Haberler

Emrah Yeşilırmak’tan dokunulmazlık ve AP temsilciliği açıklaması

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Emrah Yeşilırmak, dokunulmazlık tartışmaları ve Avrupa Parlamentosu’nda Cumhuriyet Meclisi’ni temsilen görevlendirilmesine yönelik eleştirilere yazılı bir açıklamayla yanıt verdi.

Emrah Yeşilırmak açıklamasının tamamında şunları kaydetti:

"Yazmayayım, cevap vermeyeyim diyorum; ancak cevap vermediğimde de yazılanların karşılıksız kaldığı, yapılanların yapanın yanına kâr kaldığı yönünde bir algı oluşuyor.

Öncelikle çok net ifade etmek isterim ki, 2022 yılında yapılan genel seçimlerde halkın takdiri ve iradesiyle milletvekili seçildim. Milletvekilliği bir meslek değil, halkın bizlere verdiği anayasal bir görevdir ve bu görevin yerine getirilmesi Anayasa koyucu tarafından güvence altına alınmıştır.

Peki bu güvence neden vardır?

Komisyon tutanaklarından da açıkça görüleceği üzere dokunulmazlığın amacı; halk iradesinin Meclis’te özgürce temsil edilmesini sağlamak, milletvekillerinin keyfi ceza soruşturmalarına maruz bırakılmasını engellemek, asılsız suç isnatlarına karşı korumak ve Meclis çalışmalarında görevlerini yapmaktan alıkonulmalarının önüne geçmektir. Açıkça ifade ediyorum ki, şahsım hakkında dokunulmazlığın kaldırılmaması kişisel bir çıkar meselesi değildir; bu, hukukun üstünlüğü adına yapılmış bir değerlendirmedir. Savunduğumuz husus, yalnızca tek bir milletvekilinin değil, Meclis’in tamamının anayasal hakkıdır ve bu tutum hiçbir şekilde kişisel bir menfaat ya da siyasi bir hamle olarak değerlendirilmemelidir.

Ne yazık ki bazı kişiler, bilinçli biçimde, dokunulmazlığın kaldırılmasına ve soruşturmanın ertelenmesine karşı çıkanları kamuoyunu yanıltacak şekilde suçlamakta, siyasi hesaplar uğruna gerçekleri çarpıtmaktadır. Bu söylemler adaletin ve demokrasinin temellerine zarar vermekte, toplumun doğru bilgiye ulaşmasını engellemekte ve Meclis üzerinde baskı kurma girişimlerine dönüşmektedir.

Bugüne kadar partimin tarafıma verdiği tüm görevleri yerine getirdim; siyasi partiler meclis çalışmalarında milletvekillerini çeşitli görevlerle görevlendirir. Dün de partim tarafından şahsıma yeni bir görev tevdi edilmiş ve Avrupa Parlamentosu’nda temsilci üye olarak görevlendirilmem Meclis’te oy birliğiyle kabul edilmiştir. Buna rağmen aynı çevrelerin bu kararı da hedef alarak eleştirmesi dikkat çekicidir.

Ne yapılması beklenmektedir? Hiç görev almamak mı, halkın bana verdiği yetkiyi kullanırken birilerine sormak mı? Savcılığın henüz itham aşamasında olan bir dosyası hakkında suç unsuru vardır şeklinde hüküm verme yetkisini kendinizde nereden buluyorsunuz; yargının yerine kendinizi koyarak halkı siyaset kurumuna karşı kin ve nefrete sürüklediğinin farkında değil misiniz? Meclis tarihinde gerek yeni üye atamalarında gerekse üyelik değişikliklerinde kararlar oy birliğiyle alınmıştır; böyle bir süreçte muhalefeti de hedef alarak, sanki bir suç söz konusuymuş gibi şahsımın ödüllendirildiğini iddia etmek hem gerçeği çarpıtmak hem de Meclis iradesini yok saymaktır.

Siyaset algıyla yapılır, ama hukuk algıyla yönetilmez. Zaman kimi haklı çıkaracak hep birlikte yaşayıp göreceğiz."