Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, tarafına yöneltilen iddiaların mesnetsiz ve karalayıcı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Öztürkler, devlette görev yaptığı süre boyunca hiçbir üniversite rektörü ya da sorumlusu ile hak edilmemiş bir diplomanın veya vatandaşlığın verilmesi ile ilgili bir teması, telkini ve talebi olmadığını kaydetti.

Ülkenin kurumlarına, adaletine ve sağduyusuna güveninin tam olduğunu ifade eden Öztürkler, “Sürece güveniyorum." dedi.

Cumhuriyet Meclisi’nden yapılan açıklamaya göre Öztürkler, bugün Sim Tv’de yayınlanan bir programa telefon bağlantısı ile katılarak, son günlerde kamuoyuna yansıyan iddialar hakkında konuştu.

“Güzelyurt Kaza Mahkemesinde bugün görülen duruşmada, geçmiş döneme ilişkin bazı telefon görüşmelerimin gündeme geldiğini öğrendim” diyen Öztürkler, şunları kaydetti:

“Şunu açık ve net şekilde ifade etmem gerekir. O dönemde görevim gereği, yalnızca Serdal Gündüz ile değil; KKTC’deki tüm üniversitelerin rektörleri, yöneticileri ve yetkilileriyle sürekli ve rutin iletişim hâlindeydim.

Bu temaslar, kişisel değil; tamamen kamusal görevimin doğal ve zorunlu bir parçasıdır. Hiçbir zaman herhangi bir kişi için hukuka aykırı bir sürecin içinde olmadım.

Ayrıca İçişleri Bakanı olarak görev yaptığım süre boyunca da Muhaceret Dairesi, bakanlığımıza bağlı en yoğun ve en hassas birimlerden biri olmuştur.

Yükseköğretim alanındaki bürokratik geçmişimin kazandırdığı kurumsal disiplin ve idari refleksle, bu alanda da her zaman titizlikle hareket ettim.

O dönemde gerçekleşmiş olabilecek her türlü temas da, yine bu görev sorumluluğu ve kamu düzeni anlayışı çerçevesindedir.

Bugün dahi, geçmişte yükseköğretim alanında edindiğim birikimi ve İçişleri Bakanlığı döneminde kazandığım idari tecrübeyi, devletin ihtiyaç duyduğu her alanda paylaşmaya ve katkı sunmaya hazırım.

Patika Doğa Sporları Derneği İskele’de ağaç sökülmesinin durdurulmasını isted
Patika Doğa Sporları Derneği İskele’de ağaç sökülmesinin durdurulmasını isted
İçeriği Görüntüle

Daha önce yapmış olduğum açıklamada da belirttiğim üzere, söz konusu davada geçen tarafıma yöneltilen iddialar, mesnetsiz, karalayıcı ve gerçeği yansıtmamaktadır.

Devlette görev yaptığım süre boyunca hiçbir üniversite rektörü ya da sorumlusu ile hak edilmemiş bir diplomanın veya vatandaşlığın verilmesi ile ilgili bir temasım, bir telkinim ve de talebim olmamıştır.

Bu ülkenin kurumlarına, adaletine ve sağduyusuna güvenim tamdır. Sürece güveniyorum. Hukuk neyi gerektiriyorsa ortaya çıkacaktır.”