İran’ın dimi lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırılarda öldüğü İran devlet medyası tarafından doğrulandı. Hamaney’in ölümü uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Hamaney’in ölümünün İran halkı için yeni bir umut doğurduğunu belirterek, “Geleceğin İran halkına ait olmasını sağlamalıyız” dedi. Ancak bunun aynı zamanda bölgeyi yeni bir istikrarsızlık ve şiddet sarmalına sürükleme riski taşıdığı uyarısında bulundu.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, İran’ın bir geçiş sürecine girdiğini ifade ederek, bu sürecin ne kadar süreceğinin ve savaşın etkilerinin belirsiz olduğunu söyledi. Tajani, on yıllardır ülkeyi yöneten bir liderin kaybının ciddi sonuçlar doğuracağını vurguladı.
Fransa hükümet sözcüsü Maud Bregeon, Hamaney’i ülkesi ve bölge genelinde binlerce sivilin ölümünden sorumlu tuttuğunu belirterek, “Artık İran halkının kendi kaderini belirlemesi gerekiyor” dedi.
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise Hamaney’in ölümünü İran tarihinde “dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Bundan sonraki sürecin belirsiz olduğunu ancak İran halkının daha fazla söz sahibi olabileceği farklı bir yolun açıldığını söyledi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yayımladığı mesajda Hamaney’in öldürülmesini “insanlık ve uluslararası hukukun tüm normlarının alaycı bir ihlali” olarak tanımladı ve taziyelerini iletti.
İsveç Dışişleri Bakanı Maria Stenergard, gelişmenin yeni fırsatlar yaratabileceğini ancak belirsizliklerin sürdüğünü belirtti. İran’ın geleceğinin halka ait olması gerektiğini vurgularken, Orta Doğu’da şiddet sarmalının büyüme riskine dikkat çekti.
Endonezya Ulema Konseyi (MUI) ise Hamaney’in ölümünden dolayı taziye mesajı yayımladı. ABD’nin Filistin meselesindeki rolünü sorgulayan MUI, Washington’un stratejisinin adil bir barış mı yoksa eşitsiz bir güvenlik düzenini güçlendiren bir yaklaşım mı olduğu sorusunu gündeme getirdi. Konsey, Endonezya hükümetine “Barış Kurulu” (BoP) üyeliğini gözden geçirme çağrısında bulundu.
Papa Leo, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırısından sonra yaşanan olayları "derin bir endişeyle" takip ettiğini söyledi ve "şiddet sarmalı" olarak adlandırdığı operasyonu durdurma çağrısında bulundu.
Papa Leo, "İlgili taraflara, şiddet sarmalını onarılamaz bir uçuruma dönüşmeden durdurma yönündeki ahlaki sorumluluğu üstlenmeleri yönünde samimi bir çağrıda bulunuyorum" dedi. Papa açıklamasında "İstikrar ve barış, karşılıklı tehditlerle veya silahlarla değil yalnızca makul, gerçek ve sorumlu diyalogla inşa edilir" ifadelerine yer verdi.
Kaynak: Reuters



