Haberler

Hristodulidis: AB-Türkiye işbirliği Kıbrıs çözümüne katkı sağlayabilir

Güney Kıbrıs’ın, Kıbrıs sorununda esaslı bir tartışma arayışında olup, aynı zamanda Türkiye’yle yakınlaşmaya yardımcı olması için AB-Türkiye ilişkilerini kullanmayı hedeflediği, Türk tarafının ise Güven Yaratıcı Önlemler ve siyasi eşitlik meselesine odaklandığı iddia edildi.

Fileleftheros gazetesi, her iki tarafın da Kıbrıs meselesine ilişkin yazılı olarak sunduğu, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in raporunun ekinde yer alan tezlerinin, tarafların yeni tur temaslar öncesinde niyet ve eğilimlerini ortaya koyduğundan, yeterince aydınlatıcı olacağını yazdı.

Gazete, Kıbrıs Türk tarafının sunduğu belgede, Ankara'nın önerileri ile Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın niyeti arasında bir denge kurma çabası olduğunu ve özlü müzakerelere 4 ön koşulun yerine getirilmesi kaydıyla girileceği konusunda ısrar edildiğini öne sürdü.

Söz konusu belgenin, kamuoyuna açıklanandan daha ayrıntılı olduğunu iddia eden gazete, belgede, dönüşümlü başkanlık ve etkin katılım (en az bir olumlu oy dahil) da dahil olmak üzere siyasi eşitlik meselesinin yeniden teyit edilmesi gerektiğinin belirtildiğini ileri sürdü.

Olumlu oyun veto anlamına geldiğine işaret eden gazete, Güney Kıbrıs’ın Crans Montana'da olumlu oyu kabul ettiğini; ancak bunun nerede ve ne zaman yürürlüğe gireceği konusunda anlaşmazlık olduğunu yazdı.

Gazete, belgede Crans Montana görüşmelerinin yolunu açan yakınlaşmaların yeniden müzakere edilmeyeceğini, ancak bir takvim (ve dolayısıyla tahkim) konusunda ısrarcı olunduğunu; son olarak da tüm çabalara rağmen süreç başarılı bir şekilde sonuçlanmazsa, Kıbrıslı Türklerin bu kez mevcut duruma mahkum edilemeyeceğinin, yani tanınma isteneceğinin kaydedildiğini savundu.

Belgede, 11 Aralık'ta BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi Maria Angel Holguin’in de hazır bulunduğu ortamda Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile yapılan görüşmeye de atıfta bulunulduğunu kaydeden gazete, atılan bir adımdan bahsedildiğini, ancak çözümün şekline değinmekten kaçınıldığını yazdı.

Gazete, belgede ayrıca uygulanan ambargoya atıfta bulunularak Rum tarafının suçlandığını ve karma evliliklerden doğan çocuklara “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığı verilmemesine de özel olarak değinildiğini ileri sürdü.

Haberde, Hristodulidis’in kendi belgesinde ambargoya yanıt verdiği ve özellikle Yeşil Hat ticaretinin değerinin 2025 yılının Ekim ayı sonunda 11 milyon 830 euroya ulaşarak, son yıllardaki güçlü eğilimi muhafaza ettiğini kaydettiği belirtildi.

Gazete, Hristodulidis’in sunduğu belgede ise, Kıbrıslı Türklere karşı tek taraflı önlemler açıkladığını ve Türkiye'yi, görüşmelerin yeniden başlamasını destekleyecek ortamı baltalamakla suçladığını yazdı.

Habere göre Hristodulidis, özellikle Rumlara ait mülklerin “gasp edildiği”, KKTC’deki askeri altyapı ve kapasitenin geliştirildiği, Maraş ile ilgili kararlara uyulmadığı ve Maraş’ta daha fazla yerin açılması yönündeki çabaların devam ettiği, bununla birlikte Türk askerinin ara bölgeye ilerlediğini iddia etti.

Gazete, Hristodulidis’in karşılıklı olarak mutabık kalınan, federal zeminde, BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanacak bir çözüme ulaşma hedefinden bahsettiğini yazdı.

Haberde, Hristodulidis'in, Güney Kıbrıs'ın AB Dönem Başkanlığı’nı üstlendiğini belirterek, Türkiye'yi AB’ye yaklaştırmaya yönelik adımları hatırlattığı savunuldu. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 2024 yılının Ağustos ayında AB Dışişleri Bakanları gayri resmi toplantısına ve geçen yıl Mayıs ayında Gymnich toplantısına katıldığını; Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay'ın da geçen yıl Eylül ayında Varşova ve Kopenhag'da Avrupa İşleri Bakanları gayri resmi toplantısına katıldığını anımsatan Hristodulidis, hem sembolik hem de somut düzeyde, iki ülke arasındaki ilişkilerde alternatif bir paradigmanın mümkün ve karşılıklı olarak faydalı olabileceğini gösterdiğini savundu.

Habere göre Hristodulidis, Rum Yönetimi’nin Türkiye'nin AGİT Genel Sekreterliği adaylığını engellemediğini ve Güney Kıbrıs’ın 2027 AGİT Dönem Başkanlığı’na aday olduğunu belirtti.

Hristodulidis, AB-Türkiye ilişkileri çerçevesinde tüm taraflar için karşılıklı fayda sağlayacak koşullar yaratmak için çaba göstermeye devam edeceklerini ve Türkiye'nin de aynı ruhu sergileyeceğine dair umutlu olduğunu kaydetti.