Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz yargılanan polis memurları S.T, F.T. ve M.S, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi üzerinden katıldı, Tahir Elçi'nin eşi CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi ve avukatlar da salonda hazır bulundu.

Julian Assange'in ülkesi Avustralya'ya gitmesine izin verildi Julian Assange'in ülkesi Avustralya'ya gitmesine izin verildi

Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, "Sanıklar S.T, F.T. ve M.S'nin maktule yönelik olarak atılı 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında, amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden birisi olan 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/2. maddesi ile garanti altına alınan masumiyet karinesi uyarınca, müsnet suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2. (e) maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." ifadelerini kullandı.

Elçi ailesinin avukatları, mütalaaya katılmadıklarını belirterek, sanıkların cezalandırılmasını talep etti.

Sanık polisler ise beraat talebinde bulundu.

Tahir Elçi İnsan Hakları Vakfı Başkanı ve Elçi ailesinin avukatı Mahsum Batı, mütalaaya katılmadıkları için mahkemenin vereceği kararı protesto edeceklerini belirterek, duruşmayı takip eden avukatlarla salondan çıktı.

Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar S.T, F.T. ve M.S'nin "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçundan beraatine karar verdi.

Duruşmayı, farklı bölgelerden ve yurt dışından gelen baro başkanları ve avukatlar, CHP'li ve DEM Parti'li bazı milletvekilleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve basın mensupları takip etti.

- Tahir Elçi'nin hayatını kaybettiği Dört Ayaklı Minare önünde açıklama

Duruşmaya katılan aralarında Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve Türkan Elçi'nin de yer aldığı grup, Diyarbakır Adliyesi önünden terör saldırısının gerçekleştirildiği Dört Ayaklı Minare'nin bulunduğu Yenikapı Sokağı'na kadar yürüdü.

Burada gazetecilere açıklama yapan Erinç Sağkan, Tahir Elçi'nin bu kentin tarihi ve kültürel dokusu yıpranmasın diye bir açıklama yaparken katledildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Hayatını insan hakları mücadelesine, cezasızlıkla mücadeleye adayan bir hukuk insanının, kendi yaşadığı bu ağır saldırı, bu katliam cezasız kalmasın diye uğraş verdik ancak gerek soruşturma sürecinde yürütülen savcılık pratiği gerekse kovuşturma sürecinde avukatların katılan vekillerinin soruşturmanın ve kovuşturmanın genişletilmesine dönük tüm taleplerine rağmen bu kadar ciddi ve kritik bir dava dosyasında bu delillerin toplanmaması, peşinden de 'her türlü araştırmayı yaptık ama şüpheden sanık yararlanır, masumiyet karinesidir' deyip beraat kararı verilmesi en hafif tabiriyle insanın aklıyla alay geçmektir. Buna müsaade etmeyeceğiz. 'Bu yargılamaya meşruiyet kazandırmayacağız' demiştik ancak biz hukuk sisteminin içerisinde elbette ki bu olayın aydınlanacağına inanıyoruz. Bunun için sonuna kadar hukuki mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz."

Elçi ailesinin avukatı Mahsum Batı, "Failler cezasız bırakılmıştır. Failleri tanıyoruz, biliyoruz, hak ettikleri cezaya çarptırılıncaya kadar bu mücadelemizden geri durmayacağız." ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren de karara ilişkin, "İstinafa, Yargıtay'a, Anayasa Mahkemesi'ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dosyayı taşıyacağız." dedi.

- Firari terörist Uğur Yakışır'ın dosyası ayrılmıştı

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015'te Diyarbakır Barosunca, terör saldırılarında zarar gören tarihi Dört Ayaklı Minare'ye dikkati çekmek amacıyla basın açıklaması yapılmış, açıklamanın ardından teröristlerin saldırısı sonucu polis memurları Ahmet Çiftaslan ve Cengiz Erdur şehit olmuş, çıkan çatışmada dönemin Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi hayatını kaybetmişti.

Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede, saldırının ardından kaçan terör örgütü PKK mensubu Mahsum Gürkan'ın bölgede gerçekleştirilen operasyonda etkisiz hale getirildiği belirtilerek, hakkında yakalama kararı çıkarılan terörist Uğur Yakışır'ın "devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak", 2 polis memurunu "kasten öldürmek" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ile Tahir Elçi'yi "olası kastla öldürmek"ten 20 yıldan 25 yıla, polis memuru S.T'yi "öldürmeye teşebbüs"ten 20 yıla, "mala zarar vermek" ve "ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma"dan da 1 yıl 4 aydan 5 yıla kadar hapsi isteniyor.

Mahkeme heyetince, hakkında yakalama kararı çıkarılan terörist Uğur Yakışır'ın dosyasının ayrılmasına karar verilmişti.

Editör: Kıbrısın Sesi