<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kıbrısın Sesi Gazetesi</title>
    <link>https://www.kibrisinsesi.com</link>
    <description>Kıbrısın Sesi Gazetesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kibrisinsesi.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 14:35:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisinsesi.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz sahilinden 1 tondan fazla plastik atık toplandı]]></title>
      <link>https://www.kibrisinsesi.com/akdeniz-sahilinden-1-tondan-fazla-plastik-atik-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisinsesi.com/akdeniz-sahilinden-1-tondan-fazla-plastik-atik-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SPOT Marine Life'ın öncülüğünde Akdeniz Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde düzenlenen çevre temizliği etkinliğinde, yaklaşık 150 ila 200 gönüllünün katılımıyla sahilin yalnızca 500 metrelik bölümünden 1 tondan fazla plastik atık toplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Dernekten yapılan açıklamada, Akdeniz Özel Çevre Koruma Bölgesi'nin plastik kirliliğinden en fazla etkilenen alanlardan biri olduğu belirtilerek, bölgenin aynı zamanda deniz kaplumbağalarının en önemli yuvalama sahalarından biri olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>SPOT Marine Life'ın uzun yıllardır farklı ekiplerle bölgede düzenli sahil temizliği çalışmaları yürüttüğü ifade edilen açıklamada, bu yaz karşılaşılan yoğun plastik kirliliğinin daha geniş katılımlı bir dayanışmayı gerekli kıldığı kaydedildi.</p>

<p>Yapılan çağrı üzerine farklı kurum ve kuruluşların yanı sıra çok sayıda gönüllünün etkinliğe destek verdiği belirtilirken, yaklaşık 150-200 kişilik ekibin çalışmasıyla yalnızca 500 metrelik sahil şeridinden 1 tondan fazla plastik atığın toplandığı bildirildi.</p>

<p>Dernek, etkinliğe Mağusa başta olmak üzere adanın farklı bölgelerinden katılan tüm gönüllülere teşekkür ederken, ilerleyen dönemlerde düzenlenecek çevre temizliği çalışmalarına daha fazla vatandaşın destek vermesi çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada ayrıca etkinliğe katkı sağlayan Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediyesi'nin yanı sıra Brothers Team, Kuzey Kıbrıs Eco-Agro Turizm Federasyonu, Patika, DAÜ SAGEM, KITREB, Dağdoğan Yürüyüş Ekibi, Green Hub ve Oza Kahve'ye de teşekkür edildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kibrisinsesi.com/akdeniz-sahilinden-1-tondan-fazla-plastik-atik-toplandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisinsesi-com/uploads/2026/07/kibrisin-sesi-49.jpg" type="image/jpeg" length="26880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vudalı’dan HIV açıklaması: “Risk grubundakiler düzenli test yaptırmalı"]]></title>
      <link>https://www.kibrisinsesi.com/vudalidan-hiv-aciklamasi-risk-grubundakiler-duzenli-test-yaptirmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisinsesi.com/vudalidan-hiv-aciklamasi-risk-grubundakiler-duzenli-test-yaptirmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Emre Vudalı, modern tedavi yöntemleriyle ölümcül olmaktan çıkıp yönetilebilir kronik bir hastalık haline gelen HIV’in ülkede özellikle genç nüfusu etkilediğini kaydederek, bunun önüne ancak eğitim ve bilinçlenmeyle geçilebileceğini kaydetti.</p>

<p>Avrupa ülkelerinde koruyucu sağlık politikaları ve yaygın eğitim sayesinde vaka sayıları düşerken Türkiye ve KKTC’de genç vakalarda bir miktar artış görüldüğünü belirten Vudalı, “Özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli test yaptırmadığını gözlemliyoruz” dedi.</p>

<p>HIV/AIDS konusundaki güncel durumu, tanı ve tedavi yöntemleriyle virüsten korunma yollarını Türk Ajansı Kıbrıs’a anlatan Emre Vudalı, erken tanının hem bireyin sağlığını korumak hem de toplumdaki bulaş zincirini kırmak için çok önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Vudalı, “<a name="_Hlk235135941">HIV pozitif insanları mimlemek veya soyutlamak yerine topluma kazandırmak gerekiyor. Tedavi edilen HIV, tansiyon veya diyabetten farklı değil.</a>.. Tedavi edilen HIV, tansiyon veya diyabetten farklı değil... İlaçlarını düzenli kullanan hastalar hayatlarına kaldığı yerden devam edebilir” dedi.</p>

<p>Son günlerde Lefke bölgesine yönelik sosyal medyada yer alan iddialara da değinen Vudalı, bu bölgeden temas şüphesiyle test yaptırmak için hastaneye başvuran kimse olmadığını da ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>29 yılda 178 vaka: “Son 4 yılda genç vakalarda artış oldu”</strong></p>

<p>Ülke genelindeki verilere değinen Vudalı, KKTC’de ilk vakanın tespit edildiği 1997 yılından bu yana geçen 29 yıllık süreçte, toplam 178 KKTC vatandaşının HIV pozitif olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.</p>

<p>Bu süreç zarfında 11 hastanın kaybedildiğini belirten Vudalı, şu an aktif olarak takip ve tedavi edilen vaka sayısının 168 olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ülkede her yıl ortalama 15 ila 20 yeni vaka bildirimi yapıldığını ifade eden Vudalı, bu kişilerin ağırlıklı olarak cinsel açıdan aktif dönemde bulunan 20 ile 40 yaş arasındaki bireyler olduğunu aktardı.</p>

<p>Vudalı, son 4 yıllık istatistikler incelendiğinde vaka sayılarında artış gözlemlediklerini dile getirerek, yılbaşından bugüne kadar ise Sağlık Bakanlığı’na toplam 13 yeni HIV pozitif vakası bildirildiğini açıkladı.</p>

<p><strong>“Herkes virüsten etkilenebilir”</strong></p>

<p>HIV’in din, dil, etnik köken, yaş veya cinsel yönelim gözetmeksizin herkesi etkileyebileceğini vurgulayan Dr. Emre Vudalı, “İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü” olarak adlandırılan bu virüsle enfekte olan kişilerin tedavi almaması halinde, bağışıklık sistemlerinin zamanla savunmasız hale geleceğini hatırlattı.</p>

<p><strong>HIV ve AIDS farkı: “AIDS hastalığın son evresidir”</strong></p>

<p>Toplumda sıkça birbirine karıştırılan HIV ve AIDS kavramları arasındaki farkı da açıklayan Vudalı, her HIV pozitif bireyin AIDS olmadığını anlattı.</p>

<p>Vudalı, “Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Sendromu” olarak adlandırılan AIDS’in HIV’in neden olduğu hastalığın son klinik evresi olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Grip benzeri belirtilerle başlıyor</strong></p>

<p>HIV virüsünün vücuda girmesini takip eden ilk bir ay içinde genellikle grip benzeri şikayetlerle kendini gösterdiğini belirten Vudalı, bu dönemde belirtilerin kolayca gözden kaçabildiğine işaret etti.</p>

<p>Vudalı, ilk aşamada hiçbir belirti görülmeyebileceği gibi; hızlı kilo kaybı, kuru öksürük, tekrarlayan yüksek ateş, gece terlemeleri, açıklanamayan halsizlikle koltuk altı, kasık veya boyun lenf bezlerinde büyüme gibi yakınmaların ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>

<p>Üç evreden oluşan hastalığın "sessiz dönemi" hakkında da bilgi veren Vudalı, "Bu dönemde belirgin bir bulgu gözlenmez. Ortalama 2 ila 10 yıl sürebilen bu süreçte bağışıklık sistemi sinsice zayıflar. Tedavi edilmediği takdirde, ciddi şekilde çöken bağışıklık nedeniyle vücutta fırsatçı enfeksiyonlar ve bazı kanser türleri gelişir" uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“Virüs vücuda girdikten sonra tamamen yok edilemez”</strong></p>

<p>Virüsün vücuda girdikten sonra onu tamamen yok edecek bir tedavinin henüz olmadığını belirten Dr. Emre Vudalı, ancak modern tıp sayesinde virüs yükünün 3 ila 6 ay içerisinde baskılanarak negatife (saptanamaz düzeye) indirilebildiğini ifade etti.</p>

<p>Vudalı, "Hastalığı vücuttan tamamen arındırma tedavisi yok ama virüs baskılanıp yönetilebiliyor.” dedi.</p>

<p><strong>İsim vermeden test yaptırmak mümkün</strong></p>

<p>HIV’in yasal olarak bildirilmesi zorunlu hastalıklar kapsamında olduğunu hatırlatan Vudalı, tanı için herhangi bir laboratuvarda yapılacak basit bir kan testinin yeterli olduğunu söyledi. Ülkedeki tüm devlet hastanelerinde ve birçok özel laboratuvarda bu testlerin güvenle yapıldığını belirtti.</p>

<p>Toplumsal baskı ve damgalanma korkusu yaşayan bireyler için önemli bir kolaylığı paylaşan Vudalı, şu bilgiyi verdi:</p>

<p>"Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde isim vermeden test yaptırmak mümkündür. Bireylerin bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurması yeterlidir. Hastanemizde görevli 4 enfeksiyon uzmanı bu süreçleri gizlilik içinde yürüterek hastaların tedavilerini üstleniyor."</p>

<p><strong>Yalancı pozitiflik çıkabilir</strong></p>

<p>Tanının kan testi sonucu konulduğunu, ilk yapılan tarama testlerinin sadece "ön tanı" niteliğinde olduğunu belirten Vudalı, bazen “yalancı pozitif” sonuçlar alınabildiğini, bu nedenle kesin tanı için mutlaka ileri tetkik yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Günlük sosyal ilişkilerle bulaşmaz"</strong></p>

<p>Doğru zamanda ve düzenli tedaviye başlayan HIV pozitif kişilerin son derece kaliteli, sağlıklı ve uzun bir ömür sürebileceğini belirten Vudalı, bu kişilerin normal bir aile ve iş hayatına sahip olabileceğini, hatta HIV pozitif annelerin tıp desteğiyle tamamen sağlıklı, virüs taşımayan bebekler dünyaya getirebileceğini vurguladı.</p>

<p>Toplumdaki en büyük engelin bilgisizlik ve buna bağlı gelişen ön yargılar olduğunu ifade eden Dr. Emre Vudalı, halk arasında HIV pozitif kişi ile "aynı ortamda bulunmama, el sıkışmama, aynı bardaktan su içmeme" gibi yersiz korkuların yaşandığını, hatta bazı hastaların iş hayatından dışlanarak mağdur edildiğini söyledi.</p>

<p>Vudalı; HIV’in el sıkışmakla, sarılmakla, sosyal ilişkilerle, ortak çatal-kaşık, havuz, tuvalet kullanımıyla, öpüşmekle, ter veya tükürük salgısıyla bulaşmayacağının altını çizdi.</p>

<p>Dr. Emre Vudalı, düzenli tedavi altında olan ve kanındaki virüs yükü saptanamayacak düzeye düşürülen kişilerin bulaştırıcılık riskinin yok denecek kadar azaldığını, dolayısıyla hastalığın AIDS evresine ilerlemediğini yineledi.</p>

<p><strong>Risk grupları ve korunma yolları</strong></p>

<p>Pozitif tanı alan kişilerin hekime genellikle yoğun bir ölüm endişesi ve dışlanma korkusuyla başvurduğunu söyleyen Vudalı, toplumdaki bu bakış açısının değişmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Erken tanının hem bireyin sağlığını korumak hem de toplumsal bulaş zincirini kırmak açısından hayati olduğunu belirten Vudalı; korunmasız cinsel ilişki yaşayanların, birden fazla partneri olanların, ortak enjektör kullanan damar içi ilaç bağımlılarının, HIV pozitif kişiyle korunmasız temas kuranların ve erkekler arası eşcinsel ilişki yaşayan bireylerin risk altında olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>"13-64 yaş arasındaki herkes en az bir kez test yaptırmalı"</strong></p>

<p>Kimlerin hangi sıklıkla test yaptırması gerektiğine de değinen Vudalı, “13 ile 64 yaş arasındaki her bireyin hayatında en az bir kez HIV testi yaptırmasını öneriyoruz” dedi.</p>

<p>Belirli risk faktörlerine sahip kişilerin ise daha sık test yaptırması gerektiğini söyleyen Vudalı, erkek eşcinsel ve biseksüel bireylerin her 3 ila 6 ayda bir düzenli test yaptırmasının faydalı olacağını belirtti.</p>

<p><strong>“Kondom hala en güvenli koruma yöntemi”</strong></p>

<p>Kondom (prezervatif) kullanımının halen en güvenilir korunma yöntemi olduğunu vurgulayan Vudalı, cinsel ilişkinin her türünde doğru prezervatif kullanımının bulaş riskini sıfıra yaklaştırdığını ifade etti.</p>

<p>Vudalı ayrıca, riskli temas öncesinde korunma sağlayan PrEP (Pre-exposure prophylaxis) ilacının 2012'den beri kullanıldığını; olası riskli temastan sonraki ilk 2 ila 72 saat içinde başlanması gereken PEP (Post-exposure prophylaxis) tedavisinin ise 28 gün kesintisiz kullanıldığında bulaş riskini ortalama yüzde 80 oranında azalttığını aktardı.</p>

<p>Geçmiş yıllarda HIV pozitif olduğu saptanan yabancı uyruklu kişilerin doğrudan sınır dışı (deport) edildiğini hatırlatan Dr. Emre Vudalı, bu konudaki yeni ve insani düzenlemeyi paylaştı.</p>

<p>Vudalı, "Virüsü ülkemizde kaptığı belirlenen ve düzenli tedaviyle bulaştırıcılığı bulunmayan yabancı uyruklu kişilerin artık doğrudan sınır dışı edilmemesi yönünde düzenleme yapıldı. Bu kişiler tedavilerini sürdürerek ülkemizde yasal olarak yaşamaya devam edebiliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Eğitimcilere ve medyaya çağrı</strong></p>

<p>Dr. Emre Vudalı, sağlıklı bir gelecek inşa etmek adına cinsel eğitim ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar konusunun okul müfredatlarına dahil edilmesi ve toplum genelinde bilimsel farkındalık seminerlerinin yaygınlaştırılması çağrısında da bulundu.</p>

<p>Medyada kullanılan "korkutucu, karanlık ve damgalayıcı görsellerin" toplumdaki yersiz korkuyu beslediğini de vurgulayan Vudalı, hasta gizliliğinin korunmasının en önemli konu olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kibrisinsesi.com/vudalidan-hiv-aciklamasi-risk-grubundakiler-duzenli-test-yaptirmali</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisinsesi-com/uploads/2026/07/kibrisin-sesi-27.jpg" type="image/jpeg" length="73305"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antarktika turizmi hastalık endişelerini artırıyor: Hantavirüs tespit edilen gemi yalnızca başlangıç olabilir!]]></title>
      <link>https://www.kibrisinsesi.com/antarktika-turizmi-hastalik-endiselerini-artiriyor-hantavirus-tespit-edilen-gemi-yalnizca-baslangic-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisinsesi.com/antarktika-turizmi-hastalik-endiselerini-artiriyor-hantavirus-tespit-edilen-gemi-yalnizca-baslangic-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antarktika’nın yanı sıra çeşitli izole adaları da ziyaret eden MV Hondius adlı gemide yaşanan Hantavirüs salgını nedeniyle üç kişi yaşamını yitirmiş, 7 kişide de hastalık tespit edilmişti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İklim değişikliği nedeniyle Antarktika’daki buzulların geri dönülmez biçimde eriyebileceğine yönelik endişeler, kıtanın turistik cazibesini artırıyor. Ancak uzmanlar, Antarktika’ya yönelik hızla büyüyen turizmin çevresel kirlenme, hastalık ve ekosistem tahribatı riskini de beraberinde getirdiği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>AP'de yer alan habere göre, yüksek maliyetler ve uzun yolculuk süreleri nedeniyle kıtaya ziyaretçi sayıları hâlâ sınırlı olsa da artış hızının bilim insanları ve çevrecileri alarma geçirdiği belirtiliyor. Konu, Hollanda bayraklı MV Hondius adlı gemide düzenlenen uzun süreli kutup turunda görülen ölümcül hantavirüs salgınının ardından yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Turist seferlerinin büyük bölümü, dünyanın en hızlı ısınan bölgelerinden biri olan Antarktika Yarımadası’na düzenleniyor. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) verilerine göre, 2002-2020 yılları arasında Antarktika’da yılda ortalama 149 milyar metrik ton buz eridi.</p>

<p>En yaygın rotalardan biri, Arjantin’den güneye doğru Antarktika’ya ulaşıp ardından Afrika kıyıları boyunca kuzeye yönelmek. MV Hondius da bu güzergâhı izleyen gemiler arasında yer aldı.</p>

<p>Antarktika ve Güney Okyanusu Koalisyonu adlı çevre örgütünün direktörü Claire Christian, Antarktika’nın eşsiz doğasının ziyaretçiler üzerinde güçlü bir etki bıraktığını belirterek, “Burada görülen manzaralar dünyanın başka hiçbir yerinde yok. Balinalar, foklar, penguenler ve buz dağları gerçekten büyüleyici” dedi.</p>

<p>Uluslararası Antarktika Tur Operatörleri Birliği verilerine göre, 2024 yılında 80 binden fazla turist Antarktika kıtasına ayak bastı, 36 bin kişi ise kıtayı gemilerden gözlemledi. Endişeli Bilim İnsanları Birliği, Antarktika turizminin son 30 yılda 10 kat büyüdüğünü tahmin ediyor.</p>

<p>Avustralya’daki Tazmanya Üniversitesi’nde Antarktika hukuku alanında çalışan akademisyen Hanne Nielsen’e göre, buzullarda seyahat edebilen gemi sayısının artması ve teknolojik gelişmeler sayesinde maliyetlerin düşmesiyle ziyaretçi sayısı önümüzdeki 10 yılda daha da yükselebilir. Üniversitedeki araştırmacılar, yıllık ziyaretçi sayısının üç ya da dört kat artarak 400 binin üzerine çıkabileceğini öngörüyor.</p>

<p>Nielsen, bazı turistlerin “son şans turizmi” anlayışıyla Antarktika’ya gittiğini, insanların hızla değişen ve eriyen bu coğrafyayı tamamen yok olmadan önce görmek istediğini söyledi.</p>

<h2>Bulaş riski</h2>

<p>Yetkililer, MV Hondius gemisinden kaynaklanan herhangi bir çevresel bulaşma tespit edildiğine dair bir bulgu açıklamadı. Bununla birlikte, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre göçmen kuş sürüleri son yıllarda kuş gribini Güney Amerika’dan Antarktika’ya taşıdı.</p>

<p>Salgının ardından Uluslararası Antarktika Tur Operatörleri Birliği ve diğer kuruluşlar, turistlerin davranış ve hijyen kurallarını daha da sıkılaştırdı. Amaç hem ziyaretçilerin hastalıklardan korunması hem de Antarktika’nın hassas ekosisteminin istilacı türlerden etkilenmesinin önüne geçmek.</p>

<p>Bu kapsamda turistlerden hayvanlardan uzak durmaları ve ayakları dışında hiçbir ekipmanın doğrudan zemine temas etmemesi isteniyor.</p>

<p>Daha önce rehber olarak beş kez Antarktika seferine katılan akademisyen Hanne Nielsen, “Güneye giden herkesin uyması gereken kurallar var” dedi. Nielsen, mürettebat ve yolcuların ayakkabılarını ve ekipmanlarını böcek, tüy, tohum ve mikrop taşıyabilecek kirlerden arındırmak için elektrik süpürgesi, dezenfektan ve fırçalar kullandığını anlattı. Nielsen, “Botların diliyle bağcıkları arasında bile pek çok şey bulunabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kruvaziyer gemileri geçmişte de norovirüs gibi hızla yayılabilen salgınlarla gündeme gelmişti. 2020 yılında Diamond Princess adlı kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan COVID-19 salgını, gemiyi o dönemde henüz tam olarak tanınmayan virüs için bir yayılma merkezine dönüştürmüştü. Hantavirüs ise genellikle enfekte kemirgen dışkılarının solunması yoluyla bulaşıyor.</p>

<h2>Gemide Hantavirüs krizi</h2>

<p>MV Hondius adlı geminin düzenlediği ada turlu sefer, 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia kentinden başladı. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre gemi, Antarktika’nın yanı sıra çeşitli izole adaları da ziyaret etti.</p>

<p>DSÖ Salgın ve Pandemi Hazırlık Direktörü Maria Van Kerkhove, kurumun gemide insandan insana bulaş ihtimalini araştırdığını açıkladı. Van Kerkhove, ilk enfekte kişinin virüsü muhtemelen gemiye binmeden önce kaptığını düşündüklerini belirtirken, yetkililerin kendilerine gemide fare bulunmadığı bilgisini verdiğini söyledi.</p>

<p>Antarktika, 1959 yılında imzalanan Antarktika Antlaşması kapsamında yalnızca barışçıl amaçlarla kullanılacak bir bilimsel koruma alanı olarak yönetiliyor. Antlaşma sonrasında kabul edilen kurallar ise, bölgeye yapılan ziyaretlerin Antarktika’nın çevresine, bilimsel çalışmalarına ve doğal estetik değerlerine zarar vermemesini amaçlıyor.</p>

<p>Şirketler ve bilimsel araştırma ekipleri, Antarktika’daki faaliyetler için biyogüvenlik kurallarına gönüllü olarak uyuyor ve çevresel etki değerlendirmeleri hazırlıyor.</p>

<p>Antarktika ve Güney Okyanusu Koalisyonu Direktörü Claire Christian, antlaşmanın yazıldığı dönemde bölgeye gelen turist sayısının bugünkünden çok daha düşük olduğunu söyledi.</p>

<p>Christian, Japonya’nın Hiroşima kentinde düzenlenecek Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, “Dünyadaki diğer hassas ve değerli ekolojik alanlarda olduğu gibi burada da faaliyetlerin uygun şekilde düzenlenmesi gerekiyor” dedi.</p>

<p>Toplantıda Antarktika’daki penguenler, balinalar, deniz kuşları, foklar ve besin zincirinin temelini oluşturan krill adı verilen küçük deniz canlılarının korunmasına yönelik çağrıların güçlendirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Buna rağmen buzlarla kaplı kıta, ziyaretçiler için cazibesini korumaya devam ediyor.</p>

<p>Christian, “Antarktika’da bıraktığınız bir ayak izi 50 yıl sonra bile hâlâ orada olabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Gazete Oksijen</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Haberler, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kibrisinsesi.com/antarktika-turizmi-hastalik-endiselerini-artiriyor-hantavirus-tespit-edilen-gemi-yalnizca-baslangic-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisinsesi-com/uploads/2026/05/antarktika-turizmi-hastalik-endiselerini-artiriyor-hantavirus-tespit-edilen-gemi-yalnizca-baslangic-olabilir-nh3q.jpg" type="image/jpeg" length="87154"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir egzersiz 8 kronik hastalık riskini azaltıyor]]></title>
      <link>https://www.kibrisinsesi.com/bir-egzersiz-8-kronik-hastalik-riskini-azaltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibrisinsesi.com/bir-egzersiz-8-kronik-hastalik-riskini-azaltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim camiasında uzun zamandır kabul edilen "daha fazla hareket, daha az otur" önerisi, daha ayrıntılı bir yaklaşımın yerini alıyor. European Heart Journal’da yayımlanan araştırma, günlük fiziksel aktivitelerin küçük bir kısmını bile “yüksek yoğunluklu” hale getirmenin sekiz farklı kronik hastalık riskini önemli ölçüde azalttığını göstermektedir.</p>

<p>Araştırmacılar, Birleşik Krallık Biobank verilerini kullanarak yaklaşık 470.000 kişiyi 9 yıl boyunca izlediler.</p>

<p>Çıkan sonuçlar, toplam fiziksel aktivite düzeyinin yalnızca %4'ünü yüksek yoğunluklu egzersizlere ayıran bireylerin, bu egzersizleri yapmayanlara göre çok daha sağlıklı olduğunu ortaya koymuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yüksek Yoğunluklu Egzersizin Sağladığı Önemli Risk Azaltma Oranları</h2>

<ul>
 <li>Demans: %63</li>
 <li>Tip 2 Diyabet: %60</li>
 <li>Yağlı Karaciğer Hastalığı: %48</li>
 <li>Ölüm Riski (Tüm Nedenlerden): %46</li>
 <li>Kronik Solunum Yolu Hastalıkları: %44</li>
 <li>Kronik Böbrek Hastalığı: %41</li>
 <li>Bağışıklık Sistemi Hastalıkları: %39</li>
 <li>Kardiyovasküler Olaylar: %31</li>
 <li>Atriyal Fibrilasyon (Kalp Ritmi Bozukluğu): %29</li>
</ul>

<h2>“Yüksek Yoğunluklu” Ne Demektir?</h2>

<p>Bir aktivitenin yüksek yoğunluklu olduğunu belirlemenin en basit yolu, **“konuşma testi”** uygulamakta yatmaktadır. Eğer egzersiz yaparken tam cümleler kurabiliyorsanız, bu düşük veya orta yoğunluklu bir aktivitedir. Ancak sadece birkaç kelime söyleyebileceğiniz kadar nefes nefese kalıyorsanız, bu yüksek yoğunluklu bir aktivite demektir.</p>

<p>Koşmak, hızlı bisiklet sürmek, merdivenleri hızla çıkmak veya ağır alışveriş torbalarını yukarı taşımak gibi aktiviteler bu tanıma girmektedir.</p>

<h2>Günlük Hayata Nasıl Entegre Edilir?</h2>

<p>Uzmanlar, bu faydaları elde etmek için profesyonel bir sporcu olmanın gerekmediğini vurgulamaktadır. Günde sadece birkaç dakikalık yoğun çaba bile etkili olacaktır:</p>

<ul>
 <li>Kısa Patlamalar: Asansör yerine merdivenleri hızlı bir şekilde kullanın.</li>
 <li>Hızlı Yürüyüş: İşe veya markete giderken adımlarınızı hızlandırın.</li>
 <li>İnterval Çalışma: Yürüyüş veya yüzme sırasında 30 saniye ile 1 dakika aralığında hızınızı artırıp sonra yavaşlayın.</li>
</ul>

<p>Özellikle yaşlı bireyler veya hareket kısıtlılığı olan kişiler için “yoğunluk” kavramı, kişisel kondisyona göre değişir. Bu gruptaki kişiler için sandalyeden hızlı bir şekilde kalkıp oturmak bile yüksek yoğunluklu bir aktivite olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Herhangi bir yeni egzersiz programına başlamadan önce mutlaka bir doktora danışılması önerilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberler, Spor, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kibrisinsesi.com/bir-egzersiz-8-kronik-hastalik-riskini-azaltiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibrisinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/kibrisinsesi-com/uploads/2026/04/0x0-11.webp" type="image/jpeg" length="39637"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
