayrım gözetmeyen askeri saldırılardan kaçınmalıdır." ifadelerine yer verildi.
Müzakere masasına dönüş çağrısının yapıldığı açıklamada, İran'dan "müzakere yoluyla bir çözüm araması" talep edildi.
"İran halkının kendi geleceğine karar verebilmesi gerektiği" kaydedilen açıklamada ayrıca Fransa, İngiltere ve Almanya’nın ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılara katılmadığı dile getirildi.
İrlanda, ABD ile İsrail'in İran'a gerçekleştirdiği saldırılardan derin endişe duyuyor
İrlanda Başbakanı Micheal Martin, ABD ile İsrail'in İran'a gerçekleştirdiği saldırılardan derin endişe duyduğunu belirterek, tüm taraflara itidal çağrısında bulundu.
Martin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan açıklama yaptı.
İran’daki gelişmeler nedeniyle bölgede tırmanma ve daha geniş çaplı bir çatışma ihtimalinin gerçek bir risk taşımasından derin endişe duyduklarını belirten Martin, tüm taraflara itidal çağrısında bulundu ve bu sonucun önlenmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
Martin, ülkesinin, çatışmaların her zaman Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda diplomasi ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğine inandığını aktararak, bu yaklaşımın mevcut durum dahil tüm krizler için geçerli olduğunu vurguladı.
"Müzakere masası takip edilmeli"
İran, İsrail ve tüm komşu ülkelerde sivil hayatın korunmasının artık en öncelikli husus olması gerektiğinin altını çizen Martin, şunları kaydetti:
"İran'daki rejimin acımasız ve baskıcı olduğu konusunda hiçbir şüphe olamaz. Son aylarda, halkı protesto amacıyla ayağa kalktığında kendi insanlarını nasıl katlettiğini ve hapsettiğini gördük. Orta Doğu genelinde çatışma ve bölünmeyi körüklemek için zararlı etkisini kullandı. Nükleer silah edinmesine asla izin verilmemesi gerektiğini açıkça ifade ettik ve uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerine uymasını sağlamak amacıyla uluslararası çabaları destekledik. Bu hedef, müzakere masasında takip edilmeli."
Martin, bölgedeki büyükelçilikleri ve misyonlarının, bu durumdan etkilenen İrlanda vatandaşlarına destek için çalıştığını ve güvenliklerini sağlamak amacıyla İrlanda’nın uluslararası ortaklarıyla yakın koordinasyon içinde hareket ettiklerini bildirdi.
İrlanda Başbakanı Martin, durum geliştikçe, Avrupa Birliği (AB) ve BM'deki uluslararası ortaklarla yakın temas içinde kalacaklarını vurguladı.
İtalya Dışişleri Bakanı Tajani: "Bu bir yıldırım savaşı olmayacak, günlerce sürecek"
ABD ve İsrail’in, İran’a başlattığı saldırılar dolayısıyla sabah saatlerinde Başbakan Giorgia Meloni'nin başkanlık ettiği toplantıya katılan Bakan Tajani, daha sonra krizi takip ettiği Dışişleri Bakanlığı'nda İtalyan basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.
Tajani, "Zor ve karmaşık bir durum söz konusu. Bu bir yıldırım savaşı olmayacak, günlerce sürecek. Hedef, İsrail ve bölgedeki Amerikan üsleri için en tehlikeli olan İran'ın askeri kapasitesini etkisiz hale getirmek." dedi.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın İran’a karşı başlatılan saldırıdan önce kendisini bilgilendirdiğini belirten Tajani, "Bana savaşın, saldırının hedefinin ne olduğunu söyledi. İran’ın atom projesini sürdürme ve daha uzun menzilli füzelerin de dahil olduğu füze üretimini artırma yönünde gerçek bir niyet gördüklerini ifade etti. Hatta tüm Avrupa’yı vurabilecek füzelerden söz edildi." diye konuştu.
ABD ve İsrail'in başlattığı saldırının ardından her şeyin İran’a bağlı olduğunu ileri süren Tajani, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birleşik Arap Emirlikleri’nde patlamalar oldu ve hava sahasını bir haftalığına kapattılar. Dolayısıyla kaygı verici bir atmosfer var. Her şey İran’a bağlı. Eğer İran savaşı genişletmek isterse gerçekten küresel izolasyon riskiyle karşı karşıya kalır ve çok sert bir tepkiyle karşılaşabilir. Umarız durum daha da kötüleşmez."
Tajani, şu ana kadar İran ve Körfez Bölgesi'ndeki ülkelerde herhangi bir İtalyan vatandaşının zarar görmediğini dile getirerek, şunları dile getirdi:
"İran tarafından füzelerle vurulan Kuveyt’teki üste bulunan İtalyan Hava Kuvvetleri askerleri de tamamen güvende, hepsi sığınaktaydı. Piste ciddi hasar verildi ancak yaralanan İtalyan askeri yok. 5. Filo Komutanlığı'na da bir saldırı düzenlendi ancak bölgede ne sivil ne de asker hiçbir İtalyan bu olaylara karışmış değil."
Tajani, Kuveyt'te vurulan üste 300'den fazla İtalyan askerinin bulunduğunu ama onlar için de bir sorun olmadığı bilgisini paylaşırken, "Askerlerimiz Lübnan'da, Ürdün'de ve Eriha'daki Jandarma birlikleri dahil olmak üzere güvende. Özetle, şu an için vatandaşlarımız açısından, özellikle askerlerimiz için ciddi bir alarm durumu yok. Ancak elbette durum zor ve karmaşık, bu bir yıldırım savaşı olmayacak." dedi.
Avrupa Birliği'nin (AB) bu krizde neler yapabileceği sorusuna ise Tajani, şu yanıtı verdi:
"Avrupa ne yapabilir? Biz yalnızca gerilimin düşürülmesini desteklemek için çalışabiliriz, ancak artık durum kontrolden çıktı. Avrupa vatandaşlarını güvence altına almaya çalışmak ve diplomatik bir çözüm bulmak için baskı yapmayı sürdürmek dışında yapılabilecek pek bir şey yok. Diplomatik çözüm, İran’ın fiilen nükleer tercihini durdurmaya ve İsrail’i, Amerikan üslerini ve Batı'nın bir bölümünü vurabilecek füzelerin üretimini durdurmaya karar vermesi halinde bulunabilir. Bana göre savaşı durdurmanın tek yolu budur."
Pakistan "İran'a yönelik gerekçesiz saldırıların şiddetle kınandığını" belirtti
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin paylaşım yaptı.
Erakçi'nin, Pakistan Dışişleri Bakanı Dar'ı aradığı belirtilen açıklamada, ikilinin bölgedeki son durumu görüştüğü kaydedildi.
Dar'ın, krizin barışçıl şekilde müzakere yoluyla çözülmesi için diplomatik çabaların acilen yeniden başlatılması ve gerginliğin derhal durdurulması çağrısında bulunduğu belirtilen açıklamada, "Dar, İran'a yönelik gerekçesiz saldırıları şiddetle kınadı." ifadesi kullanıldı.
Hamas, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınadı
Hamas’tan yapılan yazılı açıklamada, ABD ve İsrail’in söz konusu saldırılarının yalnızca İran’ı değil bölgenin tamamını hedef aldığı ve bölge güvenliği, istikrarı ile egemenliğine yönelik açık bir saldırı niteliği taşıdığı ifade edildi.
Açıklamada, ABD-İsrail'in, herhangi bir Arap ya da İslam ülkesine saldırılarının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Hamas açıklamasında, İran ile dayanışma içinde olduklarını belirterek Arap ve İslam ülkelerine birlik ve dayanışma çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca, saldırıların bölgeyi yeniden şekillendirme ve "büyük İsrail" hedefi doğrultusunda Arap ve İslam toprakları ile halklarının çıkarlarını hedef alma amacı taşıdığı savunuldu.
Ürdün: Bölgedeki devam eden çatışmanın bir parçası değiliz ve egemenliğimizin ihlaline izin vermeyeceğiz
Ürdün Enformasyon Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Muhammed el-Mumeni, resmi televizyon kanalı Al-Mamlaka TV’ye yaptığı açıklamada, konuya ilişkin bilgi verdi.
Ülkesinin herhangi bir bölgesel tırmanışın tarafı olmayacağını kaydeden Mumeni, “Ürdün bölgede devam eden çatışmanın bir parçası değildir ve hiç kimsenin egemenliğini ihlal etmesine izin vermeyecektir.” diye konuştu.
Ürdün Silahlı Kuvvetlerinin ülke sınırlarını koruma ve güvenlik ile istikrarı sağlama görevini eksiksiz yerine getirdiğini ifade eden Mumeni, Ürdün’ün ortaya çıkabilecek farklı kriz ve zorluklarla başa çıkabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydetti.
Vatandaşlara yalnızca resmi kaynaklardan bilgi almaları ve söylentilere itibar etmemeleri çağrısında bulunan Mumeni, Ürdün’ün ulusal güvenliğini ve vatandaşlarının emniyetini korumak için gerekli tüm adımları attığını vurguladı.
Ürdün’ün tutumunun her türlü tırmanışın kontrol altına alınması gerektiği yönünde olduğunu belirten Mumeni, ülkesinin çatışmanın parçası olmak istemediğini, hava sahasının ihlal edilmesine izin vermeyeceğini ve egemenliğini hedef alan girişimlere karşı çıkarlarını güçlü şekilde savunacağını ifade etti.
Mumeni, krizin uzun süre devam etmesinin hiçbir tarafın çıkarına olmayacağını dile getirdi.
İran-ABD müzakerelerinin arabulucusu Umman Dışişleri Bakanı: "Hayal kırıklığına uğradım"
İran-ABD müzakerelerinin arabulucusu Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İsrail ve ABD'nin İran'a saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran-ABD müzakerelerinin arabulucusu Ummanlı Bakan, "Hayal kırıklığına uğradım. Aktif ve ciddi müzakereler bir kez daha baltalandı. Bu durum ne Amerika Birleşik Devletleri'nin çıkarlarına ne de küresel barışa hizmet ediyor. Ve acı çekecek masumlar için dua ediyorum. Amerika Birleşik Devletleri'ni daha fazla bu işe bulaşmamaya çağırıyorum. Bu sizin savaşınız değil." ifadelerini kullandı.
Irak, İran'a saldırıları kınayarak, ülke sahasının İran'a saldırıda kullanılmasını reddetti
Irak Başbakanı Askeri Sözcüsü Sabah en-Numan tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, Irak'taki bazı noktaların (ABD ve İsrail tarafından olduğu iddia edilen) saldırıya uğramasının ardından güvenlik ve askeri liderlerle bir araya gelerek, güvenlik durumuna ilişkin bilgi aldı.
Toplantıda Irak'ın, hükümeti ve halkıyla birlikte, her türlü savaş ve saldırı anlayışını reddettiği vurgulandı. Irak'taki bazı noktalara yönelik açık saldırının sonuçları konusunda uyarıda bulunularak, bu saldırılarda bazı kişilerin hayatını kaybettiği ve çeşitli yaralanmaların meydana geldiği belirtildi.
Toplantıda, İran'a yönelik "haksız" saldırı ile İran halkını, egemenliğini ve anayasal kurumlarını hedef alan her türlü eylem kınandı ve Irak'ın egemenliğine, hava sahasına ve topraklarına yönelik herhangi bir ihlale karşı uyarıda bulunuldu.
Irak topraklarının ya da hava sahasının da İran'a yönelik saldırılar için geçiş veya çıkış noktası olarak kullanılmasının kabul edilmeyeceği belirtildi.
Irak hükümetinin, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve egemenliğini korumak için uluslararası hukuk ve teamüllerin sağladığı tüm yasal yolları kullanacağı da aktarıldı.
Toplantıda, ayrıca askeri faaliyetlerin derhal durdurulması, sorunların çözümünde diyalog ve uluslararası hukukun öngördüğü barışçıl yöntemlere başvurulması gerektiği de vurgulandı.
Malezya
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, saldırıları eleştirerek, "İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve buna eşlik eden Amerikan askeri harekatı, Orta Doğu'yu felaketin eşiğine getiriyor." ifadesini kullandı.
İsrail'in saldırılarının devam eden müzakereleri sabote etmek ve diğer ülkeleri "kontrol altına alınması imkansız bir çatışmanın içine sürüklemek için yapılan alçakça bir girişim" olduğunu vurgulayan Enver, ABD ve İran'ı gerilimi daha da tırmandırmak yerine diplomatik bir çıkış yolu aramaya, uluslararası toplumu ise acilen ve çifte standart uygulamadan harekete geçmeye çağırdı.
Enver, İran ve bölgenin diğer yerlerinde bulunan Malezyalıların güvenliği konusunda endişeli olduğunu belirterek, bu konuyla ilgili bölgesel ortaklarla bir sonraki adımlar konusunda irtibat halinde olacağını kaydetti.
Avustralya
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini, Avustralya vatandaşlarına İran'a seyahat etmemeleri ve halihazırda orada bulunan vatandaşların ülkeden ayrılmaları çağrısında bulundu.
Albanese, güvenlik endişeleri nedeniyle İsrail ve Lübnan için seyahat uyarısını en yüksek seviyeye çıkarttıklarını da açıkladı.
Endonezya
Endonezya Dışişleri Bakanlığının X hesabından yapılan açıklamada, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasından ve bunun Orta Doğu'da askeri gerilimi artırmasından duyulan üzüntü vurgulandı.
Taraflara itidal ve diplomasi çağrısında bulunulan açıklamada, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto'nun iki tarafın da kabul etmesi durumunda arabuluculuk yapmaya ve gerekirse Tahran'a gitmeye hazır olduğu bildirildi.
KKTC
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırılara ilişkin, "Bölgenin, dünyanın ve uygarlığın, bir an önce kuralların ve uluslararası hukukun hakim olduğu, istikrarın ve kalıcı barışın diplomasi yoluyla ve hukuk zemininde tesis edildiği bir düzene gereksinimi var." görüşlerini aktardı.
Erhürman, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarının farklı etkiler yaratma potansiyeli taşıdığına, kalıcı barış ve istikrar açısından riskleri daha da artırdığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Barışçıl bir halk olan Kıbrıs Türk halkı adına dileğim ve çağrım, çocuklar ve insanlar ölmeden sorunlara bir an önce diplomasi yoluyla hukuk zemininde çözümler üretilmesi yolunun seçilmesidir."
Japonya
Jiji Press'in haberine göre Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılar başlatmasının ardından Japon hükümetinin her türlü riske karşı hazırlık yapacağını ve mümkün olan tüm önlemleri alacağını söyledi.
İlgili devlet kurumlarına bilgi toplamak ve Japon vatandaşlarını korumak için "ellerinden gelenin en iyisini yapmaları" talimatını verdiğini aktaran Takaiçi, hükümetin başbakanlık kriz yönetim merkezinde "İran durumuyla" ilgili bir bilgi irtibat bürosu kurduğunu duyurdu.
İspanya
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İran'a saldırı başlatan ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri harekatına karşı olduklarını bildirdi.
Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri harekatını reddediyoruz. Bu harekat, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu'da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz." ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de X'teki açıklamasında, "ABD ve İsrail'in İran'ı bombalamasının ardından yaşanan ciddi durumu yakından takip ediyorum. Uluslararası hukuka saygı gösterilmesini talep ediyoruz. Şiddet yalnızca kaos getirir. Barış ve istikrara giden yol, gerilimin azaltılması ve diyalogdur. Bölgedeki İspanyol büyükelçilikleri İspanyollar için tamamen faaliyettedir." değerlendirmesini yaptı.
İspanya'daki azınlık koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sumar ittifakından bazı bakanlar da saldırıyı kınadı.
Kültür Bakanı Ernest Urtasun, Katalonya radyosuna verdiği demeçte, "Bu yasa dışı ve tek taraflı bir saldırı. Bunu kınıyorum ve AB'nin de aynı şeyi yapmasını umuyorum. Çünkü bu saldırı, sonunu öngöremediğimiz bir askeri tırmanmaya yol açacaktır." şeklinde konuştu.
ABD'de mevcut yönetimin politikasını "barbarlık" olarak tanımlayan Urtasun, "İran'a bugün başlatılan saldırıyı, daha fazla baskıya ve uluslararası hukukun ortadan kaldırılmasına yol açacak yasa dışı bir saldırı olarak görüyoruz. Alternatif, insan haklarını ilerleten ve nükleer silahları ortadan kaldıran bir diyalog çerçevesidir." dedi.
Sağlık Bakanı Monica Garcia da gazetecilere, saldırıyı kınadığını, bunun "emperyalist bir girişim" olduğunu söyleyerek, "İspanya hükümeti, (ABD Başkanı Donald) Trump yönetimiyle, İsrail'le ve dünyanın dört bir yanındaki diktatörlükler ve teokrasilerle yüzleşmekten hiçbir zaman çekinmedi." diye konuştu.
Norveç Dışişleri Bakanı Eide: İsrail'in İran'a saldırısı uluslararası hukukun ihlali
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, NRK’ye yaptığı açıklamada, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını sert bir dille eleştirdi.
Saldırıların hukuki dayanağının bulunmadığını belirten Eide, şu ifadeleri kullandı:
"Bu saldırılar İsrail tarafından 'önleyici bir hamle' olarak nitelendiriliyor ancak uluslararası hukuka göre durum böyle değil. Bir saldırının 'önleyici' kabul edilebilmesi için ortada yakın ve acil bir tehdidin bulunması gerekir."
Norveç Dışişleri Bakanı, bölgedeki gerilimin düşürülmesi için tarafları itidale çağırarak krizin diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
İsveç'in eski Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Carl Bildt de İran'a yapılan saldırıların uluslararası hukuka açık şekilde aykırı olduğunu kaydetti.
Bildt, "ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırının önemli bir süre boyunca huzursuzluğa yol açacağı kesin. Büyük çaplı bir harekat ve ciddi bir süre devam edecek." dedi.
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb da saldırılara katılan ABD'nin büyük ölçüde geleneksel uluslararası hukukun dışında hareket ettiğini söyledi.
Stubb, Yle'ye yaptığı açıklamada, "Genellikle bu tür saldırılar için meşruiyet BM'den (Birleşmiş Milletler) ya da en azından müttefiklerden aranır." diyerek, bu kez böyle bir durumun olmadığını belirtti.
BM Komiseri Türk, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve buna karşı misillemeleri esefle karşıladı
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İran'a yönelik saldırılar hakkında yazılı açıklama yaptı.
"İsrail ve ABD'nin bu sabah İran'a düzenlediği askeri saldırıları ve İran'ın buna karşılık verdiği misilleme saldırılarını esefle karşılıyorum." ifadelerini kullanan Türk, herhangi bir silahlı çatışmada nihai bedelin her zaman siviller tarafından ödendiğini kaydetti.
Türk, bombalar ve füzelerin farklılıkları çözmenin yolu olmadığının, sadece ölüm, yıkım ve insanlık dramına yol açacağının altını çizdi.
BM Komiseri Türk, "Siviller için bu korkunç sonuçları önlemek için itidal çağrısında bulunuyor ve tüm tarafları aklıselim davranmaya, gerilimi azaltmaya ve sadece birkaç saat önce aktif olarak çözüm aradıkları 'müzakere masasına' geri dönmeye çağırıyorum. Ülkeler arasındaki derin farklılıkları kalıcı olarak çözmenin tek yolu budur." değerlendirmesinde bulundu.
Bunu yapmamanın, kaçınılmaz olarak daha fazla anlamsız sivil ölümüne ve potansiyel olarak hayal edilemez ölçekte yıkıma yol açacak daha geniş bir çatışma riskini beraberinde getireceği uyarısında bulunan Türk, bu durumun İran'ın yanı sıra Orta Doğu'da da geçerli olduğunun altını çizdi.
Türk, silahlı çatışmalara ilişkin uluslararası hukukun çok açık olduğunu tüm taraflara hatırlattı.
Sivillerin korunmasının her şeyden önemli olduğunu vurgulayan Türk, "İlgili her aktör, bu yasalara uyulmasını sağlamalıdır. Bu yasaların ihlali, sorumluların hesap vermesini gerektirmelidir." değerlendirmesinde bulundu.
AB'den ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla ilgili açıklama
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, "Orta Doğu'daki son gelişmeler tehlikeli." mesajını paylaştı.
Tahran'ın "binlerce insanı öldüren, balistik füze ve nükleer programlarıyla, terör gruplarına verdiği destekle küresel güvenliğe ciddi bir tehdit" oluşturduğunu belirten Kallas, AB'nin İran'a karşı yaptırımlar uyguladığını ve nükleer konu da dahil olmak üzere, diplomatik çözümleri desteklediğini anımsattı.
Kallas, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ve bölgedeki diğer bakanlarla görüştüğüne işaret ederek şunları kaydetti:
"AB ayrıca diplomatik yolları araştırmak için Arap ortaklarıyla yakından koordinasyon sağlıyor. Sivillerin korunması ve uluslararası insancıl hukuk önceliğimizdir. Konsolosluk ağımız, AB vatandaşlarının ayrılışlarını kolaylaştırmak için tam olarak çalışıyor. Bölgeden gerekli olmayan AB personeli geri çekiliyor."
Kallas, AB'nin Aspides deniz misyonunun Kızıldeniz'de yüksek alarmda kalmaya devam ettiğini ve deniz koridorunun açık kalmasına yardımcı olmak için hazır beklediğini kaydetti.
İsviçre, ABD ile İsrail'in İran'a gerçekleştirdiği saldırılardan derin endişe duyuyor
İsviçre Dışişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulunuldu.
Paylaşımda, "İsviçre, ABD ve İsrail'in İran'a karşı bugün gerçekleştirdiği saldırılardan derin endişe duyuyor." ifadesi kullanıldı.
Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası insancıl hukuk da dahil uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesinin talep edildiği paylaşımda, "Tüm tarafları azami ölçüde itidal göstermeye, sivilleri ve sivil altyapıyı korumaya çağırıyoruz. İsviçre Büyükelçiliği, faaliyetlerine devam ediyor." bilgisi verildi.
Paylaşımda, İsviçre'nin iyi niyet çağrılarının ilgili tarafların hizmetinde olduğu vurgulandı.
Almanya, ABD ile İsrail'in İran'a gerçekleştirdiği saldırıların ardından gelişmeleri yakından izliyor
Alman Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, yaptığı yazılı açıklamada, Alman hükümetinin bu sabah İsrail’in İran’a yönelik saldırıları hakkında önceden bilgilendirildiğini belirtti.
Kornelius, Alman hükümetinin gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Avrupalı ortaklarla yakın koordinasyon içinde olduğunu ifade ederek, Başbakan Friedrich Merz’in güvenlikle ilgili bakanlarıyla görüşmeler yaptığını ve gün içinde başka görüşmeler de yapacağını kaydetti.
Almanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da İran, İsrail ve bölgedeki durumun yakından takip edildiği aktarıldı.
Açıklamada, bakanlığın İran ve İsrail'deki büyükelçiliklerle ve bölgedeki diğer Alman temsilcilikleriyle yakın ve sürekli temas halinde olduğu bildirildi.
Alman hükümetinin kriz masasının bugün toplanacağı vurgulanan açıklamada İran, İsrail ve bölgedeki Alman vatandaşlarına kriz durumu irtibat listesine (ELEFAND) kayıt olmaları ve güvenlik konusunda bölgedeki makamların talimatlarına uymaları çağrısı yapıldı.
Fransa: (ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları) Önceliğimiz vatandaşlarımız ve üslerimizin güvenliği
Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve Strateji Genel Müdürü Alice Rufo, France 2 kanalına yaptığı açıklamada, “Elbette bu gibi durumlarda önceliğimiz bölgedeki vatandaşlarımızı ve güçlerimizi korumak ve durumu eş zamanlı izlemektir, biz de bunu yapıyoruz.” dedi.
Genel Müdür Rufo ayrıca, İsrail askeri yetkililerinden “önleyici saldırılara” ilişkin bilgi aldıklarını ve İsrail’de İran’ın misillemelerine karşı üst düzey teyakkuz haline geçildiğini belirtti.
Bölgedeki Fransızlara ihtiyatlı olmaları ve Fransız diplomatik temsilciliklerinin tavsiyelerine uymaları çağrısı yapan Rufo, askeri tırmanışın gelecek saatlerde nereye evrileceğini takipte olacaklarını söyledi.
Kuveyt, İran'ın saldırısını kınayarak egemenlik ihlali uyarısı yaptı
Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, İran'ın topraklarını hedef alan saldırısının ülkenin egemenliği ve hava sahasının yanı sıra uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın açık ihlali olduğu belirtildi.
Açıklamada, Kuveyt’in İran’ın saldırısını şiddetle kınadığı vurgulanarak, Kuveyt hava savunma sistemlerinin saldırıyı başarıyla püskürttüğü ifade edildi.
Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, Kuveyt'in egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını korumak için gerekli tüm tedbirleri alma hakkına sahip olduğu kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, bölgede devam eden bu tür saldırgan askeri eylemlerin bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği uyarısında bulunuldu.
BAE, İran tarafından topraklarının hedef alınmasını kınadı
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran füzelerinin BAE topraklarına yöneltilmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğu, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.
Açıklamada, bu tür eylemlerin hiçbir gerekçeyle kabul edilemeyeceği belirtildi.
Açıklamada ayrıca, BAE’nin uluslararası hukuk çerçevesinde ve saldırının niteliğine uygun şekilde yanıt verme hakkını saklı tuttuğu, ülke güvenliği ve ulusal çıkarlarını korumak için gerekli adımların atılacağı kaydedildi.
BAE, Kuveyt, Katar, Ürdün ve Bahreyn’in egemenliklerine yönelik ihlalleri de kınayarak bu ülkelerle tam dayanışma içinde olduğunu açıkladı.
Suudi Arabistan, İran'ın BAE, Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Ürdün topraklarına yönelik saldırılarını kınadı
Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Suudi Arabistan’ın, söz konusu "kardeş ülkelerle" tam dayanışma içinde olduğu ve alacakları tüm tedbirlerde onları desteklemek için tüm imkanlarını seferber etmeye hazır olduğu ifade edildi.
Riyad yönetiminin, İran’ın bölge ülkelerinin topraklarına ve egemenliğine yönelik saldırılarını "en güçlü şekilde" kınadığı ve hedef alınan ülkelerin yanında durduğu kaydedildi.
İran’ın saldırılarının devletlerin egemenliği ile uluslararası hukukun ilke ve esaslarının açık ihlali olduğu savunulan açıklamada, bu ihlallerin sürmesinin ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuldu.
Suudi Arabistan'ın açıklamasında, uluslararası topluma İran’ın saldırılarını kınama ve bölgenin güvenliği ile istikrarını tehdit eden ihlallere karşı gerekli tüm kararlı tedbirleri alma çağrısı yapıldı.
Katar, İran tarafından topraklarının hedef alınmasını kınadı
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülke topraklarının İran yapımı füzelerle hedef alınmasının, uluslararası hukuka aykırı olduğu ve bölgenin güvenlik ile istikrarını tehdit ettiği belirtildi.
Açıklamada, söz konusu saldırının Katar’ın ulusal egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne doğrudan bir ihlal teşkil ettiği vurgulanarak bu tür eylemlerin, hiçbir gerekçeyle kabul edilemeyeceği kaydedildi.
Katar’ın, uluslararası hukuk çerçevesinde ve saldırının niteliğiyle orantılı şekilde yanıt verme hakkını saklı tuttuğu belirtilen açıklamada, ülkenin güvenliğini ve ulusal çıkarlarını korumak için gerekli adımların atılacağı bildirildi.
Katar’ın başından bu yana İran ile diyalog çağrısında bulunan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, Katar’ın anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği yönündeki tutumunu sürdürdüğü vurgulandı.
Açıklamada, Katar’ın bölgesel gerilimlerden uzak durma ve taraflar arasında arabuluculuğu teşvik etme yönünde çaba gösterdiği ancak topraklarının hedef alınmasının iyi niyet temelinde yürütülen temaslara zarar verdiği ifade edildi.
Tüm taraflara gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınma ve diyalog masasına dönme çağrısı yapılarak bölge güvenliğinin korunması ve daha geniş çaplı bir çatışmanın önlenmesi gerektiği kaydedildi.
Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve Bahreyn’in egemenliklerinin ihlal edilmesi de kınanan açıklamada, bu ülkelerle tam dayanışma içinde olunduğu ifade edildi.
Sudan, İran’ın bazı Arap ülkelerine yönelik saldırılarını kınadı
Sudan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından İran’ın Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'e yaptığı saldırıyı kınadı.
Sudan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Sudan hükümeti, İran’ın Katar Devleti, Bahreyn Krallığı, Kuveyt Devleti ve Ürdün Haşimi Krallığı’na yönelik açık ve gayrimeşru saldırısını en güçlü ve net ifadelerle kınamaktadır." ifadeleri kullanıldı.
Sudan’ın, söz konusu kardeş ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile tam dayanışma içinde olduğu teyit edilerek, uluslararası hukukun temel ilkelerine uyulması ve tarafların müzakere masasına dönmesi çağrısında bulunuldu.
Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro'dan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına tepki
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, İsrail ve ABD’nin sabah saatlerinde İran’a yönelik ortak saldırı başlatmasına tepki gösterdi.
Petro, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla ilgili açıklamada bulundu.
Dünya barışının, insanlığın ortak davası olduğunu belirten Petro, "Galiba Başkan (ABD Başkanı Donald) Trump bugün hata yaptı. Barış ve yaşam, varoluşun temel taşlarıdır. Çaresiz kalan Birleşmiş Milletler derhal toplanmalı ve 'vaktin dünya barışı vakti' olduğunu ilan etmelidir. Nükleer silahlar yayılmamalı ve tamamı imha edilmelidir." ifadelerini kullandı.
ABD-İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri
İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a ortak saldırılar düzenledi.
İsrail Savunma Bakanlığı, İsrail'in İran'a "önleyici saldırı" başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.
Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı.
İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken, İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı.
İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.
İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken, Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.