BBC News tarafından yürütülen ve farklı kaynaklara dayanan kapsamlı araştırma, Yunanistan’ın kuzeydoğusundaki Meriç (Evros) sınır hattında yıllardır sürdüğü iddia edilen yasa dışı geri itme uygulamalarına yeni bir boyut ekledi. Araştırma, Yunan polisinin, göçmenlerden oluşturulan maskeli grupları kullanarak sınırı geçen diğer göçmenleri Türkiye’ye zorla geri gönderdiğini ortaya koyuyor.
Belgeler, tanıklar ve sızıntılar ne diyor?
BBC, bulgularını göçmenlerle yapılan görüşmeler, eski “milis” ifadeleri, polis kaynakları, iç yazışmalar ve sızdırılmış mesaj kayıtlarına dayandırdı. İncelenen belgelerde, sınır muhafızlarının bu kişileri nasıl organize ettiğine dair detaylar yer aldı.
Bir disiplin soruşturmasında ifade veren sınır görevlilerinden biri, üstlerine “milislerin kadın göçmenlere tecavüz ettiği” yönünde bilgi ilettiklerini söyledi. Aynı ifadelerde, bu kişilerin “illegal boatmen” (kaçak kayıkçılar) olarak adlandırıldığı ve operasyonlarda aktif rol aldığı belirtildi.
Polisler arasında iletişim için Viber kullanıldığı, geri itme planlarının ise “X persons to the operation by Special Team” gibi kodlu mesajlarla iletildiği aktarıldı.
Şiddet iddiaları sistematik
Tanık ifadeleri ve raporlar, şiddetin münferit değil, sistematik olduğuna işaret ediyor.
Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex bünyesindeki Temel Haklar Ofisi’nin 2023 tarihli bir raporunda, 10 ila 20 “üçüncü ülke vatandaşı”nın Yunan güvenlik güçlerinin talimatıyla hareket ettiği belirtildi.
Raporda, göçmenlerin şu muamelelere maruz kaldığı kaydedildi:
- Fiziksel darp ve bayılana kadar dövülme
- Ölüm ve tecavüz tehditleri
- Cinsel içerikli aramalar
- Bıçaklama ve bağlama
- Kişisel eşyaların gaspı
Aynı rapora göre, göçmenler daha sonra zorla Türkiye’ye geri gönderildi. Bu durumun Avrupa Birliği insan hakları hukukunu ihlal ettiği vurgulandı.
“Nehre götürülüp zorla geri atıldık”
Suriye’den gelen Amal, ailesiyle birlikte Yunanistan’da sığınma başvurusu yaptıktan sonra polis tarafından gözaltına alındıklarını anlattı. Amal, kendileriyle birlikte yaklaşık 20 kişinin maskeli kişilere teslim edildiğini söyledi:
“Çocuğumun bezini bile çıkardılar. Değerli bir şey arıyorlardı. Çok korktu.”
Amal’ın ifadesine göre grup, sopalarla yönlendirilerek nehir kıyısına götürüldü. Direnenler dövüldü.
Bir diğer Suriyeli göçmen Ahmad ise polis tarafından dövüldükten sonra onlarca kişiyle birlikte kamyonlara bindirildiğini ve havasızlıktan nefes alamadıklarını anlattı. Ahmad, nehirde botlara bindirildiklerini ve Türkiye tarafına geçmeye zorlandıklarını söyledi:
“İnmezsen seni suya atıyorlardı. Akıntı insanı sürükleyebilirdi. Umurlarında değildi.”
“Milisler” kimlerden oluşuyor?
BBC’ye göre bu gruplar çoğunlukla Pakistan, Afganistan ve Suriye kökenli göçmenlerden seçiliyor.
Tanıklara göre bu kişilere, nakit para, diğer göçmenlerden alınan telefon ve eşyalar Yunanistan içinde hareket serbestisi sağlayan belgeler gibi “ödüller” veriliyor.
Faslı Marwan, 2020’de gözaltındayken bu yapıya katılmaya zorlandığını öne sürdü. “Hayır deseydim dövüleceğimi biliyordum” diyen Marwan, yaklaşık 10 hafta boyunca nehirde geri itme operasyonlarında görev aldığını anlattı.
Marwan, görevinin göçmenleri botlarla geri taşımak, botları kontrol etmek ve geride kalan eşyaları yakarak delilleri yok etmek olduğunu söyledi.
Fotoğraflar ve kimlik tespiti
BBC’ye ulaştırılan bir fotoğrafta, sivil giyimli ve maskeli bir grubun bir minibüs içinde görüntülendiği belirtildi. Yüz tanıma analizlerinin, bu kişilerden birinin “Mike” takma adlı Suriyeli bir eski milisle yüzde 90 oranında eşleştiği aktarıldı.
BBC’nin ulaştığı beş ayrı kaynak da bu kişinin kimliğini doğruladı. Ancak söz konusu kişi, avukatı aracılığıyla iddiaların “kanıtlanmamış” olduğunu savundu.
Mitsotakis: Haberdar değilim
Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, BBC’ye yaptığı açıklamada bu iddialardan haberdar olmadığını söyledi. Mitsotakis, ülkesinin sınırlarını koruduğunu ve Avrupa’nın büyük bir göç dalgasına izin vermemesi gerektiğini ifade etti.
Yunan makamları, BBC’nin ayrıntılı sorularına yazılı olarak yanıt vermedi.
Frontex ise sınırların hukuka uygun şekilde yönetilmesine destek verdiğini ve ihlallere göz yumulduğu iddialarını reddetti.
Hukuki ve siyasi sonuçlar ne olur?
Uluslararası hukuka göre, sığınma başvurusu değerlendirilmeden göçmenlerin sınır dışı edilmesi “geri itme” (pushback) olarak tanımlanıyor ve yasa dışı kabul ediliyor.
Yunanistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonu, 2020’den bu yana Evros bölgesinde 100’den fazla geri itme vakası kaydetti. Kurum başkanı Maria Gavouneli, BBC’nin bulgularının “son derece ciddi ve sistematik insan hakları ihlallerine işaret edebileceğini” belirtti.
BBC’ye konuşan bir avukat, 2023’te benzer bir olayda tecavüze uğradığını iddia eden Afgan bir kadın adına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapıldığını da açıkladı.
Araştırma, Avrupa’nın dış sınırlarında göç yönetimi politikalarının hukuki sınırları ve insan hakları boyutuna ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Kaynak: Gazete Oksijen