Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, katıldığı televizyon programında son dönemde yaşanan seçim süreçlerini ve Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri değerlendirdi.
Mevcut siyasi gidişata ve UBP-DP-YDP Hükümeti'nin uygulamalarına eleştiriler yönelten Serdaroğlu, son seçim sonuçlarının halkın mevcut yapıyı benimsemediğinin en net kanıtı olduğunu vurgulayarak, "Ben bu toplumdan ümitliyim" dedi.
Kanal Sim ekranlarında yayınlanan "Gün Arası" programında Serkan Soyalan’ın sorularını yanıtlayan Başkan Ahmet Serdaroğlu, son seçimlerde halkın yolsuzluğa ve kötü yönetime geçit vermediğini belirterek sandık uyarısı yaptığını vurguladı.
Kıbrıs meselesinde de Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yapıcı ve temkinli politikasını sonuna kadar desteklediğini açıklayan Serdaroğlu, hükümetin emekçiyi korumayan adımlarına karşı halkın sandıkta hesap dürmeye hazırlandığını söyledi.
"Halk yapılanları benimsemedi, toplumdan ümitliyim"
Son dönemde gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçim süreci sonunda, ortaya çıkan siyasi tablo üzerinden değerlendiren Ahmet Serdaroğlu, halkın sandıkta çok önemli bir irade ortaya koyduğunu ve gidişata "dur" dediğini belirtti.
Seçim sonuçlarını satır aralarıyla okuduğunu ifade eden Serdaroğlu şöyle konuştu:
"Özellikle yaşanan son seçimlerde bu toplumun gerçekten ülkesi için gaile çektiğini gördüm. Yapılan yanlışları, hırsızlıkları ve usulsüzlükleri toplumumuz kesinlikle benimsemedi. Üç partinin ortak desteklediği aday toplamda sadece yüzde 33 oy alabildi. Şimdi çıkıp her parti bu oyu kendi hanesine yazmaya, sahiplenmeye çalışıyor ama gerçek ortada. Benim bu toplumdan ümidim çok yükseldi. Çünkü benim halkım hayatında hırsızlığı, yolsuzluğu ve ülkesini bu hale sokmak için canla başla uğraşanları asla normalleştiremez, hayatında da kabullenemez."
"Erhürman’ın İzlediği Kıbrıs politikasını destekliyorum"
Kıbrıs meselesinde liderler ve siyasi partiler düzeyinde yürütülen son temaslara değinen Serdaroğlu, Tufan Erhürman'ın ortaya koyduğu güncel ve dengeli yaklaşıma tam destek belirtti.
Müzakere masası tam anlamıyla kurulmadan peşinen büyük taahhütler altına girilmemesi gerektiğinin altını çizen Serdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Tufan Erhürman'ın açıklamalarını büyük bir dikkatle dinledim. Kendisinin bu süreçte izlediği politikayı şu anda çok beğeniyor ve açık gönüllülükle destekliyorum. Bir müzakere süreci başlamadan, o masada neyin ne olduğunu henüz görmeden peşinen bir şeylere bağlanmak ya da kesin taahhütler telaffuz etmek doğru bir yaklaşım değildir. İnşallah yürütülen bu süreç Kıbrıs Türk halkı açısından olumlu, anlamlı bir noktaya evrilir ve bu belirsizlikten bir an önce kurtuluruz."
"Sokak sandığı bekliyor: Adalet yoksa oy da yok"
Hükümetin yönetimsel zafiyetler içinde olduğunu ve kararları kapalı kapılar arkasında sadece belirli sermaye gruplarını memnun etmek adına aldığını ifade eden Serdaroğlu, özel sektör çalışanlarının büyük bir baskı altında tutulduğunu söyledi. Özel sektörün sendikasızlaşamaması yüzünden işçilerin sokağa dökülmekten korktuğunu ancak tepkisini sandığa sakladığını belirten Serdaroğlu, hükümete şu sözlerle seslendi:
"Özel sektördeki arkadaşlarımız iş korkusu, patron baskısı yüzünden eyleme gelemiyor olabilir. Ama sokakta, kahvede yaptığımız sohbetlerde herkes bana aynı şeyi söylüyor: 'Başkan sen merak etme, sandık yanaşıyor. Sandık geldiğinde bunların hesabını göreceğiz, hesabını düreceğiz.' İşte bu yüzden ben de halkın verdiği bu net mesajı yetkililere iletiyorum; eğer adaletli, insanca yaşanacak bir düzen kurmazsanız, bu halktan size sandıkta oy falan yoktur."
"Emekçinin geleceğinden çalmayın"
Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun asgari ücret konusundaki yaklaşımlarını ve "mağdur etmeyeceğiz" yönündeki açıklamalarını da eleştiren Serdaroğlu, geçmişte verilen geçici katkıların kök maaşlara yansıtılmadığı için buharlaştığını söyledi.
Bakan Hasipoğlu'na hukukçu kimliğini hatırlatan Serdaroğlu, yasaların emrettiği şekilde tarafların çağrısına kulak verilmesini ve asgari ücret masasının Temmuz ayını beklemeden derhal toplanması gerektiğini belirtti.
Serdaroğlu, "Biz sadaka veya seçim yatırımı değil, hakkımız olan hayat pahalılığını istiyoruz. Egoları bırakın, yasaya uyun ve masayı Haziran ayı bitmeden kurun" çağrısıyla sözlerini tamamladı.





