Dünya

New York Times inceledi: Alkol vücudunuza ne yapıyor?

Dana G. Smith / New York Times

“Dry January” (ABD ve İngiltere'de 1 ay alkolden uzak durma geleneği) sona ermiş olsa da Amerikalıların alkolle ilişkisi daha kalıcı bir değişim geçiriyor. Yakın tarihli bir ankete göre, ABD’li yetişkinlerin yalnızca yüzde 54’ü alkol tükettiğini belirtti. Bu oran, yaklaşık 90 yıllık veri toplama sürecindeki en düşük yüzde olarak kayda geçti. Bunun nedeni, daha fazla insanın alkolün olumsuz sağlık sonuçlarını ciddiye alması olabilir.

Alkol tüketimi beyin ve vücut üzerinde derin etkiler yaratabilir. O an için bu etkilerin bazıları keyif verici olabilir. Uzun vadede, özellikle büyük miktarlarda tüketildiğinde, alkol ciddi sağlık zararlarına yol açabilir.

İşte alkolün hem içildiği sırada hem de zaman içinde vücutta neler yaptığına dair ayrıntılı bir bakış.

Beyin

Alkol beyinde hızlı bir etki yaratır ve insanların daha rahat ve daha sosyal hissetmesine neden olur.

Uzun vadede alkol kullanımı, beyin yapısındaki değişikliklerle ilişkilidir. Bazı çalışmalar, günde ortalama bir içki tüketen orta yaşlı ve yaşlı yetişkinlerin, alkol tüketmeyen kişilere kıyasla biraz daha düşük beyin hacmine sahip olma eğiliminde olduğunu ortaya koymuştur.

Bir kişi ne kadar fazla alkol tüketirse, beyin o kadar küçülür. Uzmanlar bunun nedenini tam olarak bilmemektedir, ancak bir teoriye göre alkol beynin bağışıklık sistemini değiştirerek iltihaplanmayı artırır ve bu durum nöronlara zarar verebilir.

Ağız ve boyun

Alkol tüketiminden en fazla risk altında olan dokular genellikle alkolle doğrudan temas eden dokulardır. Buna ağız ve boyun bölgesi dahil.

Alkol tüketimi, ağız ve üst sindirim yolunda dört kanser türünün riskini artırır: oral (ağız), farengeal (boğaz), laringeal (gırtlak) ve özofageal (yemek borusu) kanser. Ağız, boğaz ve yemek borusu özellikle savunmasızdır, çünkü bu dokular asetaldehide en fazla maruz kalan dokular arasındadır.

Bir analize göre, günde yalnızca bir içki tüketimi ağız ve boğaz kanseri riskini yüzde 13, yemek borusu kanseri riskini ise yüzde 26 artırır. Günde beş veya daha fazla içki tüketen kişilerde ise bu üç kanserin riskinin yaklaşık dört kat daha yüksek olduğu belirtilmektedir.

Kalp ve göğüs

Geride kalan yıllarda bilim insanları alkolün kalp sağlığına faydalı olabileceğini düşünüyordu. Son yıllarda ortaya çıkan daha fazla araştırma ile birlikte bazı uzmanlar arasında bu bakış açısı değişti.

Alkolün kalp krizi ve felç ile ilişkisi daha karmaşıktır. Aşırı alkol tüketimi (günde üç veya daha fazla içki) her ikisi için de daha yüksek risk ile ilişkilidir. Hafif ila orta düzeyde alkol tüketimi (günde iki içki veya daha az) söz konusu olduğunda araştırmalar daha karışık durumda.

Bazı çalışmalar günde bir içkiden itibaren kalp krizi ve felç riskinde küçük bir artış olduğunu öne sürerken, bazı diğer çalışmalar ölçülü içen kişilerin hiç içmeyenlere kıyasla daha düşük risk taşıdığını bildirmektedir.

Bağırsaklar

Ağız ve boğazda olduğu gibi mide ve bağırsaklar da alkol ve asetaldehit ile doğrudan temas eder. Bu durum bu organları hasara karşı özellikle hassas hale getiriyor.

Gastrointestinal sistemdeki dokular da alkolle ilişkili kansere yatkındır. Yakın tarihli bir çalışma, sürekli olarak günde ortalama iki veya daha fazla içki tüketen kişilerin, haftada ortalama bir içkiden daha az tüketenlere kıyasla kolorektal kanser geliştirme riskinin yüzde 25 daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur.

Karaciğer

Karaciğer, alkol tüketiminden kaynaklanan hasara karşı en savunmasız organ olabilir ve alkolle ilişkili karaciğer hastalığı, aşırı alkol tüketimine bağlı ölümlerin önde gelen nedenidir.

Bir tahmine göre, günde dört içkiden fazla tüketen kişilerin yüzde 90’ında karaciğerde yağ birikintileri bulunur ve düzenli olarak günde üç veya daha fazla içki tüketen kişilerin yüzde 30’u siroz geliştirir. Yağ birikintileri, iltihaplanma ve erken evre fibroz geri döndürülebilir, ancak ileri evre karaciğer sirozu vücutta kalıcı olur.

Vücudun diğer bölgelerinde olduğu gibi, ağır alkol tüketimi asetaldehitin neden olduğu DNA hasarı nedeniyle karaciğer kanseri riskini de artırır.

Riskler ve geri dönüş ihtimali

Her ne kadar veriler dikkat çekici olsa da uzmanlar önemli bir hususun altını çiziyor:

Günde ortalama bir içki ya da daha az tüketen kişilerde, alkole bağlı sağlık sorunları görülme olasılığı görece düşüktür.

Haftalık tüketimin sekiz ila 14 içki aralığına çıkmasıyla birlikte riskler artmaktadır. Bununla birlikte, yükselen riskin hastalığa dönüşüp dönüşmemesi çoğu zaman bireylerin genetik özelliklerine ve mevcut sağlık durumlarına bağlıdır.

Halihazırda yoğun alkol tüketen kişiler açısından ise araştırmalar, alkolün bırakılması ya da tüketimin azaltılması durumunda bazı sağlık hasarlarının geri döndürülebileceğini ortaya koymaktadır.

Kaynak: Gazete Oksijen