Evrensel Hasta Hakları Derneği, Cumhuriyet Meclisi’nde görüşülen Sağlık Yasa Tasarısı’nın "Yalnızca bir düzenleme değil, halk sağlığını doğrudan tehdit eden ve hasta haklarını zedeleyen bir kriz noktası" olduğunu savundu.

Dernek’ten yapılan açıklamada, tasarıda; tıpta uzmanlık eğitiminin merkezi sınav sistemi olmaksızın üniversitelerin inisiyatifine bırakılmasının öngörüldüğü, bu yaklaşımın ise sağlık sisteminin en temel taşı olan nitelikli uzman hekimliğe gölge düşürdüğü ifade edildi.

“Eğitimde keyfiyet, hastanın hayatına mal olur. Yetkin olmayan bir sağlık profesyonelinin eline bırakılan hasta, sadece tedavi edilmemezlik değil; doğrudan zarar görme riskiyle karşı karşıyadır.” ifadelerine yer verilen açıklamada, bunun bir hasta hakkı ihlali olduğu ve aynı zamanda bir hukuk ihlali teşkil ettiği ileri sürüldü.

Döviz kurları...
Döviz kurları...
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, sağlık profesyonelinin yetkinlik eksikliğinin; “Zarar Görmeme Hakkı, Sağlık Hakkı, Bilgi Alma ve Rıza Hakkı, Personel Seçme Hakkı ile Mahremiyet ve Saygı Hakkı” gibi hasta haklarının bir bütün halinde ihlali anlamına gelebileceği ifade edildi.

- “Kalite standartlarının gecikmesi, sessizce yaygınlaşan bir krizdir”

Açıklamada, bu yasa tasarısının halk sağlık tehdidi oluşturan kısmı dışında, yine yasada yer alan ve hayata geçmeyi bekleyen sağlık hizmeti kalite standartlarının ise hasta güvenliğinin temelini oluşturduğu kaydedildi.

Yasanın görüşülen haliyle geçmesinin sağlık hizmeti kalite standartlarının da uygulanamaması anlamına geldiğine işaret edilen açıklamada, şöyle denildi:

“Bu yasa görüşülen haliyle çıkarsa; denetimsiz klinikler, keyfi kararlarla uzman yetiştirme, belirsiz uygulamalar, artan hata ve şikâyetler kaçınılmaz olacaktır. Bizim önerimiz nettir. Merkezi bir uzmanlık sınavı sistemi kurulmalıdır. Bu sistem, sadece siyasi otoriteye bırakılmamalı, YÖDAK, sağlık meslek örgütleri ve sivil toplumun katılımıyla bağımsız ve denetlenebilir bir yapıda oluşturulmalıdır.”

“Evrensel Hasta Hakları Derneği olarak çağrımız nettir. Sağlıkta keyfiyete değil, bilime; siyasete değil, liyakate; suskunluğa değil, hasta haklarına kulak verin.” ifadelerine yer verilen açıklamada, meclis ve ilgili tüm makamlar tarihi sorumluluğu üstlenmeye ve halk sağlığını geri dönülmez biçimde zedeleyecek düzenlemelere karşı durmaya davet edildi.