Haberler

Tibuk: Kuzey Kıbrıs bölgenin en cazip yaşam ve yatırım merkezi olabilir

Net Holding Yönetim Kurulu Başkanı Besim Tibuk, Kuzey Kıbrıs’ın iklimi, denizi, güvenliği, stratejik konumu, bağımsız yargısı ve yaşam kalitesiyle büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, KKTC’nin doğru politikalarla bölgenin en güçlü yatırım ve yaşam merkezlerinden biri haline gelebileceğini söyledi.

Kanal Serbesti’de Reşat Akar’ın konuğu olan Net Holding Yönetim Kurulu Başkanı Besim Tibuk, Kuzey Kıbrıs ekonomisi, turizm sektörü, yabancı yatırımcı politikaları ve ülkenin uluslararası tanıtımıyla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Tibuk, KKTC’nin sahip olduğu avantajların daha güçlü bir ekonomik vizyona dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de yabancı yatırımcıyı çekmeye yönelik gündeme gelen vergi ve ikamet düzenlemelerini değerlendiren Tibuk, benzer modellerin Kuzey Kıbrıs için de önemli fırsatlar yaratabileceğini ifade etti. Özellikle yurt dışından gelir elde eden, güvenli ve huzurlu bir ülkede yaşamak isteyen yatırımcılar, iş insanları ve emekliler için KKTC’nin son derece cazip bir seçenek olabileceğini belirtti.

“KKTC’nin avantajları doğru anlatılmalı”

Tibuk, Kuzey Kıbrıs’ın üç kıtanın kesişim noktasında yer almasının büyük bir stratejik değer taşıdığını söyledi. Ülkenin iklimi, doğal güzellikleri, denizi, güvenli yaşam ortamı ve insan yapısının çok güçlü bir ekonomik hikâyeye dönüşebileceğine dikkat çekti.

KKTC’nin yalnızca turistik bir destinasyon olarak değil; aynı zamanda yaşanabilir, güvenli ve yatırım yapılabilir bir ülke olarak da konumlandırılması gerektiğini belirten Tibuk, bu avantajların dünyaya daha etkili anlatılması gerektiğini söyledi.

“Zengin yatırımcı ve emekliler için cazibe merkezi olabilir”

Besim Tibuk, Kuzey Kıbrıs’ın kalkınma vizyonunda yüksek gelir grubuna yönelik yaşam ekonomisinin önemli bir yer tutması gerektiğini ifade etti.

Tibuk’a göre KKTC, yurt dışında gelir elde eden ancak Akdeniz’de güvenli, huzurlu ve kaliteli bir yaşam arayan insanlar için özel bir merkez haline gelebilir. Bu kişilerin ülkede konut alması, yaşaması, harcama yapması, yerel işletmelerden hizmet alması ve ekonomiye düzenli katkı sağlaması, KKTC için önemli bir gelir modeli oluşturabilir.

Bu yaklaşımın doğrudan vergi gelirinden daha geniş bir etki yaratabileceğini vurgulayan Tibuk, ülkeye gelen nitelikli sermayenin; konuttan mobilyaya, otomobilden restorana, sağlıktan eğitime kadar birçok sektörü hareketlendireceğini belirtti.

İskele örneği: “Yaşam alanı modeli doğru okunmalı”

Programda İskele bölgesindeki yapılaşmaya da değinen Tibuk, bölgedeki projelerin yalnızca konut satışı üzerinden değil, yaşam alanı sunma fikriyle başarı yakaladığını söyledi.

Tibuk, İskele’deki birçok projenin havuzları, yürüyüş alanları, sosyal tesisleri, spor alanları ve site içi yaşam imkânlarıyla uluslararası alıcıya güçlü bir yaşam vaadi sunduğunu belirtti. Bu pazarlama anlayışının doğru değerlendirildiğinde KKTC için önemli bir model olabileceğini ifade etti.

Ancak Tibuk, yatırımcıyı tedirgin eden düzenlemelerin bu ivmeyi zayıflatabileceğine dikkat çekerek, Kuzey Kıbrıs’ın sermayeyi ürküten değil, güven veren politikalarla yol alması gerektiğini vurguladı.

“Güvenlik KKTC’nin en büyük değerlerinden biri”

Besim Tibuk’un en dikkat çekici vurgularından biri de güvenlik konusu oldu. Avrupa’nın birçok büyük kentinde sokak güvenliğiyle ilgili sorunların arttığını dile getiren Tibuk, Kuzey Kıbrıs’ın bu alanda çok önemli bir avantaja sahip olduğunu söyledi.

KKTC’de insanların huzur içinde yaşayabildiğini, güvenlik duygusunun günlük hayatın önemli bir parçası olduğunu belirten Tibuk, bunun uluslararası tanıtımda daha güçlü kullanılabilecek stratejik bir değer olduğunu ifade etti.

Tibuk, KKTC’nin polisi, yargısı ve özgür basın ortamıyla bölgedeki birçok ülkeye göre güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirterek, bu değerlerin korunması ve dünyaya doğru anlatılması gerektiğini söyledi.

“KKTC kendi haklılığını daha güçlü anlatmalı”

Kıbrıs meselesine de değinen Tibuk, Türk tarafının geçmişte çözüm iradesi ortaya koyduğunu, ancak bu iradenin uluslararası kamuoyuna yeterince güçlü anlatılamadığını belirtti.

Annan Planı sürecinde Türk tarafının “evet”, Rum tarafının ise “hayır” dediğini hatırlatan Tibuk, bu gerçeğin dünya kamuoyuna daha etkili şekilde aktarılması gerektiğini söyledi.

Tibuk’a göre KKTC’nin en önemli eksikliklerinden biri, sahip olduğu haklı argümanları uluslararası alanda yeterince sürekli, güçlü ve profesyonel biçimde anlatamaması.

Turizm için yeni dönem mesajı

Bölgesel savaşlar, enerji fiyatları ve ekonomik dalgalanmaların turizm sektörünü doğrudan etkileyebileceğini belirten Tibuk, KKTC’nin bu süreçlerde dikkatli ama vizyoner hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Tibuk, turizmin yalnızca klasik tatil anlayışıyla değil; güvenli yaşam, kaliteli konaklama, marina, sağlık, eğitim, gastronomi, kongre ve turnuva turizmi gibi farklı alanlarla desteklenmesi gerektiğini ima etti.

Kuzey Kıbrıs’ın doğru planlama ve doğru tanıtımla Akdeniz’de çok daha güçlü bir destinasyon haline gelebileceğini belirten Tibuk, ülkenin sahip olduğu değerlerin ekonomik büyümeye dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

“KKTC daha zengin ve müreffeh bir ülke olabilir”

Besim Tibuk, Kuzey Kıbrıs’ın geleceğine dair olumlu mesajlar da verdi. Ülkenin insan yapısı, güvenlik ortamı, doğal güzellikleri ve stratejik konumuyla çok güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirten Tibuk, doğru kararlarla KKTC’nin daha zengin, daha rahat ve daha müreffeh bir ülke olabileceğini söyledi.