KTÖS Genel Sekreteri Maviş, başka ülkelerin yarattığı güvenlik krizlerinin bedelini Kıbrıslıların ödemesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, düşük teknolojiyle üretildiği iddia edilen bir SİHA’nın tüm güvenlik katmanlarını aşabildiğine yönelik iddiaların, “güvenlik” adı altında kurulan düzenin kırılganlığını ortaya koyduğunu vurguladı.
“Kıbrıs operasyon üssü değildir”
Maviş açıklasında, Kıbrıs’taki askeri üsler ve artan askeri hareketliliğin adayı bölgesel çatışmaların parçası haline getirmemesi gerektiği ifade ederek “Kıbrıs hiçbir ülkenin operasyon üssü değildir, olmamalıdır” dedi.
Maviş, adanın çocukların öldürüldüğü, okulların bombalandığı ve sivillerin hedef alındığı savaş politikalarının tarafı haline getirilemeyeceği kaydetti.
Büyük güçlerin hesapları uğruna Kıbrıs’ın risk altına sokulamayacağını dile getiren Maviş, üslerin varlığı ve konumunun yeniden ve açık biçimde tartışılması gerektiğini belirterek, askersizleşme ve tarafsızlığın gerçek güvenliğin temeli olarak ele alınması çağrısı yaptı
“İç güvenlik zafiyeti derinleşiyor”
Kuzeyde toplumu suç, uyuşturucu, silahlanma ve kayıt dışılıktan koruyamayan bir yapının dış tehditlere karşı güvenlik iddiasının inandırıcı olmadığı belirten Maviş, iç güvenlik zafiyeti derinleşirken dış güvenlik söylemlerinin toplumda karşılık bulmadığı ifade etti.
Maviş, Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar ve adada yaşayan tüm halkların küresel güç mücadelelerinin hedefi haline getirilemeyeceği vurgulayarak, savaşın etkilerini doğrudan yaşayan ülkelerden gelen öğrenciler, emekçiler ve ailelerin çatışmaların yükünü iki kez taşımaya zorlanamayacağı kaydetti.
Maviş açıklamasının sonunda, Kıbrıs’ın savaşın ileri karakolu değil; barışın, tarafsızlığın ve üslerden arındırılmış bir geleceğin zemini olması gerektiğini ifade etti.