72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel faciasında kamu görevlileriyle ilgili verilen karar, yalnızca aileleri değil, adalet duygusuna inanan herkesi derinden yaraladı. Davada 3 sanık beraat ederken, 3 sanığa 10’ar yıl hapis cezası verildi. Ancak cezalar kesinleşmediği gerekçesiyle tutuklama kararı çıkmaması, tepkileri daha da büyüttü.
Karara ilişkin değerlendirmede bulunan Aslı Murat, “Hapis cezası alıyorsunuz ama serbestçe dolaşmaya devam ediyorsunuz. Bu durum insanın aklına ‘adalet nerede?’ sorusunu getiriyor” dedi.
Mahkemenin kararı yaklaşık 20 dakikada vermesine de dikkat çeken Murat, dosyada binanın yıkılması gerektiğini gösteren resmi belgelerin bulunduğunu hatırlattı. Yapı ruhsatlarının hem hukuka hem de mühendislik kurallarına aykırı olduğunun açık olduğunu vurgulayan Murat, “Bu bina depremde değil; çürük yapı, ihmal ve denetimsizlik yüzünden yıkıldı” ifadelerini kullandı.
Dosyaya giren son bilirkişi raporunun, mahkemenin verdiği kararla büyük ölçüde örtüştüğünü belirten Murat, raporda üç kişinin sorumlu bulunmadığını, üç kişinin ise sorumluluğunun tespit edildiğini aktardı. Bu durumun, teknik raporların davaların kaderini nasıl belirlediğini bir kez daha gösterdiğini söyledi.
Ancak Murat’a göre mesele yalnızca bireysel hatalarla sınırlı değil. Asıl önemli olan, kamu görevlilerinin sorumluluğu. “Bu dava, devletin insan hayatını koruma yükümlülüğünü tartışıyor. Denetlemeyen, görmezden gelen, riskleri önlemeyen herkesin sorumluluğu var” dedi.
Kamu gücü kullananların açık tehlikelere rağmen hesap vermemesinin, gelecekte yaşanacak yeni felaketlerin önünü açacağını vurgulayan Murat, İsias davasının bu nedenle Türkiye’nin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi.
“Ailelerin acısı hepimizin acısı” diyen Aslı Murat, adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Adalet bir gün herkese lazım olacak. Bu yüzden susmuyoruz. Bu yüzden vazgeçmiyoruz.”