EMİROĞULLARI: ENERJİDE İNSAN HAYATI EKONOMİK HESAPLARA KURBAN EDİLEMEZTDP Örgütlenme Sekreteri Mustafa Emiroğulları, KIB-TEK’te iş güvenliği ve terfi uygulamalarına karşı EL-SEN’in başlattığı haklı eylemlerin yanı sıra AKSA’nın Boğaz’daki santraline ilişkin iddiaları da enerji politikaları tartışmasının gündemine taşıdı. Santralde filtrelerin çalıştırılmadığını ve bunun karşılığında aylık 50 bin dolar ceza ödendiğini ileri süren Emiroğulları, “50 bin dolar insanların hayatının değeri mi?” diye sordu. TDP’nin İyi Gelecek Vizyonu Belgesi’nde enerji sorunlarına yönelik somut çözüm önerileri bulunduğunu belirten Emiroğulları, enerji politikalarında insan sağlığının, çalışan güvenliğinin ve kamu yararının öncelikli olması gerektiğini vurguladı.
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Örgütlenme Sekreteri Mustafa Emiroğulları, Kuzey Kıbrıs TV’de Ahmet Kaptan’ın hazırlayıp sunduğu programda enerji politikalarından çevre ve halk sağlığına, vergi adaletsizliğinden nüfus planlamasına ve genel sağlık sigortasına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Ülkedeki sorunların birbirinden bağımsız ele alınamayacağını vurgulayan Emiroğulları, enerji üretiminden sağlık hizmetlerine kadar kamusal politikaların merkezine insanın konulması gerektiğini belirtti.
TDP’nin yalnızca mevcut uygulamaları eleştiren bir siyasi parti olmadığını ifade eden Emiroğulları, İyi Gelecek Vizyonu Belgesi ile ülkenin temel sorunlarına yönelik somut, uygulanabilir ve uzun vadeli çözüm önerileri ortaya koyduklarını söyledi. Emiroğulları, TDP’nin hedefinin günübirlik politikalar yerine planlı, sürdürülebilir ve toplum yararını esas alan bir yönetim anlayışını hayata geçirmek olduğunu vurguladı.
“50 bin dolar insanların hayatının değeri mi?”
Enerji üretiminde yaşanan sorunların yalnızca elektrik kesintileri veya yüksek faturalar üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Emiroğulları, AKSA’nın Boğaz’daki santraline ilişkin iddialarda bulundu.
Santralde filtrelerin çalıştırılmadığını ve bunun karşılığında aylık 50 bin dolar ceza ödendiğini ileri süren Emiroğulları, söz konusu cezanın elektrik maliyetlerine yansıtıldığını da iddia etti.
“50 bin dolardır insanların hayatının değeri” sözleriyle tepkisini dile getiren Emiroğulları, enerji üretiminde ekonomik hesapların insan sağlığının önüne geçirilmesini eleştirdi.
Bölgede kanser vakalarının arttığını da ileri süren Emiroğulları, santralin faaliyetleri ile çevre ve halk sağlığı arasındaki olası ilişkinin bilimsel olarak araştırılması gerektiğini belirtti. İddiaların açıklığa kavuşturulmasının ve gerekli denetimlerin etkin biçimde yürütülmesinin önemine işaret etti.
KIB-TEK’te yaşanan iş güvenliği sorunları ve EL-SEN’in çalışan hakları için verdiği mücadeleyle birlikte enerji sektöründeki yapısal sorunların da ele alınması gerektiğini vurgulayan Emiroğulları, elektrik üretiminde çalışanların ve halkın sağlığını önceleyen politikaların önemine dikkat çekti.
TDP’nin İyi Gelecek Vizyonu Belgesi’nde enerjiye somut çözümler
Elektrik üretiminde sürdürülebilir bir planlamaya ihtiyaç duyulduğunu belirten Emiroğulları, ülkenin enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla iki termik santral kurulması önerisini gündeme getirdi.
TDP’nin İyi Gelecek Vizyon Belgesi’nde enerji sorunlarına yönelik somut politikalar ortaya koyduklarını ifade eden Emiroğulları, enerji arz güvenliğinin sağlanmasını, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılmasını, üretim maliyetlerinin düşürülmesini ve dışa bağımlılığın azaltılmasını hedeflediklerini belirtti.
Emiroğulları, güneş ve rüzgâr enerjisinden daha fazla yararlanılmasını, hanelerin ve işletmelerin kendi elektriğini üretebilmesinin desteklenmesini ve enerji verimliliğinin artırılmasını öngördüklerini ifade etti. Enerji politikalarının yalnızca üretim ve maliyet üzerinden değil, çalışan güvenliği, çevre sağlığı ve kamu yararı temelinde planlanması gerektiğini vurguladı.
“Vergi yükü dar gelirlinin omuzlarında”
Ekonomik sorunlara da değinen Emiroğulları, hayat pahalılığıyla mücadelenin vergi adaleti sağlanmadan başarıya ulaşamayacağını belirtti.
“Vergi dar gelirli vatandaşlar üstünden dolaylı olarak toplanıyor” diyen Emiroğulları, elektrik faturaları ve temel tüketim harcamaları üzerinden alınan vergilerin özellikle çalışanları ve sabit gelirlileri zorladığını ifade etti.
Vergi yükünün toplumun farklı gelir grupları arasında adil biçimde dağıtılması gerektiğini vurgulayan Emiroğulları, ekonomik politikaların emekçilerin alım gücünü koruyan ve toplumsal refahı gözeten bir anlayışla oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Nüfus politikalarında gerçekçi planlama çağrısı
Ülkenin nüfusuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Emiroğulları, günlük ekmek üretimine ilişkin paylaşılan rakamların ve kendi mesleki gözlemlerinin mevcut nüfus tahminlerini sorgulattığını söyledi.
Günlük 790 bin ekmek üretildiğine ilişkin veriye dikkat çeken Emiroğulları, ülkede bir milyondan fazla insan yaşadığını düşündüğünü ifade etti. Hastalarının yüzde 70’inin yabancı, yüzde 30’unun yerli olduğunu da belirten Emiroğulları, bu gözlemlerin nüfus yapısındaki değişimi ortaya koyduğunu savundu.
Sağlıklı bir nüfus planlaması yapılmadan altyapı, eğitim, sağlık ve diğer kamu hizmetlerinin doğru biçimde planlanamayacağını belirten Emiroğulları, ülkenin gerçek ihtiyaçlarının güvenilir verilerle belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Halkımız umudunu kesmesin, çözümler TDP’de var”
6 Aralık seçimlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Emiroğulları, ülkenin mevcut sorunlarının çözümsüz olmadığını, ancak bunun için siyasi irade ve kararlı bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
TDP’nin İyi Gelecek Vizyonu Belgesi, programı ve kadrolarıyla ülke yönetiminde sorumluluk üstlenmeye hazırlandığını belirten Emiroğulları, çalışanların, emekçilerin, üreticilerin ve toplumun tüm kesimlerinin sorunlarına çözüm üretmeyi hedeflediklerini ifade etti.
“Halkımız umudunu kesmesin, çözümler bizde vardır” mesajını veren Emiroğulları, TDP’nin ülkenin geleceğine yönelik somut politikalarla seçim sürecini sürdürdüğünü vurguladı.
“Sağlık tüccarlığa dönüşmemeli”
Sağlık sistemindeki sorunlara da değinen Emiroğulları, genel sağlık sigortasının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Sağlık hizmetlerine erişimin kişilerin ekonomik gücüne bağlı olmaması gerektiğini belirten Emiroğulları, hasta ile doktor arasındaki maddi ilişkinin sağlık hizmeti almanın önünde engel oluşturmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.
“Parayı kaldırmadığınız sürece yapılan sağlığın bir kısmı tüccarlığa dönüyor” diyen Emiroğulları, genel sağlık sigortası kapsamında kamu ve özel sağlık kuruluşlarının bütünlüklü bir sistem içerisinde değerlendirilmesini önerdi.
Hekimlerin emeklerinin karşılığını aldığı, hastaların ise ekonomik kaygı yaşamadan sağlık hizmetlerinden yararlanabildiği bir düzenin oluşturulması gerektiğini belirten Emiroğulları, sağlık hakkının kamusal güvence altında olması gerektiğini vurguladı.





