Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Karpaz’daki orman arazilerinin kiralanma kapsamına alınmasına yönelik kamuoyunda oluşan endişe ve itirazları değerlendirdiğini açıkladı. Parti, söz konusu yasa tasarısının geri çekilmesi ve konunun tüm paydaşlarla birlikte yeniden ele alınması gerektiği görüşünü ortaya koydu.

CTP’den yapılan açıklamada, eleştirilere açık bir siyasi anlayış benimsendiği vurgulanarak, “Eleştiriden rahatsız olan değil; eleştiriyi dinleyen, tartışan ve toplumsal hassasiyetleri dikkate alan bir siyasi gelenekten geliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda, kiralanması öngörülen arazi büyüklüğünün çevresel ve toplumsal hassasiyetler yarattığına dikkat çekilen açıklamada, mevcut aşamada en doğru adımın yasa tasarısının geri çekilmesi olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, hükümetin bu çağrıya olumlu yanıt vermemesi halinde Alçak Orman Arazilerinin Devri ve İcarı (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na olumsuz oy verileceği kamuoyuna duyuruldu.

CTP açıklamasında, Karpaz’da İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) yerleşkesi kurulmasına yönelik vizyonun, partinin 20 yılı aşkın süredir sürdürdüğü stratejik bir adım olduğu hatırlatıldı. Bu kapsamda, 19 Ocak 2008’de İTÜ-KKTC kurulmasına ilişkin çerçeve protokolünün imzalandığı, 24 Mart 2008’de Cumhuriyet Meclisi’nde onaylandığı ve 16 Mart 2009’da İTÜ Kuruluş Yasası’nın geçirilerek hukuki zeminin oluşturulduğu ifade edildi.

2010 yılında imzalanan Arazi Ayırma Protokolü’nde belirlenen arazi büyüklüğünün hem komite hem de genel kurul aşamasında CTP tarafından sorgulandığı belirtilen açıklamada, çevresel açıdan önemli görülen değişikliklerin de bu süreçte yapıldığı kaydedildi. Ayrıca, 2010 yılından bu yana yeni arazilerin kiralama kapsamına alınmadığı vurgulandı.

Ülkede faliyet gösteren 62 kuruluş, 3 bin 500 dönüm orman arazisinin devredilmesini ortak açıklamayla reddetti
Ülkede faliyet gösteren 62 kuruluş, 3 bin 500 dönüm orman arazisinin devredilmesini ortak açıklamayla reddetti
İçeriği Görüntüle

CTP, Karpaz’da kurulacak bir üniversiteyi yalnızca bir yatırım olarak değil; bölgesel kalkınma, gençlerin istihdamı, bölgenin canlanması ve planlı gelişim açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdiğini belirtti. Bununla birlikte, çevrenin korunması, orman arazilerinin geleceği, planlama dengeleri ve kamu yararı ilkelerinin vazgeçilmez olduğunun altı çizildi.

Açıklama, “Toplumsal hassasiyetler siyasetimizin merkezindedir. Planlı bir gelişim ve çevre dengesi için yeni bir değerlendirme şarttır” ifadeleriyle son buldu.