Hasan Taçoy, AKPA Genel Kurulunda Kıbrıs’ın tarihi ve uluslararası ilişkiler bağlamında taşıdığı öneme dikkat çekti.
Cumhuriyet Meclisi AKPA Temsilcisi ve Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy, “Aphrodite’in Adası Kıbrıs”ın jeostratejik konumu itibarıyla uluslararası ilişkiler bağlamında tarih boyunca özel bir konuma sahip olduğunu belirtti.
Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi (AKPA) Genel Kurul toplantısında bir konuşma yapan Taçoy, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1959 Zürih ve Londra Anlaşmaları zemininde, Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın garantörlüğünde, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar’ın siyasi eşitliğine dayalı olarak 1960 yılında kurulduğunu ifade etti. 1963 yılında anayasal düzenin Rum tarafınca bozularak Kıbrıslı Türkler’in tüm devlet kurumlarından silah zoruyla atıldığını ve ortaklık cumhuriyetinin yıkıldığını hatırlatan Taçoy, bunun neticesinde ise Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AKPA nezdindeki temsiliyetinin 20 yıla yakın bir süre askıya alındığını belirtti.
Taçoy, 15 Temmuz 1974’te Yunan cuntası ve EOKA iş birliğiyle Kıbrıs’ta gerçekleştirilen darbenin kritik bir dönüm noktası olduğunu, AKPA’nın da bu darbeyi kınadığını hatırlattı. Diplomatik çözüm sağlanamayınca Türkiye’nin 1960 Garanti Antlaşması kapsamında müdahale ettiğini vurgulayan Taçoy, 1968’den bu yana Kıbrıs sorununun çözümü için BM öncülüğünde birçok girişimde bulunulduğunu belirtti.
1977-79 Üst Düzey Anlaşmaları, Javier Pérez de Cuéllar’ın 1987 girişimi, Boutros Boutros-Ghali’nin 1990 tarihli “Fikirler Dizisi”nin Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilmesine rağmen Rum tarafınca reddedildiğini; 2004 yılında iki tarafta ayrı ayrı yapılan referandumlarda Annan Planı’na Kıbrıslı Türkler tarafından yüzde 65 oranında “evet” dendiğini, Rum tarafının ise planı yüzde 75 oranında “hayır” oyuyla reddettiğini hatırlatan Taçoy, 2017 yılında Crans-Montana’da gerçekleştirilen son görüşmelerde de Rum tarafının yine görüşme masasını terk ettiğini belirtti.
Taçoy konuşmasında, onlarca yıldır adil ve kalıcı bir çözüm fırsatının her seferinde yitirildiğini belirterek, artık yeni süreçleri tüketmekle zaman harcamak yerine adil, dengeli ve siyasi cesaret temelinde gerçek bir irade ortaya koyulması gerektiğini vurguladı.
İki taraf arasındaki eşitliğin bir taviz değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Taçoy, “Eşitlik olmadan güven olmaz; güven olmadan sürdürülebilir bir çözüm sağlanamaz” dedi.
Hasan Taçoy, uluslararası topluma sorumluluk ve kararlılıkla hareket etme çağrısında bulunarak, artık Kıbrıs meselesinin adil ve kalıcı bir sonuca ulaştırılması gerektiğini ifade etti.




