Mağusa Kadın Merkezi Derneği(MAKAMER), sulak alanların iklim krizi ve biyolojik çeşitlilik kaybına karşı korunması gerektiğini belirtti.
2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü, vesilesiyle MAKAMER'den yayımlanan mesajda, 1971’de imzalanan Ramsar Sözleşmesi'nde sulak alanların yalnızca doğal ekosistemler olmadığı, insan yaşamı, kültür ve sürdürülebilir kalkınma için vazgeçilmez alanlar olduğunun vurgulandığı kaydedildi.
Dünya Sulak Alanlar Günü 2026 temasının “Geleneksel Bilgi: Kültürel Mirası Kutlamak” olduğuna işaret edilen açıklamada, Dünya Sulak Alanlar Günü'nde bu yıl sulak alanların tarih boyunca su ve gıda güvenliğinin sağlanmasında, toplumsal üretim ve yaşam biçimlerinin şekillenmesinde oynadığı temel role dikkat çekilmeye çalışıldığı kaydedildi.
Sulak alanların bugün iklim krizi ve biyolojik çeşitlilik kaybına karşı korunması gereken stratejik alanlar olduğu ifade edilen açıklamada, "Hızlı kentleşme, özellikle kentsel sulak alanları yapılaşma, kirlilik ve işlev kaybı tehdidiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Oysa bu alanlar taşkın riskini azaltan, ısı adası etkisini dengeleyen, biyolojik çeşitliliği koruyan ve kentlilere kamusal yaşam alanı sunan hayati ekosistemlerdir. Ayluga Sulak Alanı, bu çok yönlü ekosistem hizmetleriyle kentin iklim direnci ve yaşam kalitesi açısından kritik bir değerdir." denildi.
Ayluga Sulak Alanı’nın korunarak iyileştirilmesi ve kentsel yaşama entegre edilmesi öngörüsüyle Gazimağusa Belediyesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi ve MAKAMER arasında 3 Ocak 2024'te işbirliği protokolü imzalandığı belirtilen açıklamada, "Sulak alanların korunması küresel bir sorumluluk olmakla birlikte, kentsel sulak alanlar için ertelenemez bir zorunluluktur. Bu alanları savunmak, sağlıklı çevrede yaşama hakkını, kent hakkını ve gelecek kuşakların yaşam güvencesini savunmaktır" denildi.