Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman yaptığı açıklamada, halkın tüm kesimlerini can kulağıyla dinlemeye devam edeceklerine dikkat çekti.
Erhürman'ın yaptığı açıklama şu şekilde:
Demokrasinin gereğinin seçimden önce söylediklerinizi seçildikten sonra yapmaya çalışmak olduğunu düşünürüm.
Seçimden önce söylediklerimiz çok özetle şöyleydi:
1. Bizim için iki masa var.
a) Biri, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümünün müzakere edileceği “müzakere masası”,
b) İkincisi, “müzakere masası”nın oluşturulmasına ilişkin görüşmelerin yapılacağı, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların günlük yaşamlarını kolaylaştıracak, iki taraf arasında ilişkilerin ve güvenin artırılmasına yardımcı olacak ve çözüme henüz ulaşılamayan koşullarda, çözüm perspektifiyle, birlikte iş yapılabilecek konularda adımlar atılmasına yönelik “görüşme masası”.
Görüşme masası oluşturuldu, ortaya, daha önce Cenevre ve New York’ta görüşülenlere ek olarak on maddelik bir öneri konuldu ve başlayan çalışmalar önümüzdeki on beş günlük süre içerisinde hız kazanacak.
2. Bizim için önemli olan müzakere değil, çözümdür. Müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm için müzakere istiyoruz. Bunun için de daha önceki dönemlerden farklı olarak dört maddelik metodoloji önerimizi “görüşme masası”na koyacağız.
İlk görüşmede bu dört maddelik öneri masaya konuldu.
3. Kıbrıs Türk halkı hiçbir koşulda görüşmeden kaçan taraf olmayacak.
İlkelerimiz ve çizdiğimiz çerçeve doğrultusunda hangi katılımcılarla olursa olsun tüm görüşme taleplerini kabul etmeye ve daha fazla görüşme için girişim yapmaya devam ediyoruz.
Cumhurbaşkanlığı’nda uluslararası toplum temsilcileriyle görüşmeler her düzeyde devam ediyor.
4. Kıbrıs Türk halkı bu adadaki iki eşit kurucu ortaktan ve adada egemenlik haklarına sahip iki taraftan biridir. Yok sayılmasına, yokmuş gibi davranılmasına, görmezden gelinmesine izin vermeyeceğiz.
Tepki vermek elbette sorunları çözmez, statükoyu değiştirmez. Ama tepki vermemek görmezden gelinmeyi kabullenmek anlamına gelir.
Çözüm perspektifine ve çizdiğimiz çerçeveye bağlı olarak tepki verdik. Sadece açıklamalarla değil, uluslararası toplumla ilişkilerde de tepki vermeye, halkımızın varlığını ve haklarını aynı ilkeler çerçevesinde anlatmaya devam edeceğiz.
5. “Görüşme Masası”nın dışında da bir dünya var ve elimizde olan tüm olanakları kullanarak halkımızı dünyayla buluşturma çabası içinde olacağız. Halkımızın varlığını, sorunlarını ve çözüm iradesini tüm dünyaya anlatacağız.
İlk girişimlerimizi yaptık. Pek çok alanda da temaslara başladık. Meyveleri aldıkça paylaşacağız.
6. Cumhurbaşkanlığı’nın görev alanına giren konulardaki yetkiler kullanılacak. Cumhurbaşkanlığı “içerideki” görevlerini de yerine getirecek. Üstlendiği görevleri birlikte “yönetme ilkesi” çerçevesinde, liyakat esasına uygun biçimde oluşturulan birimlerle birlikte yürütecek.
Bu görevler hükumetle diyalog ve istişare esas alınarak ve yarışma içine girilmeden yerine getirilecek.
Cumhuriyet Güvenlik Kurulu ve Siyasi Partiler Konseyi ilk toplantılarını yaptılar. İçeride İhracat ve Turizm Birimi oluşturuldu ve çalışmalarına başladı. Gençlik Konseyi oluşturulmasının ön hazırlıkları yapılıyor. Teknik Komitelerin koordinasyonu çalışmaları başladı ve devam ediyor.
Cumhurbaşkanı’nın yetki alanına giren konularda hükumet ile diyalog ve istişare, sorun çözme odaklı bir biçimde, kamuoyuyla “hükumet ile yarış” algısı oluşturmama ilkesi çerçevesinde paylaşılmak suretiyle devam ediyor.
Başta dediğim gibi. Demokrasinin gereği, seçimden önce verilen sözleri seçildikten sonra tutmaya çalışmaktır. Şeffaflık önemlidir ve atılan her adım, doğru zamanda, doğru biçimde kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Seçimden önce söylenenlerin yapılmaması ya da seçimden önce söylenenler dışında şeyler yapılması yönündeki görüş, öneri ve eleştiriler de elbette dikkatle değerlendirilmektedir ve değerlendirilecektir.
Halkımızın tüm kesimlerini can kulağıyla dinlemeye devam ediyoruz, edeceğiz. Sözümüz var, birbirimizin sözü olacağız demiştik, sözümüze sadık kalacağız.
Bu yola birlikte çıktık, birlikte yürümeye devam edeceğiz...





