Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi, İsias Otel'e ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada gerekçeli kararını açıkladı.
Anka Haber Ajansı’nın yayımladığı habere göre, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi 160 sayfalık gerekçeli kararda "olası kast", "taksir" ve "bilinçli taksir" değerlendirmesi yaptı.
6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 72 kişinin yaşamını yitirdiği İsias Otel'e ilişkin Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, otelin yapıldığı 1993'te ruhsatına onay veren dönemin Adıyaman Belediyesi İmar Müdürü Yusuf Gül, 2001 yılındaki ikinci yapı ruhsatında imzası bulunan İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Yapı Kontrol Birimi'nde görevli daimi işçi Abdurrahman Karaaslan ve Ruhsat Büro'da görevli teknisyen Fazlı Karakuş hakkında dava açtı.
Mahkeme heyeti, eski Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, eski İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve eski Büro Şefi Bilal Balcı'ya, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan önce 12 yıl hapis cezası verdi. Ardından, "sanıkların fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri"ni lehlerine değerlendirerek iyi hal indirimi uygulayan mahkeme, cezayı 10 yıla düşürdü.
Bu sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına hükmedildi. Mahkeme, diğer sanıklar Yusuf Gül, Abdurrahman Karaaslan ve Fazlı Karakuş'un ise beraatine karar verdi.
Kararda, şu ifadelere yer verildi:
"Yasal düzenlemeler ile yüksek yargı kararları bağlamında somut olay ele alındığında; Adıyaman ilinin deprem haritasının yıllar içerisinde az riskli bölgeden yüksek riskli bölgeye doğru değişiklik göstermiş olması, Adıyaman ilinin de etkilendiği aynı gün içerisinde yaşanan 7.7 MW şiddetinde ve 7.6 MW şiddetindeki depremlerin büyüklüğü, bu büyüklükte depremin yakın tarihlerde Adıyaman ilinde yaşanmamış olması, sanıkların birçoğunun Adıyaman ilinde ikamet ettiğinin anlaşılması ile yapıya ruhsat- yapı kullanım izni verilen tarihler ile deprem tarihi arasındaki zaman dilimi nazara alındığında sanıkların müsnet suça konu eylemlerini 'olursa olsun' veyahut sonucu kabullenerek 'olası kast'la hareket ederek gerçekleştirdiklerine ilişkin kesin bir kanaate varılamadığı ve bu bağlamda sanıkların suça konu eylemlerinin öngörülebilir mahiyette olan mevcut netice bakımından gerçekleşmeyeceğini umarak veyahut şanslarına güvenerek 'bilinçli taksir' kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur."
Ailelerden alınan bilgiye göre avukatlar istinafa başvurmak için gerekli hazırlıklara başladı. İstinafa 15 gün içinde başvurulması gerekiyor.