ABD'de üretici enflasyonu geçen yıl aralıkta beklentileri aştı
ABD'de üretici enflasyonu geçen yıl aralıkta beklentileri aştı
İçeriği Görüntüle

Tahıl yerine biftek: ABD, beslenme piramidini tersine çeviriyor ve bununla süpermarket raflarının çok ötesine uzanan bir mesaj veriyor.

Almanya gibi ülkelerde tam tahıllı ekmek, baklagiller ve bitkisel yağlar sağlıklı beslenmenin temelini oluştururken, ABD ise et, tam yağlı süt ve sağlıklı yağları vitrine çıkarıyor.

Piramit ters döndü
7 Ocak 2026'da ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., ters çevrilmiş bir piramit şeklinde görselleştirilen yeni yönergeleri tanıttı. Daha önce tahılların geniş tabanı oluşturduğu yerde artık biftek, kızarmış tavuk, peynir ve tam yağlı süt yer alıyor. Tahıl ve ekmek ise dar bir segmente geriliyor.

Önerilen protein alımı, kilogram başına yaklaşık 1,2 ila 1,6 grama yükseltildi. Bu, Alman yönergelerinin öngördüğünün neredeyse iki katı. Resmi olarak yeni piramidin şeker, gazlı içecekler ve yüksek derecede işlenmiş hazır ürünleri daha sert biçimde kısıtlayarak ve Amerikalıları taze malzemelerle daha fazla yemek yapmaya teşvik ederek obezite ve diyabet gibi yaygın hastalıklarla mücadele etmesi amaçlanıyor.

Yön değişikliği, yüzlerce sayfalık bir ekle gerekçelendiriliyor. Bu eklerde protein ihtiyacına ve aşırı işlenmiş gıdaların zararlarına ilişkin çalışmalara atıf yapılıyor. Aynı zamanda bazı eski temel ilkeler de korunuyor: Meyve ve sebze hâlâ açıkça tavsiye ediliyor, şeker tüketimi azaltılmalı, fast food menülerinden dondurulmuş pizzalara kadar hazır gıdalar ise çok daha seyrek tüketilmeli.

Gözle görülür kopuş, neyin çıkarıldığından çok neyin değer kazandığında yatıyor: Kırmızı et, tereyağı, tam yağlı peynir ve sığır yağı, "gerçek yemek"in bir parçası olarak yeniden itibar kazanıyor. Uzmanlara göre bu tür bir beslenme, doymuş yağ alımını artırarak uzun vadede sağlık risklerini de beraberinde getirebilir.

Protein atağı: ABD gerçekte neyi değiştiriyor?
Yeni ABD yönergeleri, okul yemekhanelerinden orduya ve kliniklerdeki yemek hizmetlerine kadar devletin beslenme programlarının temelini oluşturuyor. Orta vadede buralarda et, süt ve yumurta gibi protein açısından zengin ürünlerin daha sık satın alınmasına ve sunulmasına yol açması bekleniyor. Buna karşılık ekmek ve klasik tahıl garnitürlerinin göreli önemi azalıyor.

Kantinler, okul kafeteryaları ve diğer kamu kurumlarında aşırı işlenmiş ürünlerin payı resmi olarak düşecek olsa da uzmanlar bütçe baskısı, personel eksikliği ve tedarik zincirlerinin birçok kurumu dondurulmuş ve hazır ürünler olmadan gerçek bir taze mutfak uygulamaktan alıkoyduğunu söylüyor. Bu nedenle yüksek derecede işlenmiş gıdalara karşı sert söylem, eleştirmenlere göre ikircikli bir tablo ortaya koyuyor: İçerik olarak iyi temellendirilmiş olsa da, daha fazla protein ve hayvansal ürüne yönelen politik çizgiyi yumuşatan bir sağlık kampanyası işlevi de görüyor; ancak tepsilere otomatik olarak daha az işlenmiş ve gerçekten daha sağlıklı seçeneklerin gelmesini garanti etmiyor.

Uzmanlar uyarıyor: Çok fazla yağ, çok fazla risk!
Eleştiriler yalnızca Avrupa'dan gelmiyor. Kardiyoloji uzmanları ve kalp-damar hekimleri, yeni piramidin doymuş yağlar ve tuz tüketimini artırabileceği uyarısında bulunuyor. Her ikisi de kalp-damar hastalıkları için temel risk faktörleri.

Tek başına mermerimsi bir biftek ve birkaç porsiyon tam yağlı süt ürünü, ABD yönergelerinde bizzat belirtilen doymuş yağ sınırlarının aşılmasına yol açabiliyor. ABD'deki büyük beslenme bilimi meslek kuruluşları da metin ile görsel arasındaki çelişkilere dikkat çekiyor: Protein kaynaklarında çeşitlilikten söz edilirken, grafikte açık biçimde et baskın.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlıklı yetişkinler için kilogram başına ve günde yaklaşık 0,8 gram protein, yani 75 kilo için yaklaşık 60 gramı makul bir kılavuz değer olarak veriyor.

DSÖ bu konuda eleştirilerini sınırlı tutarken, sert yorumlar daha çok doymuş yağ alımının artması, sanayi etkileri ve çevresel sonuçlara işaret eden bağımsız beslenme bilimcilerinden ve meslek kuruluşlarından geliyor. ABD'nin protein dönüşümü ne kadar bilimsel?
Alman Beslenme Derneği (Deutsche Gesellschaft für Ernährung – DGE), ABD'deki dönüşümün bilimsel temelini sorguluyor. Kurum, ilgili uzman kurulunun yeniden oluşturulduğunu ve çalışmalarını büyük ölçüde kapalı kapılar ardında yürüttüğünü, önceki şeffaf istişare süreçlerinin ise geri çekildiğini eleştiriyor.

DGE, müdahale ve gözlemsel çalışmalardan elde edilen kanıtlara atıfla, kilogram başına 0,8 gramlık mevcut önerilerin üzerinde kalıcı olarak artırılmış protein alımının ek bir sağlık faydası göstermediğini belirtiyor. Ayrıca Amerikan modelinin, beslenmenin çevre ve iklim sonuçları gibi sürdürülebilirlik boyutlarını sistematik biçimde dikkate almadığını vurguluyor.

Siyaset, lobi, tarım: Yeni piramitten kim faydalanıyor?
Almanya'da öneriler, sağlık, çevre ve tipik beslenme alışkanlıklarını aynı anda yansıtmayı amaçlayan DGE'nin matematiksel optimizasyon modeline dayanıyor. Ortaya tanıdık bir tablo çıkıyor: bol sebze ve meyve, yeterli tam tahıl, ölçülü süt ürünleri, az kırmızı et ve hayvansal yağlar yerine bitkisel yağlar.

Yeni ABD piramidi ise özellikle tarım lobisine ve hayvansal gıda üreticilerine avantaj sağlıyor. Uzmanlara göre siyaset, seçmen tercihleri ve et tüketimine ne kadar çok yönelirse, aslında merkezde olması gereken hedeften o kadar uzaklaşıyor: Sağlam bilimsel verilere dayanan beslenme önerilerinden.