HÜR-İŞ ve KAMU-İŞ Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Kıbrıs Postası TV ekranlarında Gökhan Altıner’in konuğu oldu. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Serdaroğlu, hayat pahalılığı, asgari ücret, hükümet politikaları ve maaş tartışmalarıyla ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı.
“SAYIN BAŞBAKAN’IN EN BÜYÜK DÜŞMANI ENFLASYONDUR”
Serdaroğlu, sendikaların hükümetin karşısında değil, çözümün parçası olduğunu belirterek, “Biz onun düşmanı değiliz. Sayın Başbakan’ın en büyük düşmanı enflasyondur” dedi.
Enflasyonla mücadelede sendikaların ve örgütlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Serdaroğlu, hükümetin eleştirileri düşmanlık olarak görmek yerine öz eleştiri olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Yıllardır teşvik adı altında bazı kesimlerin vergiden muaf tutulduğunu savunan Serdaroğlu, “Devlet sayesinde zengin hale geldiler, bugün devlete bağış yapıyorlar. Böyle bir durum kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullandı.
“ÇALIŞMA BAKANI ÇALIŞANDAN TARAF OLMAK ZORUNDADIR”
Çalışma Bakanlığı’nın çalışanların hakkını koruması gerektiğini dile getiren Serdaroğlu, hayat pahalılığı oranının görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.
Zor durumdaki işletmelere destek verilmesinin gerekli olduğunu ancak bunun görevinin Çalışma Bakanlığı değil ekonomi yönetimi olduğunu belirten Serdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: “Hayat pahalılığı oranında artışı ödeyemeyecek işletmeler varsa bunlar tespit edilip desteklenmelidir. Ancak siz hayat pahalılığı oranını bile tam vermeden, işletmelerin gerçekten zor durumda olup olmadığına bakmaksızın hareket ediyorsunuz ve bununla övünüyorsunuz. Oysa bu övünç sizi batırıyor.”
“HAYAT PAHALILIĞI BİR LÜTUF DEĞİLDİR”
Hayat pahalılığı uygulamasının maaş artışı ya da bir ayrıcalık gibi sunulmasına tepki gösteren Serdaroğlu, bunun yasal bir zorunluluk olduğunu kaydetti.
Piyasadaki fiyat artışlarının maaşlara yansıtılmasının ekonomik dengeyi sağlamak adına yapıldığını ifade eden Serdaroğlu, “Siz piyasadaki zamları yönetemezseniz ve hayat pahalılığı oluşursa bunun maaşlara entegre edilmesi gerekir” dedi.
Sorunun maaşlar değil, hayat pahalılığını oluşturan temel giderler olduğunu belirten Serdaroğlu, hükümetin enerji ve akaryakıt gibi maliyetlere müdahale etmesi gerektiğini söyledi.
“FİYAT İSTİKRAR FONU’NU UNUTTULAR”
Tüp gaz fiyatları üzerinden örnek veren Serdaroğlu, Ocak ayında yaklaşık 500 TL olan tüp gazın bugün 815 TL’ye yükseldiğini ve bunun yüzde 46.8’lik artış anlamına geldiğini ifade etti.
Hükümetin bu artışlara karşı etkili bir politika geliştiremediğini savunan Serdaroğlu, Fiyat İstikrar Fonu’nun devreye sokulması gerektiğini belirtti.
“Eğer bu fonda kaynak birikmiş olsaydı, tüp gazı getiren tedarikçi sübvanse edilebilirdi. Böylece fiyatlar bu kadar kısa sürede bu seviyeye çıkmazdı” diyen Serdaroğlu, asgari ücret artışının tek başına başarı olarak gösterilemeyeceğini söyledi.
“ASGARİ ÜCRETLİ 11 TÜP GAZ DAHA AZ ALABİLİYOR”
2025 yılında net asgari ücretin 37 bin 818 TL’den 52 bin 758 TL’ye yükseldiğini hatırlatan Serdaroğlu, buna rağmen alım gücünün düştüğünü savundu. “Asgari ücreti artırdık diye övünüyorlar ama mesele sadece ekmek değildir” diyen Serdaroğlu, elektrik, tüp gaz ve temel giderler üzerinden hesap yapılması gerektiğini kaydetti.
Serdaroğlu, “Asgari ücretli bugün geçen yıla göre yaklaşık 11 tüp gaz daha az alabiliyor. İnsanların gerçek yaşam maliyeti budur” ifadelerini kullandı.
“MAAŞLAR DEĞİL, YÖNETİMSEL HATALAR TARTIŞILMALI”
Maaşlar üzerinden yürütülen tartışmaları “çirkin” olarak nitelendiren Serdaroğlu, toplumdaki gelir uçurumlarının nedenlerinin araştırılması gerektiğini söyledi.
“Maliyenin yüzde 75’i maaşlara gidiyor” söyleminin doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Serdaroğlu, esas sorunun kaynakların doğru yönetilmemesi olduğunu savundu.
Serdaroğlu, “Gelirlerinizi artırmazsanız, giderleriniz her zaman tartışma konusu olur” diyerek hükümetin mali politikalarını eleştirdi.