CTP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman, “Geleceğe imza: Sözünüz, Sözümüz” başlığıyla seçmene yönelik mesaj yayımladı.

Mesajında hedeflerini ve vaatlerini sıralayan Tufan Erhürman, “Biz, halka güveniriz. Halkla birlikte yürüyecek, halkla birlikte kazanacak, halkla birlikte yöneteceğiz” dedi.

CTP’den yapılan açıklamaya göre, Erhürman mesajında, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde sonuç alıcı bir müzakere süreci başlatacaklarını belirterek, Kıbrıslı Türklerin isteğinin, kurucu devletleri güçlü, dünyaca kabul edilen bir ortaklık olduğunu savundu.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Cumhurbaşkanı Adayı Erhürman, Cumhurbaşkanı olması halinde yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı makamının, Anayasa’nın emrettiği gibi tarafsız olacağını ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir liderlik sergileyeceğini vurguladı.

-Seçmene sesleniş…

Seçmene seslenişinde ülkenin ve halkın uzun zamandır yorgun olduğunu belirten Erhürman, “Biliyorum, kendinizi yılgın, hatta bıkkın hissediyorsunuz. Çözüm üretmeyen hatta sorunlara sorun ekleyen ‘yönetim’den, içimizde ve etrafımızda durmadan değişim yaşanırken kendimizi dışlanmış hissetmekten yorgunuz. Çözümsüzlüğün, iradesizliğin, gelecek kaygısının yüküyle yorgun…” ifadelerini kullandı.

İnsanların en çok da çocuklarını, torunlarını, ülkenin geleceğini düşünürken yorulduğunu, eskiden yurt dışına eğitime giden çocuklara, “bir an önce diplomanı al ve gel” derken, bugün, “gelme annem, gelme babam, orada kal” demek zorunda hissettiğini belirten ve bundan yorulduklarını savunan Erhürman, mesajında şunları kaydetti:

“Ama biliyorum ki yorgun olsak da yılgın değiliz. Yılmaya, umudu söndürmeye, vazgeçmeye hakkımız yok. Çünkü bir yanda, biz bu topraklarda en zor koşullarda var oluş mücadelesini bunları yaşayalım diye mi verdik diye soran büyüklerimiz, diğer yanda kendilerine geleceği, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürecekleri güzel bir ülkeyi borçlu olduğumuz çocuklarımız var. Ne yılgınlık gösteririz ne de umutsuzluğa teslim oluruz.”

Erhürman mesajında, “Bölmeye çalışırlar, birleştiririz. Parçalamaya çalışırlar, bütünleştiririz. Hiç kimsenin dışarıda kalmasına, kendisini dışarıda ve öteki hissetmesine izin vermeyiz” diyerek farklı düşünce ve inançlara sahip insanlar bulunduğunu, bunun demokrasinin gereği olduğunu vurguladı.

Erhürman, seçmene mektup nitelikli mesajında şunları belirtti:

“Bizim, bu güzel ülkede barış içinde bir arada yaşama irademiz de var. Cumhurbaşkanlığı bu halkın bütününü temsil eden makam. Bu halkı bir bütün olarak geleceğe, çok daha güzel bir geleceğe taşımakta kararlıyız.

Peki taraf mıyız? Elbette tarafız. Kavganın değil, diyaloğun; küslüğün değil barışın ve kardeşliğin; sorunun, krizin değil, çözümün; ayrışmanın değil, dayanışmanın tarafındayız.

Başaracağımıza inancımız da özgüvenimiz de tam. Bu özgüven, yalnızca bir kişiye ya da kendimize duyduğumuz güven değil; bu halkın yetişmiş insan potansiyeline olan inancımızdan geliyor. Ayrım gözetmeden, liyakate dayalı bir anlayışla birlikte çalıştığımızda, bu güzel ülkede çok güzel işler başaracağımızı biliyoruz.

Biz, halka güveniriz. Halkla birlikte yürüyecek, halkla birlikte kazanacak, halkla birlikte yöneteceğiz.”

-“Cumhurbaşkanlığı kapısı halkın tüm kesimlerine açık olacak”

Cumhurbaşkanı Adayı Tufan Erhürman, mesajında, “Toplumsal Birlik ve Kapsayıcı Temsil” başlığı altında yer verdiği görüşlerinde, seçilmesiyle yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı’nın kapısının, çocuklara, gençlere, engellilere, kadınlara, emekçilere, üretenlere, halkın tüm kesimlerine ve herkese açık olacağını belirtti.

“Cumhurbaşkanlığı, bir kişinin ve çevresindeki dar bir grubun makamı, sarayı, köşkü değildir. Bu halkın tüm kesimlerinin evidir.” İfadelerine yer veren ve mesajında “Neden Cumhurbaşkanı olmak istiyorsunuz?” sorusunu da yanıtlayan Erhürman, “Cevabım çok net: Benim için siyaset, bir makam elde etmek için değil; halkla birlikte başarmak içindir” ifadesini kullandı.

Erhürman söyle devam etti:

“24 saat ışıkları sönmeyen bir Cumhurbaşkanlığı’na ihtiyacımız var bizim. Bu ülkenin yetişmiş ve liyakat esasına göre seçilmiş insanlarının farklı odalarda, farklı masalarda, komitelerde, komisyonlarda bir araya geldiği ve mesai düşünmeden bu ülkenin sorunlarına çözüm ürettiği bir halk evi.

Bu ülkenin, bu halkın gailesini çeken herkesin, siyasi partisine, görüşüne, kendisinin veya ana babasının doğum yerine, inancına bakılmaksızın, bu ülke için, bu halk için çalıştığı, sivil toplum kuruluşundan yerel yönetimine, akademiden emek ve iş dünyasına kadar herkesin birlikte çalıştığı bir mekân…Orada birlikte konuşacak, birlikte karar vereceğiz.”

-“Halkımızın hak ve çıkarlarını merkeze alan, çözüm odaklı ve kararlı müzakere”

Erhürman, Kıbrıs sorunuyla ilgili değerlendirmesinde, halkın hak ve çıkarlarını merkeze alan, çözüm odaklı ve kararlı bir müzakere öngördüklerini belirtti; “Çözümsüzlük koşullarının sürmesine izin veremeyiz. Kıbrıs Türk halkı adadaki iki eşit kurucu ortaktan biridir, yok sayılamaz.” dedi.

Cumhurbaşkanı’nın görevlerinin başında Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüyle ilgili müzakereleri yürütmek bulunduğunu ancak beş yıldır müzakere olmadığını savunan Erhürman, şu görüşleri paylaştı:

“Geride bıraktığımız dönemde Kıbrıs Rum Liderliği, bu adanın tamamı ve Kıbrıs’ta yaşayan herkes adına egemenlik kullandı. Kıbrıslı Türkler bu adadaki iki eşit kurucu ortaktan biridir ve Kıbrıs Rum Liderliği tek başına böyle bir hakka sahip değildir.

Bu adada güvenlikle, deniz yetki alanlarıyla, enerjiyle, hidrokarbonlarla, ticaret yollarıyla ilgili bir karar alınacaksa, Kıbrıs Rum Liderliği bizi yok sayarak, görmezden gelerek, biz yokmuşuz gibi davranarak tek başına yapamaz bunu.

Ama çözümsüzlük koşullarında durum bu. Bunun böyle devam etmesine asla izin veremeyiz. Bunun böyle devam etmesi büyüklerimizin verdiği var oluş mücadelesine de, çocuklarımıza dair ideallerimize de ters.

Dünya, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesine defalarca şahitlik etti. Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesi buradadır ve bu irade buradayken Kıbrıs Türk halkının yok sayılmasının hiçbir meşru gerekçesi yoktur.”

-“Nasıl bir çözüm isteniyor?”

“Kıbrıs Türk halkı ne istediğini bilmektedir” diyen Erhürman, şunları belirtti:

“Bu adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olan bu halk, biri Kıbrıslı Türklere, diğeri Kıbrıslı Rumlara ait, dünyaca kabul edilen iki eşit kurucu devleti olan, bu devletlerin kendilerine ait yetkileri egemence kullanacakları, iki bölgeli, iki toplumlu ve iki toplumun, enerji gibi, deniz yetki alanları gibi, ticaret yolları gibi, adanın güvenliği gibi konularda siyasi eşitlik temelinde birlikte karar alacakları bir çözümü istemektedir.

Dünyada pek çok federasyon vardır. Kiminin adında federasyon sözcüğü varken, kiminin yoktur. Bu federasyonlardan kiminde merkezi yapı, kiminde kurucu devletler güçlüdür. Bunca yıldan sonra adadaki gerçeklere uygun olan, kurucu devletleri güçlü bir yapının yanında, yukarıda sayılanlar gibi konularda siyasi eşitlik temelinde ortak kararlar verilecek bir merkezi yapıya sahip olmaktır.”

-“Sonuç odaklı müzakere”

Erhürman, “Bizim derdimiz göstermelik değil, sonuç odaklı müzakeredir. Amacımız, gelecek belirsizliğini sonlandırmak, kapsamlı çözüme ulaşmaktır.” diyerek, seçilmesi halinde “Resmi müzakerelerin BM’nin bugüne kadarki sözlerine sahip çıktığını açıkça ilan ettiği ve temellendirdiği gün başlayacaklarını.” belirtti.

Yıllardır adada kapsamlı çözüm için müzakere edildiğini ancak sonuç alınamadığını; Annan Planı döneminde işin referandumlara kadar vardırıldığını, Crans Montana’da çözüme çok yaklaşıldığını ancak tüm dünyanın kabul ettiği gibi Kıbrıs Rum Liderliğini son anda çözüme ulaşılmasını engellediğini anlatan Erhürman, “Bu kez farklı olmalıdır. Nitekim bu ihtiyacı BM Genel Sekreteri Sn. Guterres de kabul etmektedir” dedi.

Erhürman, resmi müzakerelere başlanabilmesi için hassasiyetlerinin aslında Birleşmiş Milletler’in de ilkeleri olduğunu söyledi ve bunları şöyle sıraladı:

“a) Kıbrıs Rum Liderliği, BM Güvenlik Konseyi kararlarında ve bugüne kadarki yakınlaşmalarda yer aldığı gibi, dönüşümlü başkanlığı ve Kıbrıslı Türklerin iradesi dahil olmadıkça merkezi yapıda hiçbir karar alınamayacağını içerecek şekilde siyasi eşitliği teyit edecek,

b) Bir kez daha senelerce müzakere masasında oturulmasının engellenmesi için bir takvim belirlenecek,

c) Bugüne kadarki yakınlaşmaların, mesela mülkiyet konusunda varılan uzlaşıların yeniden tartışmaya açılmayacağı teyit edilecek,

d) Kıbrıs Rum Liderliği’nin bir kez daha masayı terk etmesi halinde Kıbrıs Türk halkının bugünkü statükoya geri dönmeyeceği baştan güvence altına alınacaktır.”

Erhürman, “Çünkü bizim derdimiz göstermelik değil, sonuç odaklı müzakeredir. Amacımız, gelecek belirsizliğini sonlandırmak, kapsamlı çözüme ulaşmaktır.” vurgusu yaptı.

Cumhurbaşkanı olması halinde kapsamlı çözüm müzakereleri başlayıncaya kadar yapılacakları da sıralayan Erhürman, “Çözüm iradesini yeniden dünyanın gündemine taşıyacak, mülkiyette herkesin kendini güvende hissetmesi ve tedirginliğin ortadan kalkması için kararlılıkla çalışacağız” dedi.

-Mülkiyet

Mesajında “mülkiyet” başlığına değinen Erhürman, “Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesi ortadayken, kapsamlı çözümün altı başlığından biri olan mülkiyet meselesi henüz çözüme kavuşturulmadı diye bireylerin veya yatırımcıların tek tek dava edilmesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Erhürman şöyle devam etti:

“Taşınmaz Mal Komisyonu, çözümsüzlük koşullarında dahi uluslararası hukuka bağlı kalma irademizin ifadesidir. Bu Komisyon, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesine, iki bölgelilik ilkesine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına dayanmaktadır.

Unutulmasın: Taşınmaz Mal Komisyonu, bizim kararlılığımız, öngörümüz ve diplomatik çabamız sayesinde AİHM tarafından etkili bir iç hukuk yolu olarak tanınmıştır.”

Erhürman, bu şartlarda Kıbrıs Rum Liderliği’nin hukuku siyasetin bir aracı haline getirmesine göz yumulamayacağını belirterek, buna sessiz kalmayacaklarını ve bu adaletsizliği tüm dünyaya anlatacaklarını vurguladı.

“Çözümsüzlük çözümdür” anlayışıyla mülkiyet sorununun çözülemeyeceğini ifade eden Erhürman, çözüm iradesini yeniden dünyanın gündemine taşıyacaklarını, mülkiyet konusunda herkesin kendini güvende hissetmesi ve tedirginliğin ortadan kalkması için kararlılıkla çalışacaklarını söyledi.

-Kimlik sorunu

Mesajında, karma evliliklerden doğan çocukların Avrupa Birliği vatandaşlığının engellenmesinin insan haklarına aykırı olduğunu vurgulayan Erhürman, “Hiçbir Kıbrıslı Rum lider, Kıbrıslı Türklerin kiminle, nerede evleneceğine, çocuğunu nerede dünyaya getireceğine karar verme yetkisine sahip değildir” dedi.

Bu sorunun mevcut yönetim tarafından görmezden gelindiğini savunan Erhürman, “Biz bu çocuklarımızın haklarının elbette takipçisi olacağız, gerekli tüm girişimleri ve baskıyı muhataplar nezdinde yapacağız” ifadelerini kullandı.

-Hidrokarbon ve enerji

Mesajında “hidrokarbon ve enerji” konusuna değinen Erhürman, halkın çözüm iradesini tüm dünyaya gösterdiğini belirterek, “Şimdi bu iradeyi bir kez daha güçlü biçimde hatırlatmanın zamanıdır” dedi.

“Kıbrıslı Türkler, Lefkoşa’da, Girne’de Güzelyurt’ta , Gazimağusa’da, İskele’de olduğu gibi Baf’ta da, Limasol’da da, Larnaka’da da; adanın güneyinde de kuzeyinde de, denizinde de, karasında da, havasında da bu adanın asli unsuru ve hak sahibidir” diyen Erhürman, “Bu gerçeği kimse inkâr edemez” ifadelerini kullandı.

Hidrokarbonlar konusunda Kıbrıslı Türklerin haklarının yok sayılmasının asla kabul edilemeyeceğini söyleyen Erhürman, “Kıbrıslı Türkleri ve Türkiye’yi dışarıda bırakmak amacıyla AB destekli, uygulanabilirliği olmayan projelerle enterkonnekte sistem projesi geliştirilemez” dedi.

-“Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesi ortadayken yapılamayacak adımlar”

Erhürman, Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesi ortadayken yapılamayacak adımları ise şu şekilde sıraladı:

“Doğrudan ticaret tüzüğünün yürürlüğe girişi daha fazla geciktirilemez. Yeşil Hat Tüzüğü uygulamasında zorluk üzerine zorluk çıkarılamaz.

KKTC’yi tanımama gerekçe gösterilerek iklim değişikliği, çevre, kültürel miras gibi konularda, yangın, deprem gibi afetlerde birlikte proje üretmek, birlikte uygulama yapmak reddedilemez.

Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesi ortadayken, Kıbrıslı Türk çocukların, gençlerin, sanatçıların, sporcuların, akademisyenlerin, emek ve iş dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının dünyayla buluşması engellenemez.

Yeni geçiş noktaları açılması ve var olan geçiş noktalarında geçişlerin rahatlatılması konularında sorun çıkarılamaz. Bunlar gerekirse tek taraflı yapılır ve mesele dünyaya anlatılır.”

Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, tüm bunların dünyaya ısrarla anlatılacağını, hiçbirinin gündemden düşürülmeyeceğini ve sonuç alınacağını söyleyen Erhürman, bunun için yalnızca Cumhurbaşkanlığı eksenli bir çabayla değil, bilim insanlarının, iş insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve tüm mekanizmaların aktif biçimde kullanılacağı bir diplomasi ve diyaloğun sonuna kadar kullanılacağını ifade etti.

-İstişare, diyalog, diplomasi

Mesajında, Türkiye ile yine istişare ve yoğun diyalog içinde olunacağına yer veren Tufan Erhürman şöyle devam etti:

“Kıbrıs Türk halkının seçtiği Cumhurbaşkanı her dönemde garantör ve kardeş ülke Türkiye ile istişare ve yoğun diyalog içinde olmuş, birlikte çalışmıştır. Elbette yine öyle olacaktır. Burada müşterek değerler, eşitlik ve güvenlik, Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye’nin anlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatleridir. Cumhurbaşkanlığı, bu ülkenin yetişmiş ve liyakat esasına göre seçilmiş tüm insanlarıyla birlikte üretir, dosyalarını oluşturur, bu dosyalara hâkim olur, Türkiye ile diyalog ve istişare içinde çalışır ve dış politikadaki hamlelerini belirler. Türkiye’nin uluslararası alandaki desteğinden aynen Taşınmaz Mal Komisyonu kurulurken yapıldığı gibi en etkin şekilde yararlanılır.

Kıbrıs Rum halkıyla ve liderliğiyle eşitler arası ilişkiler kurulur. Diplomasi ve diyalog her zaman iyidir. Türkiye ile Yunanistan’ın ilişkilerinin gelişmesi önemlidir. Kıbrıs-Türkiye-Yunanistan’ın barış iklimi tüm bölgeye nefes aldırır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, İslam iş birliği Teşkilatı ve Türk Devletleri Teşkilatı gibi uluslararası aktörlerle her düzeyde ve sonuç üreten ilişkiler mutlaktır.

Bunun için ‘kahve içmem’ denilmez. ‘Yemek yemem’ denilmez. ‘Şununla görüşmem, bunu kabul etmem’ denilmez. Her fırsat sonuna kadar değerlendirilir. Yeter ki bu konuların ciddiyetle üzerine gidilsin. Yeter ki bu konulara konsantre olunsun. Yeter ki ‘toplum liderliği’ statüsüyle dünyada kabul gören Cumhurbaşkanlığı’nın itibarı zayıflatılmasın ve hak ettiği şekilde kullanılsın.”

Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde "itibarı halkla birlikte yeniden inşa edeceklerini" belirten Erhürman, “Cumhurbaşkanı’nın atacağı her imza, vereceği her onay kıymetlidir. Hukuka uygunluk ve liyakat dikkate alınmak zorundadır ve yeni dönemde mutlaka dikkate alınacaktır.” dedi.

Erhürman ayrıca, Bakanlar Kurulu kararları ve tüm üçlü kararnamelerde Cumhurbaşkanı’nın hukuka uygunluk ve liyakati esas alacağını, seçilmesi halinde yeni dönemin en ayırt edici özelliklerinden birinin de bu olacağını savundu.

- Cumhurbaşkanlığı’nın öncelikleri

Erhürman mesajının devamında, Cumhurbaşkanlığı’nın Anayasa’nın yüklediği görevleri sorumluluk ve ciddiyetle yerine getireceğini belirterek, “Özelde Anayasa’ya, genelde hukuka uygunluk, kamuda işlerin düzenli biçimde yürütülmesi ve liyakat, Cumhurbaşkanlığı’nın önde gelen gündemleri arasında yer alacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’ya göre Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nun başkanı olduğuna da işaret eden Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı, Başbakan, Savunma, İçişleri ve Dışişleri Bakanları ile Silahlı Kuvvetler Komutanı ve Emniyet Genel Müdürü’nün bu kurulun üyeleri olduğunu hatırlattı.

- “Cumhurbaşkanı sorunlara çözüm üretme kapasitesine sahip”

Nüfusun artışı ve çeşitlenmesiyle güvenlik sorunlarının arttığını savunan Erhürman, Cumhurbaşkanı’nın bu sorunlara çözüm üretme kapasitesine sahip olduğunu, yol gösterici rolünün son derece önemli olduğunu ve seçilmesi haline bu işlevin hassasiyetle yerine getirileceğini kaydetti.

- Bakanlar Kurulu’na başkanlık ve liyakat vurgusu

Mesajında, Cumhurbaşkanı’nın Bakanlar Kurulu’na başkanlık etme yetkisine de değinen Erhürman, bunun yürütme içindeki yerin önemini teyit ettiğini söyledi.

Ülkede nüfus, ekonomi, turizm, yükseköğretim, eğitim, sağlık, çalışma yaşamı, suç, suçluluk ve bağımlılık gibi pek çok konuda sorunların büyüdüğünü savunan Erhürman, “Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmek dostlar alışverişte görsün diye yapılacak bir iş değildir” dedi. Erhürman, Cumhurbaşkanı’nın danışmanlarıyla birlikte hazırlanarak, dosyalarına hakim bir şekilde Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmesi halinde ortak sonuçların alınabileceğini kaydetti.

Danışman istihdamının da Cumhurbaşkanı’nın iç meselelerde çözüm üretme ve yeni projeleri hayata geçirme iradesinin somut bir ifadesi olduğuna işaret eden Erhürman, bu alanlarda faaliyet gösterilmeyecekse danışman atamalarının kamu maliyesi açısından gereksiz bir yük olacağını kaydetti.

“Ülkedeki yolsuzluk, usulsüzlük, insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticareti" iddialarına da değinen Erhürman, Cumhurbaşkanlığı’nın, Başsavcılık, Polis Genel Müdürlüğü ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı gibi makamlarla siyaset üstü ve doğrudan ilişkisi sayesinde bu alanlarda etkin bir rol üstlenmesinin doğal olduğunu belirtti.

- “Cumhurbaşkanlığı, bu halkın dünyaya açılan en önemli penceresidir”

Erhürman, seçilmesi halinde Cumhurbaşkanlığı’nın görevlerini hükümet, yerel yönetimler ve tüm kurumlarla kuracağı yapıcı diyalog içinde yürüteceğini ifade ederek, “Cumhurbaşkanlığı, bu halkın dünyaya açılan en önemli penceresidir. Dış dünyayla kurulacak doğru ilişkiler; ekonomi, spor, kültür, sanat, eğitim, turizm ve yükseköğretim gibi birçok alanda Kıbrıs Türk halkının ve gençlerinin önünü açacaktır” dedi.

Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Türkiye, Kıbrıs Rum Liderliği ve diğer uluslararası aktörlerle diyalog kurarak çözüm üretilmesinin beklendiğini belirten Erhürman, aynı anlayışın ülke içindeki yönetsel mekanizmalarla da kurulmasının mümkün ve gerekli olduğunu söyledi.

- Diyalog ve tarafsız liderlik sözü..

“Sözümüz söz” diyen Erhürman, seçilmesi halinde Cumhurbaşkanlığı makamının Anayasa’nın emrettiği gibi tarafsız olacağını ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir liderlik sergileyeceğini vurguladı.

Erhürman seçmene mesajında, “Kazanacağız!” ifadelilerine yer vererek, “Bu ülke, bu halk için gailesi olan herkesi, hepinizi, kim olduğunuzdan ne düşündüğünüzden bağımsız, yol arkadaşlığına davet ediyorum.” dedi.

Ediz Hun'un katılımıyla Nostaljik Film Gecesi
Ediz Hun'un katılımıyla Nostaljik Film Gecesi
İçeriği Görüntüle

CTP'den yapılan açıklamaya göre, Tufan Erhürman, “Cumhurbaşkanlığı 2025 - 2030 Vizyonu”nu seçim kampanyasının başlamasıyla geniş katılımlı özel bir etkinlikte açıklayacak.