Kıbrıs sorununda çözümün Avrupa Birliği hukuku temelinde şekillenmesi gerektiğini savunan Hristodulidis, demokratik ve kalıcı bir uzlaşının ancak toplumların kimliklerine saygı gösterilerek sağlanabileceğini söyledi.
İki bölgeli, iki toplumlu federasyon modelini desteklediklerini yineleyen Hristodulidis, iki devletli çözüm seçeneğini kabul etmeyeceklerini belirtti. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin uluslararası alandaki statüsünün korunmasının kendileri için vazgeçilmez olduğunu ifade eden Hristodulidis, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin zayıflatılmasını ya da ortadan kaldırılmasını kabul etmeyeceğiz." dedi.
"Bölünmenin cumhurbaşkanı olmayacağım." diyen Hristodulidis, işlevsel olmayan veya uzun ömürlü olmayacağını düşündüğü herhangi bir çözüm planına destek vermeyeceğini kaydetti.
Çözüm için müzakereye ve uzlaşmaya açık olduklarını belirten Hristodulidis, Birleşmiş Milletler ile Avrupa Birliği'nin son dönemde yürüttüğü girişimlerin sürece ivme kazandırdığını savundu. Bu gelişmelerin "ihtiyatlı bir iyimserlik" oluşturduğunu dile getiren Hristodulidis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 27-29 Temmuz tarihlerinde adaya gerçekleştireceği ziyaretin önemli olduğunu söyledi.
Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununda daha etkin rol üstlenmesi için çalıştıklarını ifade eden Hristodulidis, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'nun Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak görevlendirilmesini bu yönde atılmış önemli bir adım olarak değerlendirdi.
Konuşmasının sonunda Türkiye'ye iki devletli çözüm politikasından vazgeçme çağrısında bulunan Hristodulidis, bunun her iki toplumun yararına olacak kapsamlı bir çözümün önünü açabileceğini öne sürdü. Ayrıca Yunanistan'a verdiği destek nedeniyle teşekkür eden Hristodulidis, 1974 yılında yaşamını yitiren Yunan askerlerini de andı.