Kıbrıs Türk Veteriner Hekimler Birliği, Şap Hastalığı ile mücadeleye ilişkin tedbirlerin yürürlükteki mevzuat uyarınca zorunlu ve ertelenemez olduğunu belirterek, alınan kararlara uymayan kişi ve/veya kurumların ortaya çıkabilecek sonuçlardan hukuken sorumlu olacağı uyarısında bulundu.
Birlik’ten yapılan açıklamada, ülkede Aralık ayında Boğaziçi köyündeki bir hayvan işletmesinde tespit edilen Şap Hastalığı ile mücadele kapsamında; Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve Veteriner Dairesi Müdürlüğü tarafından yürürlüğe konulan tedbirlerin, yürürlükteki mevzuat uyarınca bağlayıcı, zorunlu ve ertelenemez nitelikte olduğunu işaret etti. Serbest ve Resmi Veteriner Hekimlerden oluşan yaklaşık 30 ekibin ülke genelindeki yaklaşık 65 bin büyükbaş hayvanın ilk doz aşılamasını bu hafta içerisinde tamamladığı ve ikinci doz aşılamanın ise 21–30 gün içerisinde başlatılacağını duyurdu.
Büyükbaş hayvan aşılamalarının tamamlanması sonrasında, küçükbaş hayvanların aşılanmasının hastalığın yayılmasını önlemek açısından uygulanması zorunlu bir halk sağlığı ve hayvan sağlığı tedbiri olduğu kaydedilen açıklamada, bu sürecin geciktirilmemesi gerektiği de vurgulandı.
Sahada yürütülen yoğun ve disiplinli çalışmalara rağmen, bazı yerel yönetim ve yetkili kurumlarda görev ihmali tespit edildiği belirtilerek, “Bakanlık tarafından yayımlanan ve yürürlükte olan Genelgeler, ilgili tüm Kamu Kurumları açısından uyulması zorunlu idari işlemler niteliğindedir. Bu Genelgelere aykırı hareket edilmesi veya uygulanmaması, idari sorumluluk doğurur.” denildi.
Organize hayvancılık bölgeleri, ana yollar ve kritik güzergâhlarda kurulması ve etkin şekilde işletilmesi gereken dezenfeksiyon noktalarının bir kısmında, aktif spreyleme uygulamalarının durdurulduğu, yeterli personel görevlendirilmediği, kullanılan ekipmanların işlevini yitirdiği veya dezenfektan bulundurulmadığının görüldüğü belirtilen açıklamada, bu durumun mevzuatla kendisine görev verilen idarelerin yükümlülüklerini yerine getirmediğini gösterdiği eleştirisi yapıldı.
Açıklamada, “Bu tür uygulamalar neticesinde hastalığın yayılması, salgın boyutuna ulaşması veya eradikasyon sağlansa dahi yeniden ortaya çıkması halinde, sorumluluğun kimlere ait olacağı tartışmasızdır.” ifadesi kullanıldı.
İthali durdurulan sap, saman ve balya gibi ürünlerle ilgili uygulamaların titizlikle sürdürülmesi gerektiği de belirtilen açıklamada, liman ve ithalat noktalarında görevli diğer yetkili Resmi Makamların; motorlu ve motorsuz tarımsal araçlar, ekipmanlar ve benzeri riskli materyallerin ithalatında ek kısıtlama ve denetimlerin uygulamamasının da doğabilecek zararlar açısından hukuki ve idari sorumluluk oluşturacağı kaydedildi.
Özellikle Türkiye genelinde Şap Hastalığının yaygınlığı dikkate alındığında; ülkede ihtiyaç bulunmayan, özellikle ikinci el tarımsal araç ve ekipmanların ithalatının mevcut şekliyle devam etmesinin de bilinen bir riske rağmen önlem almamak anlamına geldiği vurgulandı.
Virüsün aylarca farklı ortamlarda canlı kalabildiği hatırlatması da yapılarak, bu bilginin göz ardı edilmesinin öngörülebilir bir risk karşısında gerekli tedbirlerin alınmaması anlamına geldiği ve bu durumun da hukuki sorumluluk doğurduğu kaydedildi. Bu çerçevede; ülke hayvan sağlığını riske atabilecek her türlü uygulama karşısında, tüm yetkili ve görevli Resmi Makamların; gerekirse ticari faaliyetlere kısıtlama, askıya alma veya durdurma yönünde kararlar alarak süreci yönetmesi gerektiği ifade edildi.






