Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun, Anayasa Mahkemesi’nin Öğretmenler Yasası’nda yapılan değişikliklere ilişkin iptal kararına yönelik açıklamalarını eleştirerek, tartışmanın özünden uzaklaştırıldığını savundu.
KTÖS’ten yapılan yazılı açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu düzenlemeyi Anayasa’nın 72’nci maddesine aykırı bularak iptal ettiği anımsatılarak, “Tartışma, artık ilköğretim alanında kamuya girişin hangi ilkelere göre yapılacağı tartışmasıdır.” denildi.
“Uzun sürmüş bir uygulama, hukuki meşruiyet üretmez”
“Uzun sürmüş bir uygulama, hukuki meşruiyet üretmez.” ifadelerine yer verilen açıklamada, Bakanlığın görevinin Mahkeme kararının gereklerini yerine getirecek bir çözüm üretmek olduğu savunuldu.
Nazım Çavuşoğlu’nun sistemin sorunlarını tartışmak yerine konuyu kişilere indirgediğini iddia eden KTÖS, kişiler üzerinden yürütülen tartışmaların sorunun özünü perdelediğini ileri sürdü. Açıklamada, meselenin bireysel değil, sistemsel bir sorun olduğunu kaydedildi.
“Sadece sendika başkanımız değil, geçici statüden kadroya geçmiş çok sayıda öğretmenimiz vardır”
Sendika, yalnızca sendika başkanının değil, geçici statüden kadroya geçmiş çok sayıda yetkili kurul temsilcisi, öğretmen ve okul yöneticisinin KTÖS bünyesinde bulunduğunu ifade ederek, “KTÖS için mesele kimlerin kadroya geçtiği değil, sistemin nasıl işletildiğidir” ifadelerine yer verdi.
Açıklamada, Mahkeme kararına saygının yalnızca sözle değil, kararın gereklerinin yerine getirilmesiyle mümkün olacağı belirtilerek, bu dönemde eğitim alanına ilişkin çok sayıda uygulamanın yargıya taşındığı ve yargı denetiminin defalarca devreye girdiği hatırlatıldı.
“KTÖS hukukun üstünlüğünü ve Anayasa’yı savunmaya devam edecektir”
“KTÖS sendikal sorumluluk bilinciyle hareket etmeye, kamusal eğitimin temel ilkelerini, hukukun üstünlüğünü ve Anayasa’yı savunmaya devam edecektir.” denilen açıklamada, tartışmanın odağının kişiler değil, idarenin Anayasa’ya uygunluk konusundaki sorumluluğu olması gerektiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, polemik dili yerine hukukun üstünlüğü ve kamusal eğitimin temel ilkeleri çerçevesinde çözüm üretilmesi çağrısında bulunuldu.





