Kıbrıs’ın kuzeyinde özel sektör çalışanlarının büyük bölümünün asgari ücret veya bu seviyeye yakın gelirlerle yaşamını sürdürdüğünü belirten Rahvancıoğlu, bunun yalnızca ekonomik değil, toplumsal ve yapısal bir kriz haline geldiğini söyledi.

20 Temmuz Özel Çekilişi gerçekleştirildi
20 Temmuz Özel Çekilişi gerçekleştirildi
İçeriği Görüntüle

Asgari Ücret Yasası’nın, işçinin eşi ve iki çocuğunun temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir ücreti esas aldığını hatırlatan Rahvancıoğlu, mevcut hesaplamaların ise tek kişi üzerinden yapıldığını ifade etti.

Bugünkü asgari ücretin dört kişilik bir ailenin geçimini sağlamaktan uzak olduğunu kaydetti.

Avrupa ile karşılaştırma yapan Rahvancıoğlu, asgari ücret veya buna yakın gelirle çalışanların oranının Kıbrıs’ın kuzeyinde yüzde 70, Türkiye’de yüzde 48, Bulgaristan’da yüzde 22,5 ve Güney Kıbrıs’ta yüzde 4,5 olduğunu belirterek, sorunun boyutuna dikkat çekti.

"Saatlik ücret sistemi ve güçlü denetim şart"

Rahvancıoğlu, çalışma yaşamındaki sorunların çözümü için saatlik ücret sistemine geçilmesini, işe giriş-çıkışların dijital olarak kayıt altına alınmasını ve Çalışma Bakanlığı tarafından çevrim içi denetlenmesini önerdi.
Fazla mesai, hafta sonu ve resmi tatil çalışmalarının yasaya uygun şekilde ödenmesi halinde çalışanların gelirlerinin önemli ölçüde artacağını belirten Rahvancıoğlu, asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesini ve otomatik güncelleme sistemine bağlanmasını savundu.

Sermaye-siyaset ilişkilerinin denetim mekanizmalarını zayıflattığını öne süren Rahvancıoğlu, etkin vergi politikalarının hem kamu hizmetlerini güçlendireceğini hem de ekonomik yapıyı iyileştireceğini ifade etti.

Çalışma izinleri konusunda ise yeni ön izin ve çalışma izinlerinin durdurulmasını öneren Rahvancıoğlu, mevcut iş gücünün korunmasına öncelik verilmesi gerektiğini belirterek, istihdam politikalarının ucuz iş gücü yerine ülkede yaşayan insanların insanca yaşam koşullarını esas alması gerektiğini söyledi.