2017 tutanakları yeniden gündemde
1974'ten bu yana kayıp olan Paşaköylülerin akıbetine ilişkin yıllardır tartışılan dosya yeniden gündeme geldi. Phileleftheros gazetesinin yayımladığı 17 Kasım 2017 tarihli toplantı tutanaklarına göre, Paşaköylü kayıp yakınları ile Kayıp Şahıslar Komitesi (CMP) üyeleri arasında Ledra Palace'ta yapılan görüşmede, Ekmekçiler (Ornithi) bölgesindeki iki kuyudan çıkarılan kalıntıların 1995 yılında eski Dikmen (Dikomo) çöplüğüne taşındığı yönünde doğrulanmış bilgiler paylaşıldı.
Altı tanığın ifadeleri karşılaştırıldı
Toplantıda, Kıbrıs Türk tarafının yaklaşık iki yıl süren araştırmaların ardından Kayıp Şahıslar Komitesi'ne kapsamlı bir rapor sunduğu aktarıldı. Rapora göre operasyona katıldığı belirtilen altı kişinin birbirinden bağımsız ifadeleri karşılaştırıldı ve büyük ölçüde örtüştüğü sonucuna ulaşıldı.
Kayıp Şahıslar
Komitesi'nin Kıbrıslı Türk üyesi Gülden Plümer Küçük ile araştırmayı yürüten Murat Soysal'ın aktardığı bilgilere göre, bu ifadeler doğrultusunda kalıntıların kamyonlarla eski Dikmen çöplüğünün doğu bölümüne taşındığı değerlendirildi.
Kemiklerin üzerinin atıklarla kapatıldığı öne sürüldü
Toplantı tutanaklarında yer alan tanık anlatımlarına göre, kemiklerle karışık toprağın çöplüğe dökülmesinin ardından yüzeyde kalan insan kemiklerinin üzeri araç lastikleri, kartonlar ve büyük hacimli hurdalarla kapatıldı. Çalışmanın yaklaşık bir hafta sürdüğü ve çöplüğün doğu bölümünün yol güzergâhından uzak olması nedeniyle tercih edildiği iddia edildi.
Kazı planı maliyet nedeniyle ilerlemedi
Toplantıda, eski Dikmen çöplüğünün 2002 yılından itibaren Avrupa Birliği finansmanıyla rehabilite edildiği, üzerinin toprakla kapatılarak ağaçlandırıldığı bilgisi de paylaşıldı.
Kayıp Şahıslar Komitesi'nin rehabilitasyon öncesine ait haritaları ve hafriyat kayıtlarını incelemeyi planladığı ancak olası kazının yaklaşık 10 milyon euroya mal olacağının değerlendirilmesi üzerine çalışmaların ilerlemediği belirtildi.
70 kişilik toplu mezar iddiası
Toplantıda, Ekmekçiler bölgesindeki kuyularda yapılan antropolojik incelemelerde yaklaşık 70 kişiye ait kalıntının tespit edildiği, DNA analizleriyle bunlardan 68'inin kimliğinin belirlendiği, iki kişinin ise hâlâ teşhis edilemediği bilgisi paylaşıldı.
Kayıp yakınları, bölgede bulunan tüm kemik parçalarının yeniden DNA analizinden geçirilmesini talep ederek hem kimliği belirlenemeyen kişilerin tespit edilmesini hem de kuyularda başka kalıntıların bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılmasını istedi.
İddialar bağımsız olarak doğrulanmış değil
Phileleftheros'un yayımladığı haber, 2017 yılında ailelere aktarılan toplantı tutanaklarına dayanıyor. Haberde yer alan bilgiler, Kayıp Şahıslar Komitesi'nin araştırmaları kapsamında ulaşılan tanık ifadeleri ile ailelere yapılan bilgilendirmeleri içeriyor.
Öte yandan, kalıntıların taşındığı yönündeki iddialar bugüne kadar bağımsız bir adli soruşturma veya mahkeme kararıyla kesin olarak doğrulanmış değil. Buna rağmen dosya, 1974 kayıplarına ilişkin en önemli çözülememiş başlıklardan biri olarak önemini koruyor.





