Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Kıbrıs sorunu ve uluslararası ilişkiler hakkında Türkiye basınına değerlendirmelerde bulundu.
İncirli, özellikle Avrupa Birliği üyesi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Fransa ve İsrail ile geliştirdiği güvenlik iş birlikleri ile ELAM’ın yükselişinin çözüm süreçlerini olumsuz etkilediğini belirterek, Kıbrıslı Türkler ve Türkiye’nin dışlandığı bir güvenlik mimarisinin “sürdürülebilir olmadığını” ifade etti.
“Doğu Akdeniz’in çekirdeği Kıbrıs”
Doğu Akdeniz’in ciddi bir gerginlik ve çatışma riski taşıdığını söyleyen İncirli, Kıbrıs’ın bölgesel istikrar açısından kritik bir rol oynadığını vurguladı. Kıbrıs’ın bir gerilim alanı yerine barış, istikrar ve iş birliği merkezi haline gelebileceğini belirtti.
NATO, AB ve eş zamanlı süreçler
NATO Zirvesi’nin Ankara’da yapılmasını önemli bulduğunu ifade eden İncirli, bunun Türkiye’nin uluslararası nüfuzunun arttığını gösterdiğini söyledi. Avrupa Birliği–Türkiye ilişkilerinin Kıbrıs sorunu ile bağlantılı ilerlediğini dile getiren İncirli, çözüm süreci ilerledikçe bu ilişkilerde de gelişme olabileceğini kaydetti.
“50 yıllık müzakere tecrübesi”
Birleşmiş Milletler’in United Nations sürecinde tarafları yakınlaştırmayı amaçlayan bir tutum izlediğini belirten İncirli, Kıbrıs’ta 50 yıllık müzakere tecrübesine sahip olunduğunu ifade etti.
Tarafların yeniden kapsamlı bir sürece dönmesi halinde bunun gayriresmî 5+1 formatına taşınmasının hedeflendiğini söyledi.
AİHM süreci ve vatandaşlık tartışması
İncirli ayrıca, Türkiyeli ve Kıbrıslı Türk ebeveynlerden doğan çocuklara Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmemesi konusunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne European Court of Human Rights taşındığını hatırlattı.
Bu çocukların vatandaşlık haklarının uluslararası hukuk ve insan hakları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan İncirli, olası olumlu bir AİHM kararının siyasi eşitlik mücadelesi açısından önemli bir gelişme olacağını ifade etti.
Kaynak: Milliyet




